19 Mayıs 1919'da  Samsun'da  Ethem Arı

19 Mayıs 1919’da Samsun’da Ethem Arı

“Bir zamanların güçlü Osmanlı İmparatorluğu, Birinci Dünya Savaşı öncesinde, hala bağımsız bir devlet sayılmakla birlikte, güçlü devletlerin yarı sömürgesi olmuştu. Sömürgeleştirmenin en önemli yolları olan borçlanmalar, ayrıcalıklar, bankalar, eşit koşullarda olmayan dış ticaret ve kapitülasyon sistemi; Osmanlı İmparatorluğu topraklarında kendi evlerindeymişçesine efendilik edip, yabancılara kendi yasalarına bağlı olmak hakkı ve çeşitli bağışıklıklar sağlıyordu. Demiryolları, deniz taşınımı, ulaşım araçları, kredi ve banka kuruluşları, sanayi, belediye ve ticaret işletmeleri yabancı sermayenin elindeydi. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Osmanlı İmparatorluğu’na yatırılan sermaye toplam olarak 80 milyon altın liraya ulaşmıştı. Bunun yüzde 25,9’u Fransa’nın yüzde 16,9’u, İngiltere’nin ve yüzde 5,5’i,  Almanya’nın, yüzde 11,7’siyse diğer ülkelerin payına düşmekteydi. Maliye de büyük devletlerin denetimi altında bulunmaktaydı. Fransız-İngiliz sermayesiyle kurulmuş Osmanlı Devlet Bankası, kâğıt para basma tekelini elinde bulunduruyor, gelir-gider işlemlerini denetliyor, ülkenin iç ve dış ticaretini finanse ediyordu. 1914 yılı başlarında Türk devletinin borcu (belediye borçlanmalarını saymazsak) 160 altın milyon liraya ulaşmıştı. Başlıca, alacaklılar Fransa, İngiltere ve Almanya’ydı. Türkiye borçlarının yüzde 62,9’u Fransa’ya; yüzde 22,3’ü İngiltere’ye; yüzde 13’üyse Almanya’yaydı (1)”
 
“O smanlı İmparatorluğu’nun parçalanma süreci, bu savaştan (1. Dünya Savaşı) çok yıllar önce başlamıştı. 1908 yılında Avusturya-Macaristan, Bosna ile Hersek’i kendi sınırlan içine kattı. 1912’de, Trablusgarp Savaşı sonucunda İtalya; Trablusgarp’ı, Bingazi’yi ve Güneybatı Anadolu kıyılarının çok uzağında bulunmayan Onikiada’yı işgal etti. Birinci Balkan Savaşı’nın sona erdiği 1913 yılında, Makedonya, Batı Trakya ve bağımsızlığını ilan eden Arnavutluk, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrıldılar. Suriye, Irak ve Arabistan halklarının bağımsızlık savaşları güçlendi. Osmanlı İmparatorluğunun tümüyle çöküşü, artık sadece bir zaman sorunuydu (2)”
 
“T ürkiye’nin savaş sonundaki (1. Dünya Savaşı) ekonomik durumunu nitelerken, Türkiye askeri tarihi incelemecisi M. Larcher şöyle yazıyor: “Türkiye’nin güçsüz ve yoksul düşmesi son sınırına vardı. İnsan kaynakları, savaşlar ve ayaklanmalarda ve salgın hastalıklarla yok olmuştu. Ambarlar boşalmıştı. Anadolu’da sadece kadınlar, yaşlılar ve 16 yaşından küçük çocuklar kalmıştı. Maddi kaynaklar tüketilmişti (3)”
 
“Ç eşitli donatım, araç ve gereçler ve tüketim malları, cepheye büyük bir gecikmeyle ve çoğu kez kullanılmaz veya bozulmuş durumda ulaşıyordu. Tifo salgını orduyu kasıp kavurmaktaydı. Doktor ve ilaç bulmak olanaksızdı. General Liman von Sanders’in tanıklığıyla: “Ordu şimdi büyük bir yiyecek ve giyecek yoksunluğu çekmektedir ve hemen hemen yalınayaktır. Ordunun giyecek sorunu öyle bir duruma gelmiştir ki, birçok subay üniforma yerine paçavralara sarınmakta ve tabur komutanları çizme yerine çarık giymektedirler (4)”

19 Mayıs 1919'da  Samsun'da  Ethem Arı “16 Aralık 1918 tarihli General Milne’in raporu: “Padişah İngilizlerin Türkiye’nin idaresini mümkün olduğu kadar çabuk ellerine alması için istirhamda bulundu… İç kısımlara İngiliz subaylarının gönderilmesini ve idareye yardımcı olmalarını rica etti. Buna  karşılık Kafkasya’daki Türk askerini, İngilizlerin buyruğuna vermeye, istenmeyen subayları görevlerinden almaya ve birlikleri İngiliz subaylarının komutası altına vermeye hazır (5-43)”
 
 “10 Ocak 1919 Vahidettin’in bir aracı göndererek, Amiral Calthorpe’a, ‘İngiliz taraftan olduğunu ve bütün umudunu İngiltere’ye bağladığını’, ‘İngilizlerin istedikleri her kişinin tutuklanıp cezalandırılmasını sağlamaya hazır olduğunu’ bildirmesi ve ‘İngiliz hükümetinin Halifelik makamında kalması için kendisine yardım edip etmeyeceklerini’ sorması. [Millet can ve ırz derdinde, Vahidettin taht ve makam) (5-47)”
 
“Padişahtan başlayarak İstanbul yöneticilerinin hiçbirinde bağımsızlık fikri bulunmadığına, hiçbirinin milli onuru korumadığına dikkatinizi çekerim. Yenik ve ezik yılların kalıntısı olan bu aşağılık duygusunun belirtilerini sürekli göreceğiz. Şevket Süreyya Aydemir diyor ki: “Atatürk’ün başardığı en güçlü savaş, toplumu aşağılık duygusundan temizlemek ve kurtarmak savaşı olmuştur. Hele aydınları Batı karşısında daima aşağılık duygusu içinde yaşamış bir ülkede,  bu öyle bir çaba ve mücadeledir ki;  Atatürk hiçbir şey yapmasaydı bile, sadece bu başarısıyla gene de bir lider, bir kahraman olurdu (5-67”)

19 Mayıs 1919'da  Samsun'da  Ethem Arı

– Bu koşullar altında, Atatürk’le birlikte Samsun’a çıkanlar: 16-19 Mayıs 1919
Albay Kazım Dirik, Dr.Alb. l.Tali Öngören, Kur.Yb. Arif (Ayıcı), Kur.Bnb. Hüsrev Gerede, Topçu Bşk.Bnb. Kemal Doğan, Dr. Bnb. Refik Saydam, Yzb. Cevat Abbas Güler (yaver), Yzb. Mümtaz Tünay, Yzb. İsmail Hakkı Ede, Yzb. Ali Şevki Öndersev, Yzb. M.Vasfi Süsoy, Üstgm. Hayati, Üstgm. Arif Hikmet Gerçekçi, Üstgm. Abdullah; Teğmen Muzaffer Kılıç (yaver), Şifre Kâtibi Faik Aybars, Şifre Kâtibi Yrd. Memduh Atasev; karargâh mensuplarından ayrı olarak iki. Kolordu Komutanı Albay Refet Bele. (Atatürk’le birlikte 19 kişi)(6) Resmi görevleri Mondros Silah Bırakışması gereği silahlarını teslim etmeyerek İngiliz işgaline direnen askerlerden oluşan Türk çeteleri temizlemek. Mustafa Kemal ve birkaç arkadaşının kafasındaki ise Kurtuluş Savaşını başlatmak.

1)-  V. V. Gottlieb, Birinci Dünya Savoşı’ndo Gizli Diplomosi, s. 29.
2)- A.M. Şamsutdinov/ Mondros’dan Lozan’a Doğan Kitap s.13
3)- A.M. Şamsutdinov/ Mondros’dan Lozan’a Doğan Kitap s.18
4)- Liman von Sanders, Fünf Johre Türkei, s. 307 / V. Gurko Kryajin, Devletler Savaşı ve Türkiye’de Ulusal Kurtuluş Hareketinin Doğuşu; Mustafa Kemal, Nutuk, cilt 1, önsöz, s. 25.
5)- Turgut Özakman / Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, Bilgi Bilgi Yayınevi s.43-47-67
6)- Dr. Fethi Tevetoğlu, ‘Atatürk’le Samsun’a Çıkanlar’, s. 14.
Önemli Not:

‘Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal ve sonrası’ ile ilgili kitapların % 98’inden  fazlası özel çalışma. Bu yazarların kimi Türk, kimi değil; kimi sağcı, kimi solcu; kimi Doğulu, kimi Batılı. Dinleri, sınıfları, konumları, eğitimleri, meslekleri, dünya görüşleri başka başka insanlar ve çok büyük çoğunluğu da resmi tarihi doğruluyor. Yunanlı A.A.Pallis, Kuvayı Milliyeci İbrahim Ethem, tarihçi Bernard Lewis, gazeteci Ö.Sami Coşar, Bulgar gazeteci Paruşev, bilim adamı Seha L.Meray, Eski Kızılordu komutanlarından Büyükelçi S.İ.Aralov, yedeksubay Şevket Soğucalı, Hindli araştırmacı Sinha, gazeteci İlhami Soysal, Tunuslu bilim adamı Abdülvahap Boudhima, bilim adamı Sina Akşin, Fransız Türkolog J.L.Bacque Grammont, öğretmen Baki Öz, Pakistanlı bilim adamı Yakup Mughul, yazar Attilâ İlhan, İngiliz bilim adamı A.J.Toynbee, yazar Peyami Safa, İtalyan Yüzbaşı Baj Makario, araştırmacı Fethi Tevetoğlu, Alman bilim adamı G. Jeschke, Arjantinli yazar Blanco Villalta, Avusturyalı Dagobert von Mikusch, Pakistanlı bilim adamı Hanif Fauk, araştırmacı Zeki Sarıhan, tek bir şablona sığdırılabilir, resmi tarihi doğrulayan tutumları, ‘çıkarcılık ve dalkavukluk’la açıklanabilir mi?

Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi, Bilgi Yayınevi, Önsöz

Ethem Arı

ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Babalar Günü Nurettin Şenol

Babalar Günü Nurettin Şenol

Deneme

3 Yorumlar

  1. ŞEVKET YILMAZTÜRK

    Araştırma-inceleme yazılarında emeğini esirgemeyen Ethem Arı’yı kutluyorum.

    3
  2. Hani hep ” Biz Osmanlı Torunlarıyız ” diyenler vardır ya, kesinlikle kendi tarihlerinden bir haber olan kişilerdir.Balkan savaşı yenilgisinin en önemli unsuru , askeriyeye din sokulmasıdır.Birinci paylaşım savaşından önce dünyada 20 devlet varken,daha sonra bu 50’ye ; ikinci paylaşım savaşından sonra 150’ye çıkmasının , şimdi ise 200 üzerinde olması Emperyalizmin marifetidir. İşte bu yüzden 19 mayıs, emperyalizme atılacak tokadın ilk adımıdır. Tarihe ışık tutan yazınız için kutlarım.

    2
  3. Değerli Ethem Arı tarihimizin bu en önemli olayını,Kurtuluş Savaşımızın başlangıcını ele alan yazınızı dikkatle okudum.Gercek bir araştırma yazısı. Hamasete,rivayete değil belgelere dayanıyor.Emeginize sağlık.

    3

Bir cevap yazın