700 000 Km. Boyundaki Alev Serdar Hakyemezoğlu

700 000 Km. Boyundaki Alev Serdar Hakyemezoğlu

Güneş olmasaydı biz olmazdık. Ya da şöyle söyleyelim; güneş şimdiki gibi olmasaydı ya da olduğundan biraz değişik yapıda olsaydı biz olmazdık.

Güneşin büyüklüğü dünyanın büyüklüğünün yaklaşık 103 katı kadar. Bir örnek verirsek, saate 800 km. hızla giden ve hiç inmeden havada kaldığını varsaydığımız bir uçakla dünyanın çevresini 50 saatte, yani yaklaşık iki günde dolaşabilirdik. Aynı uçak güneş büyüklüğündeki bir kürenin çevresini 5150 saatte, yani 214 günde dolaşabilir.

Güneş sürekli yanan gazlardan oluşuyor. Güneşin üzerinde her an, her saniye milyonlarca atom bombasının aynı anda patlaması kadar büyüklükte patlamalar oluşuyor. İnanılmaz büyüklükteki manyetik fırtınalar oluşuyor. Güneşteki patlamalardan yayılan alev dilleri devasa uzaklıklara kadar ulaşıyor ve bazen aylarca asılı kalıp, bilim adamlarınca gözlemlenebiliyor.

Güneşin yüzey sıcaklığı yaklaşık 6000 derece. Çekirdek sıcaklığı ise 12 milyon derece tahmin ediliyor. Güneş ile dünyanın arasındaki uzaklığı yaklaşık 150 milyon kilometre.  Güneşten çıkan bir ışık, ancak 8 dakika sonra dünyaya ulaşıyor.

Çıplak gözle bakamadığımız ve yazın açık alanda fazla kalırsak hastalandığımız, bizi çarpan güneşin sıcaklığının ancak binde 2’si yeryüzüne ulaşabiliyor. Yani dünyamız güneşe öyle bir konumda yerleşmiş ki; güneşe biraz daha yakın veya biraz daha uzak olsa, üzerinde bizim yaşam formumuzdaki bir yaşam gelişemezdi.

Güneşte zaman zaman meydana gelen patlamaların alev dillerinin çok uzak mesafelere kadar uzandığından söz etmiştik.

Bir kaç örnek verelim.

Güneş patlaması

Bu patlama 6 Aralık 2010 tarihinde meydana geldi. Nasa’nın yakaladığı görüntü, alevden dev bir yılana benzetiliyor. Patlama nedeniyle açığa çıkan alevin 700 bin kilometre boyunca uzandığı açıklanmış.  Bu alev dili diğerleri gibi uzun süre asılı kalmayacakmış.

Güneş Patlaması

Bu patlama ise 6 Kasım 2010 tarihinde meydana geldi. Bu patlamanın alev boyu 600 000 Km. Canlandırmanız için ay ile dünya arasındaki uzaklığınım iki katı uzunluğunda olduğunu söyleyelim.

6 Kasım2010’da meydana gelen bu patlamanın etkileri 12 Kasım’da dünyaya ulaşmış, elektromanyetik haberleşme sistemleri etkilenmiş. Atmosferik şartlarda değişimler meydana getirmişti. Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Astrofizik Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, güneşin 11 yıllık bir döngü boyunca manyetik açıdan çok hareketli olduğunu, bu döngünün ortasında bulunduğumuzu belirterek, altı yıl içinde güneşte çok büyük bir patlama olabileceği ve bu patlamadan dünyanın şimdiye kadar hiç etkilenmediği ölçüde etkilenebileceğini söylüyor. Maya takvimine göre 2012’de dünyanın yerle bir olacağını iddia eden 2012 lobisi de, bu durumdan iddialarına destek payı çıkararak,   yarım kıyamet senaryolarına gök taşı çarpmasının yanında, güneş patlamasını da eklediler.

Güneş patlamalarının sadece elektromanyetik cihazlarda değil, insan sağlığı üzerinde de etkisi olduğu söyleniyor.  Rus bilim adamları da, “gezegenimizin manyetik alanı Güneş’ten bize ulaşacak dalgalarla büyük çalkantı geçireceği için insanların reflekslerinde bozukluklar gözlenebilir. Uykulu hal, acil durumlarda yeterince süratli karar verememe, sinir sistemi bozuklukları ve baş ağrısının yanı sıra kalp hastalarında kriz durumları da ortaya çıkabilir” diyorlar.

Kuzey yarımkürede oluşan kutup ışıkları da güneşteki patlamalar nedeniyle oluşmaktadır.

Kutup Işıkları

Dünya sürekli güneş  rüzgarının etkisi altındadır.  Güneş rüzgarı güneşin en son katmanındaki milyon dereceye ulaşan korona tabakasından her yönde yayılan ve yoğun olmayan sıcak plazmadır. Plazma gaz haline serbest elektronlar ve pozitif iyonlardır. Güneş  rüzgarı genellikle Dünya’ya 400 km/saniye hızında ulaşır. 11 yıl süren güneş lekeleri (güneş üzerindeki patlamalar) boyunca kutup ışıkları artar. Patlamalar döneminde dünyaya ulaşan güneş rüzgârı arttığı için, tamamen manyetik etkileşimden kaynaklanan kutup ışıkları da artar.

Güneş içinde sürekli kütle enerjiye çevrilmektedir. Bu güne kadar 100 dünya kütlesi enerjiye çevrildiği tahmin ediliyor. Güneşimiz 10 milyar yıl daha ana dizi yıldızı olarak yaşamaya devam edecek. Patlayacak kadar güçlü bir yıldız olmadığından süper nova olamayacak:  Bunun yerine başka bir yazıda anlatmaya çalışacağımız kırmızı dev aşamasına geçecek. Çekirdekteki hidrojeni bitirdikçe dış katmanları genişleyecek ve dış kabuk dünyanın bugün bulunduğu konuma kadar büyüyecek. Ancak o sırada dünyada, güneşteki kütle kaybı nedeniyle kütlesel çekim gücü azalacağından, güneşten şimdi olduğundan çok daha uzağa kaçmış olacak. O yüzden güneşin dünyayı yutma olasılığı yok ama 900 milyon yıl sonra dünya aşırı derecede ısınacağından, şimdiki yaşam formunu destekleyemeyecek. Yani dünya yaşanmaz bir yer haline gelecek. Dünyanın bütün okyanusları kaynayacak, atmosferinin büyük kısmı uzaya dağılacak. Bir kaç milyar yıl daha sonra ise dünyada hiç su kalmayacak. Tıpkı şimdi başka gezegenlerde su olmadığı gibi. Ancak bunun için çok fazla üzülmemize gerek yok. Çünkü o zamana kadar, zaten biz kendi kendimizi bir şekilde yok etmiş oluruz.

Güneş daha sonra dış katmanlarından da kurtulacak ve geriye sadece aşırı sıcak çekirdeği kalacak. Milyarlarca yıl içinde de bu çekirdek soğuyacak. Soğumuş ölü bir yapı olarak uzayda var olmaya devam edecek. Burada anlattığımız yıldız döngüsü düşük ve orta kütleli yıldızlar için tipik evrim döngüsü. Biz güneşimiz ise orta kütleli bir güneş sınıfındadır. Bir yıldızın yaşam döngüsünün bir aşamasında patlayarak süper novaya dönüşebilmesi için bizim güneşimizden yaklaşık 1,5  kez daha büyük olması gerekiyor.

Supernova

Süper nova oluşumunda bahsettiğimiz büyüklükteki bir yıldızda iç çekirdekten kaynaklı bir patlama ile kütlenin yüzde 10’u tahrip oluyor ve elementlerden oluşan bir bulut  saniyede 10 000 km. hızla uzaya yayılıyor. Bu element fırtınası aynı zamanda içinde yeni gezegenler oluşturmak için kozmik anlamda hayatı da barındırıyor.

Temmuz 2010’da Rus bilim adamları, yerküreye 500 ışık yılı uzaklıktaki Orion Takımyıldızında yer alan dev Betelgeuse yıldızının şeklinin çok hızlı olarak değiştiğini ve kutuplarından içeri doğru göçmeye başladığını bildirmişler. Dolayısıyla 4,5 milyar yaşındaki Güneş’e karşılık sadece birkaç milyon yaşında ve bizim güneşimizin 1000 katı büyüklüğündeki Betelgeuse  için bu çökme, çok yakında bir süpernova ’ya dönüşme patlamasının bir işareti sayılıyor.  Önümüzdeki bir kaç ay içinde bu patlama gerçekleşebilir. Bu patlamalar sonucu yıldızların parlaklığı aşırı derecede artıyor. Dünyadan da bu parlaklık izlenebiliyor.

Tarihte 1054 yılında Çin ve Arap astronomlar tarafından kayıtlara alınan bir süpernova neticesinde oluşan Yengeç Bulutsusu (Crab Nebula), bize uzaklığının 6000 ışık yılı olmasına rağmen haftalarca Venüs’ten daha parlak görünmüş ve yaklaşık iki yıl boyunca da çıplak gözle izlenecek parlaklığa sahip olmuş.

Bilim insanları bu kez, dünyadan sadece 500 ışık yılı uzaklıkta olan Betelgeuse  patlarsa, bu patlamanın 5-6 hafta süreceğini ve patlama zamanı yayılan ışık nedeniyle gezegenimizin bazı bölgelerinde, insanların “beyaz geceler”le tanışacağını (kutuplar ve yakınlarındaki aydınlık geceler), bazı bölgelerde ise gündüz aydınlığının 2-3 saat uzayacağını söylüyorlar. Ancak, ben uzay ölçeğindeki zamanın bizim bildiğimizden çok farklı olduğundan yola çıkarak, bilim adamlarının küçücük bir yanılgısının bile, bir kaç bin yıla denk geleceğini söyleyebilirim. Yani  şimdiden bir, “beyaz geceler” fantezisine kapılmamıza hiç gerek yok.

Serdar Hakyemezoğlu

Kaynaklar: 

1. Wikipedi

www.euractiv.com

www.haberimport.com

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Lüle Taşı (Eskişehir Taşı)  Ethem Arı

Lüle Taşı (Eskişehir Taşı) Ethem Arı

İnceleme

Bir cevap yazın