Ahmet Arif – Hasretinden Prangalar Eskittim

Şiiri bana sevdiren, “Hasretinden Prangalar Eskittim” kitabı ile şiir yazmaya başlatan insandır Ahmet Arif.

Nazım Hikmet’den önce tanıdım. Hep öncelikli yer aldı benim yüreğimde.

1975/6 yıllarında Emek gazetesinde Atilla İlhan’ı ziyaretinde birkaç kez karşılaşma onurunu yaşadım;

Önce divan sonra da halk şiiri ustalığını kazanmış olan ustam Ahmet Arif’in en temel özelliği Anadolu insanın kültürel zenginliğinden beslenmiş olmasıdır.

Onun ardından Enver Gökçe ve Mehmet Uzun gelmektedir.

Ahmet Arif’in ilk şiir kitabı “Hasretinden Prangalar Eskittim” 1968 yılında yayınlanmıştır. Türkiye’de en çok basılan ve okunan kitaplardan biri olarak tarihe geçmiştir.

Feodal bir düzen içinden çıkıp gelen Ahmet Arif;

Hasretinden Prangalar Eskittim kitabında, feodal yaşamı tümüyle dışlamadan yeniyi kucaklayan, lirik şiirin usta bir kalemi olması toplumsal duyarlılığı; Mezopotamya halklarının mazlum ve çileli yaşamı içinde kavga neferi olarak, siyasal duruşun şiirle buluşmasını perçinlemiştir.

Yoksul bir yaşam içinde ezilmiş bir emekçi olarak, -küsmeden- şiirlerinde Mezopotamya halklarının acı dolu tarihinin kültürel zenginliğini kapitalist düzen karşıtlığında umut ışığı görerek, şiiri direniş ve özgürlük türküsüne dönüştürmüştür.

Hep bir ışık kaynağı gibi, Hasretinden Prangalar Eskittim kitabı elden ele dilden dile, alanlarda, barikatlarda türkü tadında söylenerek günümüze kadar gelmiştir.

İsyan bayrağını şiir içinde burçlara dikmesi, sevgiliye yanık yalvarmalar, öfkeyle karışık, kabarmış bir yürekle aşkı yüceltmeler lirik şiir ustasını günümüze taşımıştır tek kitabı olan,Hasretin Prangalar Eskittim… Onurlu ve yoksul bir yaşam içinde, kırılgan ve zarif bir yüreğin erdemli duruşuyla saf ve temiz aşkın şiirsel yaratıcısı, mütevazı emekçisi olmuştur.

Ahmet Arif usta, “Adiloş Bebe” şiirinde olduğu gibi, Kürt halkının yaşamının gerçeğini dile getirerek, boyun eğmeden dizelerine taşımış; şiirlerinde düşlediği düşüncelerinin bildik aşk insanı güzelliğini, bu günlere taşımış, duygu selinde imgelere dönüşmesini en iyi yapan, özgün bir şair olarak tarihe geçmiştir.

İkinci kitabındaki şiirleri; ölümünden çok sonra oğlu tarafından, “Yurdum Benim Şahdamarım” adıyla basılmıştır.

Toprağında kızıl gelincikler filizlensin.

Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

ATİLLA YÜCEAK

ATİLLA YÜCEAK
ATİLLA YÜCEAK son yazıları (Hepsini Gör)
0

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Cafer Yıldız – Bir ömür Sevgilim Necla – Yazı: Fatmanur Caner

Yazar: Fatmanur Caner

4 Yorumlar

  1. Hayrullah cırık

    Çok sevdiğim kitaplardan biridir. Her nedense aynı eksende düş elegi üzerinde kalanlar ortak paydası oldu bu kitaplar.

    0
  2. Avatar

    Yüreğinize yüreğimize damıttiginiz bu güzel kaleminizle var olun değerli hocam.
    Evet Ahmet Arif benim de çocukluğumda kahramanımdı.
    Dahası bana da şiiri sevdiren Ahmet Arif’tir.
    Henüz orta okul çağında iken,
    Hırsla Çakarım Kibriti adlı şiirini okumuştum evimizdeki kasete.
    O zaman televizyon ve teknoloji yokken bile evlerimize misafir olan bu usta çınarı saygıyla anıyor, anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

    0
  3. Sibel Karagöz
    Sibel Karagöz

    Emeğinize sağlık hocam , ben Ahmet Arif’in tek kitabı olduğunu biliyorum o da bende var ikinci kitabını bilmiyordum sayenizde öğrendim, bulursam da alacağım. Enver Gökçe ‘de beni çok yaralayan ve tek yoksulluk belgesi olan şairdir ki ben hala içerlerim bu duruma Mehmet Uzun’a gelince pek çok kitabı var şu an okuduğum “Aşk gibi aydınlık ölüm gibi karanlık ” müthiş bir yazın hayran kalmamak mümkün değil İnsan acıya da hayran kalır mı, kalınıyormuş o kadar etkili bir anlatımı var ki ve yaşamı göz önüne alınınca insanın içi cız ediyor.

    0
  4. Şerif Kaya

    Yüreğinize sağlık, günümüzün Ahmet Arif’i dostum . Ahmet Arif’i bu kadar güzel ancak siz anlatırdınız bize; teşekkürler.

    0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir