Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya

 

Bugün, yeni bir yolculuğun bileti elimde seyahate çıkıyorum. Bu ütopik bir yolculuk olacak. Peki nereye biliyor musunuz? Cesur Yeni Dünya’ya. Yeni Dünya dediğime bakmayın biz bayağı eski bir döneme gideceğiz. İngiltere 1932…Aldous Huxley yazarımız, 1894’te İngiltere’de elit bir ailede doğmuştur. Aile, bilim sanat ve edebiyatla ilgili entelektüel bir çevreden

dir. Yazar Darvin savunucusu Thomas Henry Huxley’in torunudur. Babası; Leonard Huxley Cornhill dergisinin sahibi. Yazarımız, geçirdiği rahatsızlık sonucu bir yıl kör kalır. Annesi ölür, kardeşi intihar eder. Bu dönemde iç dünyasını keşfeder. Hayatı boyunca şiir ve diğer kitaplarında kapitalizmi sorgulayan yazılar yazar.

Romanları ve eserlerinden örnekler :Fahrenheit 451, En Güzel Aşk Hikayeleri, Ada, CromeYellow, Music at Night, Brave New World, Eyeless in gaza, Psychedelics Vintage Minis, Algı Kapıları Cennet Cehennem, Ses Sese Karşı, Ape and Essence, Point ConterPoint (Vintage Classics) vb…Pek çok eseri bulunmaktadır. Aldous Huxley 22 Kasım 1963yılında Hollywood’a yaşamını yitirir.

Düşünün!…Birinci dünya savaşı bitmiş, ikinci dünya savaşı öncesi bir dönem. Üç büyük imparatorluk (Osmanlı İmp. Çarlık Rusya, Avusturya-Macaristan) yıkılmış, güç dengeleri İngiltere ve ABD eksenine kaymıştır. Ekonomik kriz devam etmekte. Yokluk, kıtlık, ölümler, acılar, mutsuz insanlar, işsizlik ve gelecek kaygısı içinde yaşam.

Tam da bu nokta da Henry Ford otomobil fabrikasında taşıyıcı üretim bantları kurulur. Böylece endüstride bir devrim yapılır. Bu aynı zaman da insanları doğadan uzaklaştırıp tüketmenin, tarihi, dini, geleneği, aileyi, san

atı, edebiyatı, kültürü yok etmenin temellerinin atıldığı dönemdir. Distopya…

Şimdi ütopyayı dolaşmaya başlayalım. Distopyadaki yaşamın, tam tersi Cesur Yeni Dünyada ki yaşamlar. Şöyle ki, herkes mutlu ,herkes herkes için bakışı hakim. Bu dünya da SOMA adı verilen ilaçla, insanların daima mutlu olduğu bir yaşam sürülür. Bebeklerin şişelerde tek tip, düşünmeyen, sorgulamayan, üzülmeyen bireyler olarak, farklı gruplarda (alfa, beta, epsilon) üretildiği, mutluluk ve tatminin ön planda olduğu bir yaşam görüyoruz. Sanat ve edebiyatın olmadığı, herkesin sistemden memnun olduğu bir dünya. Şartlandırılmış insan gruplarından  oluşur. O yıllardan bu günlere, yarınlara gönderilen birer işaret fişeği…

Farklı düşüneni sistemin erittiği, insanı insan yapan erdemlerin yok edildiği, teknolojik gelişmelerle, bilimin birleşmesi sonucu insanlığı bekleyen tehlikeli durumların mevcudiyetini görüyoruz. Üreten aynı zamanda tüketen sistem; sorgulamadan, düşünmeden, karşı çıkmadan, verilen komutları yapan bireyler… SOMA hapları ile uyuşturulan insanlar…

O dönemden bakıldığında nasıl bir öngörü?- Haxley bu günlere atıfta bulunmuştur.-demeden geçemeyeceğim. Kitaba ironi yapılarak Güzel Yeni Dünya ismi de konulmuştur. Döneme göre oldukça cesur, ama güzel mi? Yorumu siz değerli okuyuculara bırakalım…

Sevgilerimle.

 

MELAHAT ATLAMAZ
MELAHAT ATLAMAZ son yazıları (Hepsini Gör)
0

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Cafer Yıldız – Bir ömür Sevgilim Necla – Yazı: Fatmanur Caner

Yazar: Fatmanur Caner

Bir yorum var

  1. Sibel Karagöz
    Sibel Karagöz

    Bu kitabı aldım ama bir türlü okuma fırsatım olmadı. İncelemenizi okuduktan sonra elimdekiler bittiğinde okuyacağım. Bir de izlediğim adını hatırlamadığım film geldi aklıma acaba kitap sinemaya uyarlanmış mıydı?
    kutluyorum yazınız için…

    0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir