Alt Benlik, Benlik, Üst Benlik Ethem Arı

Benlik (Ego), bizi hayatta tutan temel bellek (zihin) katmanıdır. Belleğin üç katmanı vardır, alt benlik (İd), benlik (Ego) ve üst benlik (Süper ego). Alt benlik en ilkel içgüdülerle hareket eder; cinsellik, açlık, barınma (ısınma), korunma gibi.. Benlik ise bu en ilkel içgüdüleri daha entelektüel (aydıncıl) bir bellekle yerine getirmenin yollarını arar. Örneğin kişi cinsellik deneyimi istediğinde alt benlik kimseyi umursamaksızın bunu yaşamak ister, benlik alt benliği dizginler ve uygun ortamı arar. Üst benlik ise bu deneyimin toplumun öğrettiği ahlak ve gelenekler çerçevesinde yaşamayı sağlar. Süper ego yani üst benlik, anne baba çevre ve toplumdan öğrenilen üst erdemleri, ahlak kurallarını içerir. Örneğin parasızlık anında benlik yaşamını sürdürmek için parayı çalma yoluna dahi gidebilir. Çünkü, benlik için önemli olan o paranın kazanılmasıdır. Lakin üst benlik ahlaki olarak bunun “yanlış” olduğunu bildiği için benliği dizginler ve temiz yoldan para kazanır.

Alt Benlik,  Benlik,  Üst Benlik  Ethem Arı

Alt benlik (İD): Ruhsal aygıtımızın en eski, en ilkel parçası olduğu kabul edilmektedir. İçgüdülerimizi ile doğuştan varolan her şeyimizi içermektedir. İşlemleme biçimi tamamen gerçeklik ve mantıkla uyuşumsuzdur. Yani bilinçdışı kuralları (kuralsızlık) işlemektedir. Bu durumda buradaki duygu ve düşünceler zaman, yer, dış dünyaya uyum kavramı tanımazlar. Asıl olan dürtülerin tatmine ulaşmasıdır (haz ilkesi). Alt benlik bu dürtülerinin tatmin edilmesinde (boşaltılması) benliği kullanmaktadır, benliğe baskı yapmaktadır.

Benlik (EGO) : Çocuk büyüdükçe dış dünyanın gerçeklikleri hazza ulaşmada bazı kuralların olduğunu öğretir. Bu durumda alt benliğin bir bölümü özel bir evrimleşme göstererek benliği oluşturur. Benliğin asıl görevi düzenlemedir. Bu nedenle “düzenleyici dizge” adını da bazıları uygun görmektedir. Benlik insanoğlunun dış dünya ile uyum içerisinde yaşamasını sağlayan zihinsel işlevler bütünüdür. Yani gerçeklik kuralı benlikte hakimdir. (gerçeklik ilkesi)

Alt Benlik,  Benlik,  Üst Benlik  Ethem Arı

Benlik dış dünyanın gerçekleri ile iç dünyanın haz arayışı arasında dengeyi sağlayan araçtır. Bu dengenin sağlanması için benlik bazı yetilerle donanmıştır. Dürtülerin farkına varılması, algılanması (açlık, cinsellik). Dış dünyadaki koşulların farkına varılması (yiyecek nerede, nasıl ulaşılır). Dürtülerin üst benliğin baskısıyla koşullara uyacak niteliğe getirilmesi (ekmek almak için para verilir, çalınmaz) İstemli ve uyumcul davranışın eyleme geçirilmesi. Benliğin temel işlevi anlaşılacağı üzere dış dünyaya uyumdur. Burada anlaşılması gereken nokta da benliğin “gerçeklik” ilkesiyle çalıştığı, ama alt benliğin haz ilkesiyle çalıştığıdır. Benlik bu dengeyi sağlarken “savunma mekanizmaları” adı verilen bazı yöntemleri kullanır.

Üstbenlik (Süper ego): Zaman içerisinde benliğin bir parçası toplumsallaşma ve değerlerle ilgili olarak evrimleşir. Bu evrimin sonucunda gelişen parçaya üst benlik (süper ego) adı verilir. Çocuk doğduğunda ayıp, yasak, günah, başkalarının hakkı, saygı gibi kavramlara sahip değildir. Haz ilkesi yaşamını yönlendirir. Ancak biraz büyüyüp haz ilkesini devam ettirince anne ve baba tarafından sosyal olarak uygunsuz davranışlar gösterdiğinde cezalandırılır. Çocuk artık bir yaramazlık yaptığında anne-babasının davranışını duyup-görüp cezalandırılacağını düşünerek davranışından çekinir. Çocuk biraz daha büyünce anne-baba yanında olmasa bile otomatik olarak uygunsuz davranışı yapmaktan vazgeçer. Çünkü anne-baba artık onun dışında birileri değildir. Artık anne-baba içselleştirilerek çocuğun belleğinin bir parçası olmuştur. Nereye giderse gitsin anne-baba belleğinin içerisinde onunla gelecektir. Yargılayıcı dizge dediğimiz üst benliğin insan yaşantısındaki belirtisi “suçluluk duygusu”dur. Çocukluk döneminde gördüğümüz korku ve utanç duyguları ise üst benlik gelişiminin belirtilerindendir. Üst benlik bilinçdışı ve bilinç süreçleri beraberce barındırır. Vicdan, üst benliğin bilinçli kısmında yer alır. Üst benliğin (frenleyici, yasaklayıcı), alt benliğin (haz ilkesi) baskıları altında benlik uygun çözüm yolları arar.

Sigmund Freud’a ait olduğunu sandığım bu soyut saptamalarla günümüz Türk toplumuna bakarsak ne görürürüz? Hırsızlık, yolsuzluk, yalan, iftira, taciz, tecavüz, kendi suçunu başkalarına atma, çalıntı sorularla sınav kazanma, işe yerleşme gibi bir yığın ilkel dürtülere dayalı alt benlik davranışını nasıl açıklamalıyız? Sevgiye dayalı akılcı eğitim yerine korkuya dayalı dinsel eğitimle mi, toplum dindarlaştıkça, özellikle de son 16 yılda toplumda yanlış olarak yaratılmış olan “dindar dürüst olur” algısı mı? Yoksa don lastiği gibi her yere çekilebilen, her duruma uydurulan dinsel kurallar mı? Bu soruya mutlaka bir yanıt bulup, içimizi kemiren alt benlik ilkelliğini aşmamız gerekiyor. Zira tarih boyunca güçlüler zayıfları yok etmiş, her ağacın kurdu kendinden olmuştur.

Ethem Arı

ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)
2

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kadına Yönelik Bit(iril)meyen Şiddet... Müge Kantar Davran

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Anı

Bir cevap yazın