Batan Tek Gemi Struma Değildi Serdar Hakyemezoğlu

Batan Tek Gemi Struma Değildi Serdar Hakyemezoğlu

İstanbul limanında uzun süre bekletilen ve İngilizler izin vermediği için uzun süre limanda bekletilen daha sonra motoru  çalışmadığından mavnalarla  Karadeniz’e çekilen, orada Sovyet denizaltısı tarafından torpillenerek batırılan ve 768 çaresiz insana mezar olan STRUMA gemisini artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Hakkında kitaplar yazıldı, filmler çekildi.

Ama o dönemde batan tek gemi değildir Struma. Aynı dönemde umuda yolculuğa çıkan iki gemi daha batmıştır. Biri SALVADOR, diğeri MEFKURE. Salvador gemisinde 240, Mefkure gemisinde ise 372 kişi hayatını  yitirdi.

İkinci Dünya Savaşı’na girmemek için tüm gücüyle direnen Türkiye, Almanya ile İngiltere arasında sıkışmış, bir yandan İngilizlerin koyduğu kotalar yüzünden gemileri Filistin’e doğru yola çıkaramıyor, öte yandan Almanya’nın baskılarına göğüs gerip topraklarına da alamıyordu. Yaklaşan savaş tehlikesi, Almanların sınırlarımızın hemen yakınına kadar gelmiş olmaları, zamanında İspanya’dan kaçan Yahudilere kucak açtığımızda olduğu gibi, hamilik meziyetimizi yok etmişti. Ayrıca hükümet ve halk içinde de,  gerek geleneksel dostluk bağlarının ve faşistlerin zamanın modası olan nasyonalizm fikrinden etkilenme nedeniyle çok sayıda Yahudi düşmanlığı taraftarı da vardı.

SALVADOR

Uruguay bandralı Salvador gemisi, 3 Aralık 1942 yılında Bulgaristan’ın Varna limanından hareket etmişti.  Gemi beş metre genişliğinde eski bir nehir gemisiydi. 150 kişi kapasiteli gemi yolculuk yapılamayacak kadar perişan haldeydi. Ama Nazi zulmünden kaçmaya çalışan 350 kadar Yahudi tekneyi umarsızca doldurmuştu. Yolcuları Polonya ve Romanya’dan kaçabilenlerle, Bulgaristan’da yaşayan Yahudiler oluşturuyordu.

Gemi çok zor koşullarda İstanbul’a ulaşabildi. İstanbul limanında kalan gemi Türk yetkililerince limanı terk etmeleri konusunda uyarıldı. Ancak buna rağmen tekne hava koşullarının yolculuğa uygun hale gelmesi için altı gün boyunca limanda bekledi. 12 Aralık’ta akşamüzeri kılavuz kaptan Mustafa Eden ve sıhhiye memuru Muhittin Çalım eşliğinde limandan ayrıldı. Aynı gece Silivri açıklarında patlayan fırtınada, önce karaya oturdu, sonra battı. Çok sayıda yolcu ambarlarda sıkıştığından boğuldu. Çoğu yolcu ve çocuklar yüzme bile bilmiyordu. Karaya çıkarak kurtulabilen çok sayıda yolcu da donarak öldü.

Silivrililer sabaha kadar kamyonlarla Silivri’ye ceset taşıdılar. Silivri halkı sağ kalan yolculara yardım etmeye çalıştı. Resmi rakamlara göre sağlık memuru Muhittin Çalım’da içlerinde olmak üzere 250 kişi ölü ya da kayıptı. Kazadan sadece 122 yolcu kurtulabildi. Ölenler Silivri’de toprağa verildi. Sağ kalanlar İstanbul’a gönderildi.

Jandarma eşya yağmacısı ve ölü soyucu bazı hırsızları da yakalayarak adliyeye sevk etti.

1960’lı yıllarda İsrail Silivri’deki mezarlarını İsrail’e taşımıştır.

MEFKURE

Mefkure gemisi 383 yolcuyla, Köstence Limanı’ndan kendisi gibi Türk bandıralı Bülbül ve Morina gemileriyle birlikte 3 Ağustos 1944’de ayrıldı. Romanya’dan İstanbul’a giden ve soykırımdan kaçan Yahudileri taşıyan, Türkiye ve Kızılhaç bandıralı motorlu bir ıskuna idi. 383 kişi taşıyordu. Almanlar bu üç geminin de limandan ayrılmasına ve mayınlı bölgeden güvenle geçmesine izin verdiler. Bu üç geminin de Filistin’e gitmek için İngilizler tarafından verilen izinleri vardı. Diğer iki gemi sağ salim İstanbul’a geldi ve daha sonra Filistin’e doğru yola devam edebildiler.

Mefkure gemisinin yolu gece yarısı bilinmeyen bir tekne tarafından kesildi ve bilinmeyen gemiden gelen ışıklarla aydınlatıldı. Gemiden kendilerini tanıtmaları istendi ama Mefkure kendisini tanıtamadı.  Bülbül gemisi de durdurulmuştu fakat gemi kendini tanıtınca yola devam etmesine izin verildi. Bülbül ve Morina gemilerindeki yolcular Türkiye‘ye sağ vardı ve Filistin‘e devam ettiler.

Mefkure ise torpillendi ve makineli tüfeklerle tarandı. Gemide 345 kişinin öldüğü sanılıyor. Çok sonraları geminin Sovyet denizaltısı SC215 tarafından torpillendiği ortaya çıktı.

PARİTA GEMİSİ

1939 yılında yaşanan Parita gemisi rezaleti de anımsamak istemeyeceğimiz yüz kızartan anılarımızdan biridir. Parita gemisi 800 yolcu taşıyordu. Yolcuları Almanya, Çekoslovakya ve Polonya’dan kaçabilen Yahudilerden oluşuyordu. Gemi Ağustos 1939’da ikmal amacıyla İzmir limanına yanaşmak istedi. Ancak izin verilmedi.  Su ve temel ihtiyaç maddelerinden yoksun olarak İzmir açıklarında bir hafta süreyle bekletildi. Karaya çıkış izni verilmediği gibi gemiye ikmal de yapılmadı. Sonunda yetkililerin baskılarına dayanamayarak yola çıkmak zorunda bırakıldı.

Almanya’dan esen faşist rüzgârlardan fazlasıyla etkilenen dönemin gazetelerinde ve Karikatür, Akbaba gibi dergilerinde Yahudileri aşağılayan haberler ve alaycı karikatürler yayınlanıyordu. Geminin ayrılmasından sonra Ulus gazetesi “Serseri Yahudiler Nihayet Gittiler” diye başlık attı.

Parita çok güç koşullarda da olsa Filistin’e varabildi. İngilizler Tel Aviv önlerinde demirleyen gemideki yolcuların karaya çıkmasına yine izin vermediler. Bunun üzerine kaptan gemiyi karaya oturttu. Bazı yolcular karaya çıkıp kalabalığa karışabildilerse de, kalan yolcular İngilizler tarafından gözaltına alındılar.

Kaynaklar:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Mefkure

Salvador ve Mefkure gemilerinin hazin hikayesi – Hürriyet Gazetesi 25.10.2000

https://www.salom.com.tr/koseyazisi-113705-struma_mefkure_salvador_parita.html

 

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Lüle Taşı (Eskişehir Taşı)  Ethem Arı

Lüle Taşı (Eskişehir Taşı) Ethem Arı

İnceleme

Bir cevap yazın