Bir Tutkudur Kitap Hatice Altunay

Hatice Altunay ve Esmeri Alev Ekebaş- Mutlu bir karşılaşma-                

   Ortaca’nın verimli topraklarında doğmuş, büyümüş, mücadele etmiş okumuş, öğretmen olmuş bir yazar olarak sizlerin karşısında müthiş heyecanlı ve coşku doluyum. Böylesi anlamlı bir konu olan okuma alışkanlığı konusu da beni ziyadesiyle mutlu etti.

     Beni bugünlere getiren ilkokuldan başlamak üzere tüm öğretmenlerime teşekkür borçluyum. Öncelikle kırtasiyesindeki tüm kitaplarını bana emanet eden İngilizce öğretmenim Eyüp YILDIRIM’a sonsuz teşekkür ediyorum. Ona iki kitabımı armağan edişim de gurur verici bir andı hiç unutamam.

    Okuma alışkanlığım ilkin okul dergilerimizin arkasındaki çizimli Rapunzel adlı öykü serilerini heyecanla okuyuşum ile başlamıştı. Okul hayatımda kitaplık koluna seçilmem ile sınıf kitaplığından sorumlu olmuştum. Arkadaşlarım bir kitap okurken, ben iki, üç kitap okuyordum. Sınıfımdaki tüm kitapları okumuştum. Kitaplar beni gizli hazinesine çekiyordu. Okulumuzun kütüphanesine abone olmuştum. Yabancı yazarlarla orada tanıştım. Dünyaya bakışım değişiyordu böylesi kitaplarla; bazıları ağır geliyordu yine de anladığım kadar oluyordu okuduklarım. Öğle aralarını da kitap okuyarak geçiriyordum.

      Nasıl ki karnımız acıkınca yeme ihtiyacı hissediyoruz. Okumak da beynimizin biricik besini, ufkumuz onunla açılıyor. Kendimizi en güzel anlatıyoruz, özgüvenli bakıyoruz hayata.

     Okuma alışkanlığım ileri gitmişti evde geceleri gaz lambasının ışığında da deviriyordum çok sayfalı romanları. Lise yıllarında Türkçe ya da Edebiyat öğretmeni olmaya karar verdim. Elime geçen Milas yerel gazetesinin adresine epey şiir göndermiştim. Yıllar sonra Marmaris’te Çağdaş Marmaris gazetesinde yeniden yazma işini sürdürdüm.

Lise yıllarımda yazılarım, şiirlerim daha bir etkili olmuştu. Çeşitli yarışmalarda ödül alıyordum. O zamanlar en büyük ödül kitap armağanlarıydı.

       Hayallerimin kıvılcımını yakalamıştım, üniversiteye Edebiyat öğretmeni olarak gitmiştim. Orada kendimi daha çok geliştirdim hem okuyor hem de yazılarımı kültür sanat dergilerine gönderiyordum. Yazı yazmanın güzelliğini yaşıyordum. Kimsenin beni anlamadığını düşündüğüm anlarda yazı yazmak beni kurtarıyordu.

       Öğretmen olmuştum. İlk öğretmenliğimin meyvelerini de ücretli Türkçe derslerine girdiğim 6 ,7,8 sınıflarda yaşamıştım. Bazı öğrencilerimle o güzel günleri anıyoruz. Ortaca Gazetesinde mülakatlarım, köşe yazılarım olmuştu. Bilinçlendirmek, farkında olmak adına güzel etkiler bırakmıştım

        Sevgili gençler, yıllar sonra otuz yıllık öğretmen olarak, bir yazar ve şair olarak bugün karşınızdayım. Memleketimin gençleri olarak sizlerin pırıl pırıl belleklerinize dokunmak isteyişim de bundandır.

          Gençler, beden eğitimi vücudumuzu şekillendirirken, okumak da beynimizi kıvrak zekâ kıvrımlarıyla donatır. Okumak bir insanı doldurur, insanlarla etkili konuşmaya olanak sağlar, yazmak ise olgunlaştırır. Hayatta hiç solmayacak biricik nesne kitaptır. Sevgiyle ve daima kitapla kalın 

HATİCE ALTUNAY                 

                                                                  

 

HATİCE ALTUNAY
HATİCE ALTUNAY son yazıları (Hepsini Gör)
2

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Çocukluk Çağımız Daha Güzeldi Sadi Geyik

Anı

Bir cevap yazın