Çöplük Hayat  Hatice Altunay

Çöplük Hayat Hatice Altunay

       Çöplükleri iyi bilen biriydi. Kentin çöplüğünden neler neler çıkmazdı ki…

Gül Sokağının çöplüklerinde Sokak hayvanlarına ganimet gibi yiyecekler bulunuyordu. Esmer, kuruca bir kadıncağız. Çöp tenekesine atılan bayat ekmekler, azıcık sararmış yeşillileri teliz çuvalına dolduruyordu.

    Bir gün akşamüzeri karşılaştım çöplüğü karıştırıyordu çengelli demir bir çubuk ile. Çekinerek kenara çekildi, yüzünü yere indirdi. Sormaya önce çekindim fakat merakıma yenilip sordum.

“Neler arıyorsunuz çöpte?”

Utandı, sıkıldı biraz.

“Ekmek gibi şeyler işte!”

İçim cız etmişti ekmek deyince.

“Adın ne canım senin.”

“Feride”

“Çok güzel bir adınız Var. Ünlü bir roman kahramanı.”

“Bir şey mi dediniz abla?”

Anlatamazdım. Vazgeçtim.

“Hiç boş ver beni sen. Nerede oturuyorsunuz.”

Camiavlu’da dağın dibine yakın bahçeli bir evin alt katında oturuyorum. Bu sokakta daha çok ekmek oluyor. Memur kesimi yaşıyor. Ekmekleri bayatlayınca yemiyorlar.”

Soluğunu bırakıverdi.

“Bu sokakta bir öğretmenin ev temizliğine geliyorum. Sağ olsun beni çok sevindiriyor. Arta kalan yiyecekleri, ekmek vb. çöpe atmadan hazırlayıveriyor.”

Yutkundum. Boğazım düğümlendi ne diyeceğimi bilemedim. Kendimi topladım zor durumda olan asla dilenmeyen bir kadın vardı.

“Feride çok zor biliyorum. Çoluk çocuk. Hayat pahalı. Yanlış anlamazsan ben de destek olayım sana.

“Siz öğretmen misiniz?”

Sorularıma soruyla yanıt gelince iyice afallamıştım. Demek ki öğretmen etiketi alnıma yapışmış

da geziyorum ben.

Yine etiketimle konuştum.

“Seni incitmek niyetinde değilim. Mücadelene destek olmak istiyorum o kadar.

“Anladım. Öğretmensin sen abla. İstersen sana da gelirim temizliğe. Benim temizliğimi hep beğenirler. Benim işimi sorup araştırabilirsin abla. Hülya öğretmene gidiyorum Anadolu Lisesinde çalışıyor.”

Ne diyeceğimi bilemedim öylece kalakaldım.

İşine devam etti. Çuvalına doldurduklarına bakakaldım Sarıya dönmüş, lahana ve marul yapraklarını, ekmek, pizza, boğaca parçalarını çekip çekip atıyordu teliz çuvalına.

Gözlerim dolmuştu dokunsalar ağlayacaktım bir ara gözlerimin camı ıslanmıştı. Bir yontu gibi boşluğa bakıyordum. Hayat ne kadar acımasız diye geçiriyordum içimden. Ah Feride ah! Ne büyük hayallerin vardı senin de.

“Bunlar birkaç gün yeter tavuklarıma. İstersen temizliğine gelirim abla diyerek bana bir kâğıt uzatıyordu. Bir düşten uyanır gibiydim. Uzattığı kâğıt parçasını almıştım avuçlarıma.

Şaşkın bir bir halde “Arayacağım merak etme! Diyebildim.

Demek tavukları içinmiş. İyice merak etmiştim evin geçimini Feride’nin omuzlarındaydı ne hazin. Uzun bir öyküydü Feride tahminimce.

Ben arkasından baktım uzun süre. Akşamın son ışıklarıyla sırtına çuvalını aldı Gül Sokaktan uzaklaşmıştı. Hayallere dalıp gitmiştim. Esmer güzeli Feride’nin en büyük hayalleri neydi?

Çöplüklerde nice hazin hayatlar düğümlüydü kimse kimsenin nasıl yaşadığını asla bilmiyordu. Çöplükler kentin, kasabanın hazin düğümlerinin yeriydi. Arapsaçı yollarından döne döne yaşayıp gidiyordu insancıklar.

     Televizyonu açtım haberlerde çöplükten çıkanlar haberdeydi. Altınlar, paralar çöplükteydi. Çil çil altınlar çöplükteydi. Unutkanlık hastalığının pençesinde nice kadınlarımız, yaşlılarımız yaşıyordu. Unutkanlık hastalığında koca kentlerin yaşamları akıp gidiyordu inanılır gibi değildi.

      Gül Sokak sessizdi gün aşağıya başını sarkıtmış ışıkları ağaçların yapraklarında oynuyordu. Mutfak çöplerinin affı yoktu. İkinci bir poşet geçirdim düğümledim. Kapının önünü de süpürerek çöpün içine döktüm. Çöp tenekesinin kenarına dizilmiş Tolstoy’un Anna Karanina adlı kitabı ciltleriyle parlıyordu. Baktı, döndü birisi alır okur diye düşündü. Yarı yolda vazgeçti ya ihtiyaç sahibinin eline geçmezse diye düşünüp vazgeçtim geri döndüm. Kitapları bağrıma bastım yürüdüm evime doğru.

İkinci kez okuyacak pekiştirecektim romanları sonra kütüphaneye bırakacaktım çok okuru olsun okunsun diye.

İçim çalkalandı durdu uzun bir süre. Çöplükler şehirlerin tıpatıp aynasıdır derler kabul edemedim. Çürümüşlerin içinde ekmek arıyorsam ben bu aynada nasıl gülebilirim.

Bir hafta geçivermişti. Feride’yi görmeliydim. Heyecanla çarpan yüreğimle telefonumun tuşlarını çevirdim.

“Feride benim Gül Sokaktaki öğretmen. Bugün görebilir miyim seni? Nasıl uygun gelirse bana gelirsin ya da ben sana.

Telefonun ucunda Feride’nin mutluluk sesi…

“Nasıl sevindim nasıl öğretmenim. Ben kızımla gelelim size zahmet etmeyin. Akşam yemeğine davet ederim sizi. Bugün o sokağa temizliğe gelecektim zaten.”

      Güneş ışıklarını indirmişti. Feride’nin kızı Yurdagül bol köpüklü kahvelerimizi bakır cezvede pişirdi. Feride’nin baş konuğu oldum bir akşam yemeğinde… Gel zaman git zaman Yurdagül’ün öğretmeni oldum hiç bırakmadım desteğimi. Karsta Matematik öğretmeni şimdi. Onunla ve biricik kızıyla gurur duyuyorum. Kadın ezilmezse, öldürülmezse yaşama savaşını hep kazanır böylesine güzel öyküler hep yaşar Anadolu’da.

Yurdagül Emekli olmadan önce bana orkide göndermişti öğretmenler gününde.. Hayat ne garip değil mi? Sıradan yaşamlara dokunmak ve karşıdan bakmak ya da farkında olmadan yaşayıp gitmek…

O gün bugündür her çöpe çöp değildir diye bakıyorum gözlerim hep ıslak…

Erkek evinin direğidir denilir, kadın olmazsa o direk çoktan devrilir.    Öyküm burada bitiriyor görünse de sevgili okurlarım, benzer öyküler yaşamayı sürdürüyor aramızda. Dizelerim tüm kadınlarımıza dokunsun diye şiirler bırakıyorum emekçi ellerine.

Kireçlerden korkmuyorduk
Çok fırça yedik.

Kiri, pası kireçledik
Duvarı bembeyaz beğenmedim
Mor döktüm.
Ülkem de mor renge boyalı
Yasasın Bedri Rahmi’nin
Ve benim içimdeki mor
Hayıt güllerimi bekliyorum.
Mor mor açsın yüzüme…
Açmazsa mor lekeler.
Mor kelebekler…
Mora batmış ülkem nasılsa…
Bebeleri mor
Kadınları mor
Sokakları mor
Sokak hayvanları mor
Mor bir leke ülkem
Tepeden tırnağa
Mor bulutlar döşeyecektim
Bereket yağsın diye
Boya tükendi
Düşlerim bile
Kısacık.
Büyük umutlar aranıyor!
10 Haziran2020

HATİCE ALTUNAY son yazıları (Hepsini Gör)

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Babalar Günü Nurettin Şenol

Babalar Günü Nurettin Şenol

Deneme

Bir yorum var

  1. Kaleminize yüreğinize sağlık. Kutlarım

    0

Bir cevap yazın