Dataizm Geliyor Nurettin Şenol

İslam dünyası, kız çocukları ile evlenmeyi, denize girince götüme su kaçarsa orucum bozulur mu saçmalıklarını tartışırken dünya bambaşka bir devrimin eşiğinde.

Bu söylem kulağa çok ileri gitmek, dahası delice gelse de bilimsel çevreleri çoktan etkisi altına almıştır. Dataizm iki farklı bilimsel akımın yarattığı büyük sarsıntının kesişiminden doğdu.

Darwin’in “Türlerin Kökeni”ni yayımlamasından 150 yıl sonra; yaşambilimleri, organizmaları biyokimyasal algoritmalar olarak değerlendirmeye başladı. Bu büyük gelişmeye eş zamanlı olarak, Turing Makinesi’nin üzerinden geçen 80 yılın ardından, bilgisayar bilimciler gittikçe karmaşıklaşan algoritmalar yaratmaya başladılar.

Dataizm Geliyor  Nurettin Şenol

Hayvanlarla makineler arasındaki duvarı yıkan DATAİZM, elektronik algoritmaların bir noktada biyokimyasal algoritmaların sırrını çözeceğine inandı, dahası elektronik algoritmaların, biyokimyasal algoritmaların tüm sırlarını çözerek onlardan üstünlük sağlayacağı günü bekliyor.

Dataizm, müzikolojiden ekonomiye ve biyolojiye dek tüm bilimsel disiplinleri birleştirip tek bir şemsiye altına toplayabilecek kapsayıcı bir teori öneriyor. Bu durum, biliminsanlarına ortak bir dil bağışlarken, akademik uçurumlar arasında köprüler kuruyor ve disiplinler arasında köprüler kuruyor ve disiplinlerin sınırlarını kolayca aşan öngörüler sunabiliyor.

*

Dataizm kendi gelişim süreci içinde geleneksel öğrenme piramidini tersyüz ediyor. Veri, yakın zamana dek zihinsel devinimlerin uzun zincirindeki ilk halka olarak kabul ediliyordu. İnsanlar veriyi damıtarak bilgiye, bilgiyi kavrayışa, kavrayışı bilgeliğe çevirmekle yükümlüydü. Ancak insanların devasa veri akışıyla artık baş edemediğine inanan Dataistler bu izleğin izlenemediğini, datanın bilgiye dönüşmediğini,  kavrayışın ve bilgeliğinse ortada kaldığını düşündüler. Böylece veri işleme görevinin insan beyninden katbekat ÜSTÜN kapasiteli elektronik algoritmalara devredilmesi gerektiği sonucuna vardılar.

Dataizm Geliyor  Nurettin Şenol

Dataizm iki temel disiplinle köklü ilişkiler kurar:

1) Bilgisayar bilimleri

2) Biyoloji

Dataizmin biyolojiyle kucaklaşması, bu kucaklaşmaya dek etkileri sınırlı olan bilgisayar biliminin, yaşamı derinden sarsan bir afete dönüşmesine neden oldu.

Kapitalizmin komünizm karşısındaki utkusunun nedeni daha ahlaklı olması, bireysel özgürlükleri kutsaması ya da dinsiz komünistleri lanetlemesi değildi. Dağıtılmış veri işleme modelleri, en azından teknolojik ilerlemenin hız kazandığı dönemlerinde, merkezi veri işleme modellerinden daha işlevsel olduğu için kapitalizm soğuk savaştan galip çıkmayı başardı. Komünist partinin merkez komitesi 20. yüzyılın hızla değişen dünyasına ayak uyduramadı. Tüm veri tek bir gizli merkezde toplanır, tüm yetki yaşını başını almış bir parti yetkilisinin iki dudağının arasına sığdırılırsa, bu zihniyetle nükleer bomba üretebilirsiniz ama Apple ya da Wikipedia yaratamazsınız.

*

Diktatörlükler merkezi veri işleme yöntemlerine başvururken, demokrasiler dağıtılmış veri işleme yöntemlerini yeğler. 20. yüzyılın sonunda ortaya çıkan özel koşullar dağıtılmış veri işleme sistemini avantajlı kıldığı için demokrasi büyük güç kazandı.

Siyasetin ritmi, buhar gücünün geçerli olduğu günlerden bu yana pek değişmezken, teknoloji birinci vitesten dördüncü vitese geçti bile. Devlet bürokrasileri siber düzenlemeler konusunda karar verene dek internet kendini defalarca yeniledi ve yenilemeye devam ediyor. Bürokrasi önündeki veri dağının altında ezilen devlet kaplumbağasının, teknoloji tavşanını yakalaması olanaksız.

*

ABD’nin durumu rakibinin elindeki tüm kartları bilmesine karşın her turda kaybeden bir poker oyuncusuna benziyor. Tarihte ilk kez bir devlet, dünyada neler olup bittiğine değgin (dair) elinde bu kadar çok bilgi olmasına karşın, bu kadar beceriksizce her şeyi eline yüzüne bulaştırmayı başarmıştır.

Dataizm Geliyor  Nurettin Şenol

Önümüzdeki yıllarda teknolojinin hızlı davranarak siyasetten rol çalacağı bilgisunar (internet) benzeri devrimlere imza atmasını bekleyebiliriz. Yapay anlak (yapay zeka) ve biyoteknoloji, şimdi bile siyaset radarımızda minik bir sinyal olsa da, yakında toplumlarımızı, ekonomilerimizi, bedenlerimizi, zihinlerimizi elden geçirecek.

Günümüzdeki demokratik yapıların yeterince veri toplama ve işleme yeteneğinin elinde olmaması bir yana, çoğu seçmen biyoloji ve güdümbilim (sibernetik) alanlarında fikir üretebilecek bilgiye sahip değil. Bu yüzden geleneksel demokratik siyaset, olaylar üzerindeki egemenliğini (kontrolünü) kaybediyor ve gelecek için anlamlı planlar yapamıyor.

*

Sıradan seçmen demokratik mekanizmanın artık onları yetkin kılmadığını duyumsamaya başlıyor. Dünya, seçmenlerin gözü önünde çepeçevre değişiyor ve onlar bu değişimin neden ve nasıl gerçekleştiğini anlayamıyor. Güç ellerinden kayıp giderken bu gücün nereye gittiğini bilmiyor.

21. yüzyılın başında siyaset büyük tasarımları rafa kaldırdı. Artık, hükümetler yönetimsel örgütler yalnızca yönetseler de gidişe yön veremiyorlar. Öğretmenlerin aylık ücretlerinin ödenmesini, kanalizasyon sistemlerinin düzgün çalışmasını sağlıyor ama ülkelerin yirmi yıl içinde nerede olacağını kestiremiyorlar.

*

Despotik Nazi dünya görüşü, 20. yüzyılda birdenbire kendiliğinden yok olmadı. En az onun kadar heybetli olan sosyalizm ve liberalizm tarafından yenilgiye uğratıldı. Geleceğimizi piyasa güçlerine bırakmak tehlikelidir, çünkü bu güçler insanlığın ortak çıkarları yerine piyasanın çıkarlarını savunacaktır. Piyasanın eli, görünmez olduğu kadar da KÖRDÜR. Eğer denetimsiz kalırsa küresel ısınma tehdidi ya da yapay zekanın tehlike potansiyeli karşısında başarısız olur.

Dataistler, nesnelerin bilgisunarı (interneti) adını verdikleri, yeni ve çok etkin bir bilişim sistemi olduğunu öne sürüyor. Sapiensin sonu bu sistem tamamlandıktan sonra gelecek.

*

Tıpkı kapitalizm gibi dataizm de yoluna tarafsız bir bilimsel teori olarak başlamış olsa da giderek doğruyu ve yanlışı belirleme savı taşıyan bir din olma yolunda ilerliyor. Bu dinin en yüce değeriyse “bilgi akışı”.

Dataizme göre insan deneyimleri kutsal değildir ve Homo Sapiens yaratılışının zirvesi olmadığı gibi  Homo Deus’un öncüsü de olamaz. İnsanlar zamanla gezegenimizin sınırlarını aşıp galaksiye dahası tüm evrene yayılacak “Nesnelerin bilgisunarını (İnterneti)”nı yaratma amacıyla kullanılan araçlardır. Bu kozmik bilişim sistemi, bir TANRI gibi her yerde olacak ve her şeyi denetim altına alacak, insanlarınsa sisteme katılıp onunla kaynaşmaktan başka şansı kalmayacaktır.

*

Dataizm içi boş bir ilerigörücülük (kehanet) değildir. Her din gibi uygulanabilir buyrukları vardır. Tıpkı öteki başarılı dinler gibi, Dataizm de misyonerdir. Bir Dataist her şeyden önce daha fazla kitle iletişim aracına bağlanarak veri akışını olabildiğince çok bilgi üretmeli ve tüketmelidir.

İkinci buyruğu, her şeyin, dahası bu devasa ağa bağlanmak istemeyen kafirlerin bile sisteme bağlanmasını emreder. Her şey ile amaçlanan, yalnızca insanlar değildir, bunun da ötesinde akla gelebilecek tüm “nesneler” söz konusudur.

*

Dataizm 1789’dan beri yeni bir değer yaratabilmiş ilk eylemdir. Bu değer “bilgi edinme özgürlüğü”dür. Bilgi edinme özgürlüğünü eski bir liberal değer olan açıklama (ifade) özgürlüğüyle karıştırmayalım. Açıklama özgürlüğü insanlara dilediğini açıklama, dilediğini kendine saklama özgürlüğü verir. Bilgi edinme özgürlüğüyse insanlara değil, BİLGİYE tanınmıştır.

Bilgi edinme hakkının ateşli savunucusu SWARTZ, 2008′ de “Gerilla Açık Erişim Manifestosu” yayınladı.              “Nerede depolanmış olursa olsun bilgiyi almalı, kendi kopyalarımızı çıkarmalı ve dünyayla paylaşmalıyız. Telif hakkı biten şeyleri alıp arşive eklemeliyiz. Gizli veri tabanlarını satın alıp bilgisunara koymalıyız. Bilimsel dergileri indirip dosya paylaşım ağlarına yüklemeliyiz. “Gerilla Açık Erişim” için savaşmalıyız.

Yakın gelecekte “Nesnelerin Bilgisunarı (İnterneti)”, sürümü yükseltilmiş insan algoritmalarının bile başa çıkamayacağı hızda ve boyutlarda veri akışı üretebilir. Motorlu taşıtlar at arabalarının yerini aldığında atların sürümünü yükseltmedik, onları emekliye ayırdık. Homo Sapiens’in emeklilik günleri de büyük olasılıkla yaklaşıyor.

Nurettin ŞENOL

(Kaynak: Homo DEUS)

 

NURETTİN ŞENOL
NURETTİN ŞENOL son yazıları (Hepsini Gör)
2

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kadına Yönelik Bit(iril)meyen Şiddet... Müge Kantar Davran

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Anı

Bir yorum var

  1. Hüseyin Sert

    Emeğinize sağlık öğretmenim. Teşekkürler

    0

Bir cevap yazın