Değişime Direnen Köleler Ethem Arı

   –  “insan toplumları genel olarak hiyerarşik bir yapıya sahiptirler, adetlerine bağlıdırlar ve yeniliklere açık değildirler. Değişim önerileri kuşkuyla karşılanır. Amerikan toplumunu ve diğer toplumları yeniden yapılandırma girişimlerinde karşılaşılan güçlüklerin çoğu, var olan durumdan çıkarları olan grupların gösterdiği dirençten kaynaklanır. Önemli değişiklikler hiyerarşide üst sırada yer alanların aşağıya doğru birçok basamak inmesini gerektirebilir. Bu onlar için istenmeyen bir durum olduğundan karşı koyarlar.” (1)
 
   – Şu halde değişimi en çok isteyenlerin sıradüzen (hiyerarşik) yapıda en altta bulunan yoksullar, Marks’ın deyimiyle piramidin altında ezilenler olması gerekir. Ancak ne var ki bizim gibi ülkelerde değişime en çok ayak direyenler de yine bu yoksullardır. Bu çerçevede sosyal demokrasiyi ya da sosyalizmi isteyenlerin varsıllar, istemeyenlerin ise yoksullar olması öyle sanıyorum dünyada yalnızca ülkemizde yaşanan akıl almaz bir çelişkidir .
***
   – Sıradüzende üst basamaklarda bulunanlar değişime çıkarları gereği direnirler. Bu insan doğasına uygundur. Sıradüzende alt basamaklarda bulunan ezilenlerin insan doğasına aykırı olarak, değişime karşı çıkmalarının nedeni, büyük ölçüde dindir diyebiliriz. Çünkü dinler şükretmeyi, bu dünyanın sınav dünyası olduğunu, iyi yaşamın öte dünyada olduğunu öğütleyerek durumundan memnun köleler yaratırlar. Bu durumda, dinler insanların genlerinde yüklü olan doğal davranışlarını değiştirirler, dürtülerini başka yönlere yöneltebilirler, bir masumu katil, tecavüzcü, acımasız, hırsız da yapabilirler dersek öyle sanıyorum yanlış olmaz.
 
(1) – Carl SAGAN / Cennetin Ejderleri Say Yayınları 2. Baskı 2015 S.197-199
 
ETHEM ARI 23 Mayıs 2018
ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)
0

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Datça Süslü Kadınlar Turu Haber: Esmeri Alev Ekebaş

Haber

4 Yorumlar

  1. En az gelire sahip,en kötü şartlarda çalışan,düşük gelir grubundaki insanların neden sessizce katlandığını hep sorar dururuz.Genellikle az eğitim almış bu grubun dinle kandırılması çok kolaydır.Ote yandan iyi anlatılabilir ya da kendi yaşayarak ezilmisligini görürse kaybedecek birseyi olmadığından cesurca yapar mücadelesini.Sokaktan ve her daim mücadeleden geldiği içinde yürekli ve bileklidir.Aydinlarin üstten üstten değilde günlük hayatin içinde,yaşamın her alanında bu grubun anlayacağı biçimde politika yürütmesi gerekir.Ne der Muslum Baba sarkisinda:Yakarsa dünyayı garipler yakar. Umudum hep var.Kurtulus Savaşını yaparak Cumhuriyeti kuran bu Halk prangalarından bir gün mutlaka kurtulacaktır.

    2
  2. Değişime direnen kendi varoluşunu bile sorgulamayan,itaat eden yanlış saplantıları olan bireylerde..Ülkemiz bunun en somut örneğidir ne yazık ki..Kaleminize sağlık Ethem Bey.

    2
  3. Gönüllü Köleler, özgür olmak isteyenlerden nefret ederler.
    Ulrike Meinhof

    3
  4. NURETTİN ŞENOL

    Geri kalmış; bilisiz, bilgisiz, bilinçsiz insanlarının çoğunlukta olduğu toplumlarda, değerli arkadaşımın yerinde saptamaları ne yazık ki doğrudur. Genelde kurnaz yöneticiler ve onların danışmanları halkın uyanmasını, düşünmesini, sorgulamasını istemezler. Çünkü onların halkı sömürebilmesi, kul/köle olarak sömürebilmesi için onların bilgisiz ve bilinçsiz kalmaları gerekir. Dünyanın her yerinde sağ, tutucu, gerici yönetimleri gerçekten de din silahı ile bu işi çok kolaylıkla yaparlar. En iyi sömürü aracı dindir. Dini kullanarak halkı kandırmak büyük ahlaksızlıktır ancak onlar bunu dinin gereği olarak sunarlar.

    Bilinçli olarak edilgen, pasif bırakılan, boyun eğen (biat eden), sorgulamayan o uysal halk aslında kendi ayağına kurşun sıkmaktadır da dalgı içindedir. Üstüne üstlük onların haklarını savunmak için başkaldıran gençliğin karşısına ilk dikilenler ve gençlere, aydınlara saldıranlar bu beyni alınmış halk olmaktadır.

    Ülkemizde yaşananlara bakınca bu yığının nasıl celladına âşık olduğunu açıkça görebiliriz. Sorunlarımızın temelinde bu aymazlık, bu dalgı gelmektedir. Aydınlarımızın çoğu da artık umutları kırılmış olarak sessizleştiler. Oysa “AYDIN SORUMLULUĞU” susmayı yasaklar.

    Bu yürekli yazısından dolayı arkadaşım Ethem Arı’yı içtenlikle kutluyorum.

    3

Bir cevap yazın