Dört Efsane Çevreci Metin Erdoğan Yazarlarımız ve Kitapları

YAZARLARIMIZ VE KİTAPLARI

DÖRT EFSANE ÇEVRECİ

Yazan Metin Erdoğan

Tanıtım ve seslendirme Nezihe Şirvan

Toprakla buluşan fidenin büyümesi, çiçeğin tomurcuğa dönmesi, meyvenin olgunlaşması bir günde olmaz; bilinçlenmek de öyle.  

Asıl olan okumak, okudukça dolmak, doymak;.. Yıllar içinde iyi bir okur olduğumu düşünmeye başladım. 

Okudukça ufkumdaki siyah ve gri bulutlar saf saf açılıp ilgili renklerine bürünüyor.  

Doğamızın geleceği için endişeliyim.

Dünyamızın doğa değerleri, bize milyonlarca yıldan gelen emanet ve gelecek nesillere bırakacağımız miras. Her gün doğaya zarar vermeden nasıl yaşarım, diye düşünür adı sanı bilinen doğa dostlarını yerli yabancı takip etmeye çalışırım. Canlı yaşamının devamı doğayı korumaktan geçiyor… Bunun da vakti geldi geçiyor… 

Bu düşünceler eşliğinde okumam gerektiğine karar verdiğim kitaba nihayet kavuştum, adı DÖRT EFSANE ÇEVRECİ, yazarı Metin Erdoğan. 

Yazar Metin Erdoğan’ı yazı ve konferanslarından tanıyorum, epeydir takibindeyim; nihayet DÖRT EFSANE CEVRECİ kitabını edinip okudum ve şimdi de size tanıtmak istiyorum. Amacım doğaya sahip çıkanlardan örnekler veren onları tanıtan yazılara dikkat çekerek değerli hizmetlere hizmet etmek. 

Özgeçmişine göre Metin Erdoğan kim? 

 

1952 yılında Erciş-Van’da doğmuş, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden yüksek lisans diploması ile mezun olmuş, Almanca ve İngilizce biliyor. 

 

Yurt içinde, Hacette Üniversitesinde Öğretim Görevliliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yurt dışı İşçi Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı; 

Yut dışında, Berlin, Köln, Karlsruhe ve Stuttgart Başkonsolosluklarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşeliği yapmış. 

 

Uzmanlık ve ilgi alanları: Doğa, Çevre, Uluslararası Göç Hareketleri ve Almanya Mesleki Sistemi, Meslek Altın Bilezik Projesi’nin kurucusu. 

Yazarımız yurdumuzda da Yürüyen Köşk Derneğinin kurucusu olup halen başkanlığını sürdürmektedir.

*

Doğa sevgisini, koruma bilincini işleyen DÖRT EFSANE ÇEVRECİ kitabını değerli kılan unsurlardan biri de yazılan önsözlerin kimlerin elinden çıktığı. 

İlk anda gözüme çarpan 2 önemli isim:  

İlki dünyanın tanıdığı ünlü piyanistimiz Fazıl Say. 

Fazıl Say özetle şöyle diyor: 

“Sevgili Metin Erdoğan’ı neredeyse çeyrek asırdır tanırım… 

Herkesin bildiği üzere kendisi “Yürüyen Köşk” gönüllüsü. Yaklaşık 5 yıl kadar önce “Yürüyen Köşk” üzerine bir eser bestelemem gerektiği fikrini ortaya attı. Güçlü bir hikayesi olan “Yürüyen Köşk” ün bestelenmesi çok iyi fikirdi. 2017 de bu düşünce gerçekleşti ve ben eseri besteledim. “Yürüyen Köşk” bestelendiği günden bu yana hem Türkiye’de hem de dünyanın pek çok yerinde çalındı. Büyük ilgi gördü. 

“Yürüyen Köşk” doğa sevgisini, doğayı korumayı, doğadaki canlıların yaşam hakkının insanla eşit olduğunu ve hepimizin birbirimize can verdiğini en iyi şekilde anlatan bir eserdir. Atatürk’ün Yalova Millet Çiftliği’ndeki evinin çatısına değen bir çınar dalının kesilmemesi için evin kaydırılmasını istemesinin hikayesidir. 

Kitabının ön sözünü yazmak benim için onurdur. Başarılar dilerim… 

İkinci önsöz Prof. Dr. Şadan Gökovalı imzasını taşıyor. Kendisi Halikarnas Balıkçısı’nın manevi oğlu ve maalesef 31 Ocak 2021 den itibaren aramızdan ayrıldı.

 

Prof. Dr. Şadan Gökovalı’nın ifadeleri de şöyle: 

Metin Erdoğan’a “Merhaba” niyetine. 

Kısaca Dört Efsane Çevreci; 

Mustafa Kemal Atatürk: Halkını en ideal devlet yönetim sistemi olan demokrasiye kavuşturan büyük önder, biz Türklere “yeryüzü cenneti” bir ülkede yaşadığımızı; doğaya uygun çabayla var olan güzelliK ve zenginliklere katkıda bulunabileceğimizi gösterdi. 

 

Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi: Kendisi Amerikalı Tarzan gibi üzerindeki fazlalık giysileri atarken hasbelkader geldiği Manisa’yı hiç bir karşılık beklemeden yeşil örtüye kavuşturdu. 

Halikarnas Balıkcısı Cevat Şakir Kabaağaçlı: Haksız yere sürüldüğü Bodrum’u (Antik Karia’nın başkenti Halikarnassos) mavi-yeşil cennete çevirdi. 

Toprak Dede Hayrettin Karaca: Bu idealist adam yurt edilmiş toprakların, avuçlarımızdan kayıp gitmesinin, ağaçlarla durdurulabileceğini kanıtladı. Bizi “arboretum”(ağaç parkı) kavramı ile tanıştırdı. 

 

Halikarnas Balıkçısı’nın rahle-i tedrisinden geçmiş profesyonel, ülkesel bir turist rehberi olarak, hiçbir şey bilmiyor idiysem bile, Ateşe Metin Erdoğan’ın “Dört Efsane Çevreci” sini yayın öncesi okuyunca ahdettim, yemin ettim ve dört kez haykırdım: 

“Çevreciyim, çevreciyim, çevreciyim, çevreci! ” 

Gelelim kitabın hikayesine: 

Metin Erdoğan’ın niyeti emeklilik yıllarında hayran olduğu Leonardo da Vinci’yi incelemek iken, tesadüfler onu Atatürk’ün Yürüyen Köşk hikayesi ile buluşturur. Derhal Yalova’ya gidip köşkü gezer, bilgisini detaylandırıp derinleştirir. Atatürk’ün yaptığının o zamanların en görkemli çevrecilik tavrı olduğuna kanaat getirir. Ondan sonra da Yürüyen Köşk’ün gönüllü tanıtıcısı, koruyucusu olur. Atatürk’ün komutanlık, devlet adamlığı yanında çevreciliğinin de dünya yüzünde çağının çok önünde olduğunu fark eder, yeniden hayran olur. 

Metin Erdoğan kitabına başlar iken temel amacın ülke ve dünya çapında artan doğa ve çevre sorunlarına dikkat çekmek olduğunu ifade ediyor, doğa ile iç içe uyum halinde sade yaşamı seçerek daha dingin bir ömür sürebileceğimizi hatırlatıyor. 

Kitabın birinci bölümünden bazı başlıklar: 

Doğa ve İnsan, İklim Değişikliği, Artan Çevre Kirliliği, Ekolojik Dengenin Bozulması, Erozyon Sorunu, Rüzgar Enerji Santralleri ve Hidroelektrik santrallerine Dikkat, Doğaya İlişkin Bazı Bilimsel Veriler, Türklerde Ağaç Kültürü, Ağaçlar Neden Kesilir, Dünyadaki Efsane Çevreciler-İsimsiz Kahramanlar, Türkiye’deki Çevreciler… Bu başlıklar bile okuyanda heyecan yaratıyor. 

Kitabın kahramanları sırası ile: 

 

İlk efsane çevreci Mustafa Kemal Atatürk. 

 

Atatürk’ten bahsederken şöyle diyor yazar Erdoğan: 

 

“Atatürk’ün ağaç sevgisi ve çevrecilik konusundaki en sembolik hareketi, tek bir dalı kesmemek için Yalova’daki köşkünü raylar üzerinde kaydırması olayıdır. 

Bozkır Ankara’yı Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi başkenti ilan eden Atatürk, Yalova’yı da modern tarımın ve çevreci uygulamaların (Doğa ve Çevre Başkenti) yapmıştır.” 

Atatürk bölümünden bazı başlıklar: Atatürk Bir İğde Ağacına Ağlıyor, Atatürk’ün Küçük Kulübesi, Gül Dalında Güzeldir, Sen Hayatında Böyle Bir Ağaç Yetiştirdin mi?, Toprakta Oturmayı Seven Mütevazi Bir Devlet Adamı,  Biyoyakıt ülkemizde İlk Kez Atatürk Döneminde Kullanıldı, Atatürk’ün Bazı Tarım Doğa ve Çevre Yasaları, Köy Enstitüleri, Tarımda Bilimsellik, Doğada Evrensellik, Atatürk’ün Akıllı Projeleri, İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi vb. Devam ediyor. 

İkinci Efsane çevreci Manisa Tarzanı: Asıl adı Ahmet Bedevi. 

Yazar Erdoğan, Manisa Tarzanı hakkında doğum tarihi ve yerini belirttikten sonra yaşam hikayesi ile sürdürüyor yazısını; güçlü sağlığını, Tarzan’ın doğa sevgisi ve korumacılığını, çocuklara verdiği doğa sevgisi eğitimini, tahmin edilemeyen yüksek kültür düzeyini, madalyalarını, Manisa’yı nasıl ormanlaştırdığını hayranlıkla öğreniyoruz. Okumaya, müziğe, sanata ve en çok da doğaya olan aşkını adeta birlikte yaşıyoruz. Anlıyoruz ki o bir masal, film kahramanı değil, öz be öz vatan ve doğa sevdalısı.

Teşekkürler Manisa Tarzanı. 

Üçüncü efsane çevreci Halikarnas Balıkçısı:  

Halikarnas Balıkçısı ” Cevat Şakir Kabaağaçlı” da hayal ürünü kahraman değil, o gazeteci, yazar, ressam, şair, rehber, tarihçi, düşünür ve araştırmacı. 

Yaşam hikayesi, geldiği yer, konduğu yer, yaptıkları, yarattığı güzellikler… Ve Bodrum’u sayısız türde bitkiler ile süsleyişi. Bodrum’a turizmi getirişi.  

Ünlü şair ilk romanı olan “Aganta Burina Burinita’da deniz tutkusunun insan üzerindeki etkilerini yazar ki, okumaya doyamazsınız diyor, Metin Erdoğan. 

Nazım Hikmet ise açık yüreklilikle: 

“Şakir büyük şairdir, hiçbirimiz onun ayarındaki lirik anlayışla şair olamadık” diye itirafta bulunuyor. 

Halikarnas Balıkçısı bölümünden bazı başlıklar: 

Balıkçı’nın Kaleminden, Mavi Yolculuğun Mucidi, Balıkçı’nın Doğa Sevgisi, Balıkçı Tüketici Değildi, Anadolu ve Yunan Kültürü, Önemli Olan Halkın Sanatçısı Olabilmektir, Balıkçı’nın Atatürk Sevgisi. 

Tarihimize not düşen, gelişimimizde etkili olan Halikarnas Balıkçısına binlerce teşekkür. 

Dördüncü efsane çevreci büyüğümüz Toprak Dede:  

Kırmızı Kazaklı Adam, Hayrettin Karaca. 

Gençliğinde iyi eğitim alan Hayrettin Karaca, Karaca Trikotaj atölyelerini bırakıp kendini doğaya adıyor. En büyük eseri hepimizin bildiği TEMA. 

Kendi ile barışık, doğa ile barışık, fazladan her türlü tüketime karşı doğa sevdalısı biri. Doğa nasıl sevilir, bir ağaca nasıl sevgi ile sarılınır,  doğadan ne alınır ne verilir? Sırtından çıkartmadığı yamalı kırmızı kazağı üzerinde, ömrü yettiğince anlattı, anlattı… Ne yazık ki doğa kanunu gereği, sevgili Toprak dedemize 20 Ocak 2020 tarihinde 97 yaşında iken fiziken veda ettik. 

Bu bölümde de bazı başlıklar şöyle: 

Karaca Nasıl Toprak Dede Oldu, Başarılı Bir Ticari Yaşam, Yaşam Felsefesi, Doğa Çevre İçin Yaptıkları, Karaca’nın En Büyük Eseri Tema, Karaca Arboretum (Yalova Canlı Ağaç Müzesi), Karacanın Atatürk Sevgisi, Karaca Tüketime Karşı, Karaca’nın Bazı Sözleri, Karaca İçin Söylenen Sözler, Karaca’nın Aldığı Ulusal ve Uluslararası Ödüller, Karaca ile Özel Sohbetimizden Bazı Kesitler… 

Dört efsane çevrecimizi yalın sade anlaşılır sevgi içerikli dili ile tanıtan anlatan yazarımız sonunda doğa ile birlikte yaşamanın önemini bir daha vurguluyor; ona tamamıyla katılıyorum. Dünyanın akıllı canlıları biz insanlar sadelik yolunda adım atmalıyız düşüncemi pekiştiriyorum. 

Metin Erdoğan’ın son sözleri geleceğe dair manifesto niteliğinde. Yaptık, yaptık… Yapmadık, zaten yapabilecek halimiz kalmayacak! 

Kitabı okumadan önce hiç mi bilmiyordum yazılanları? Bir kısmını elbette biliyordum… Bildiklerim katlandı, sevdiğim ilgilendiğim konuda, benden çok önce yaşamış çevrecilerin ve günümüzde yaşlılığına yetişmiş olduğum Toprak Dede’nin kişiliğini, yaptıklarını detayları ile okumak birbirleri ile kıyaslamak, ortak sonuçlarda nasıl birleştiklerini görmek bana mutluluk verdi.  Bu tanıtım yazım ile siz okuyuculara ulaşmak da ayrı güzel…Geçmiş değerlerimiz ve bunları aktaran yazarımız ile gurur duydum.  

DÖRT EFSANE ÇEVRECİ gayet keyifli, sohbetli, anılarla süslü güzel yazılmış; elinize aldığınızda okuyacaklarınızın değerli olduğunu hissediyorsunuz, ilk sayfadan itibaren okuyucuyu içine alıp yıllar içinde yolculuğa çıkaran bu kitabı edinip okumanızı ve okutmanızı önemle öneririm. Büyük emek sarf ederek yıllarca veri biriktirerek, yollara düşüp araştırmalar yaparak okurlarınıza armağan kitabınız için sonsuz teşekkürler sayın Metin Erdoğan…

*

Yazarımızı tebrik teşekkür mesajımda tam, yakın gelecekteki kitaplarınızı heyecan ile bekliyorum diyecektim ki müjdeyi verdi: Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu ile ortaklaşa kaleme aldıkları “AKDENİZ’in EBEDİ GENCİ HALİKARNAS BALIKCISI adlı kitabının Mayıs 2021’de yayınlandığını öğrendim. 

Tekrar teşekkürler değerli dost Metin Erdoğan, başarılarınız daim, okurlarınız çok olsun.

02.01.2022

Nezihe Şirvan.

3

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Eskiyen İnsanlıktır Zaman Değil Ayhan Çakmak

Deneme

Bir cevap yazın