Düşünce Özgürlüğü Ethem Arı

– Bir düşünce toplumun yerleşik düşüncelerinden öte olmalı, toplumu ileri düzeye taşımak İçin silkelemeli, sarsmalıdır. Düşünce özgürlüğü, işte bu düzeyde düşünceleri söyleyebilme özgürlüğüdür. Ama bunun içinde önce düşünebilmek, belli bir düşünce üretmek gerekir. Mustafa Kemal, çağının çok çok ötesindeki düşüncelerini yeri ve zamanı geldiğinde sırasıyla açıkladığında, kendisiyle aynı konumda olan arkadaşları bile düşüncelerini uçuk buluyor, anlamakta güçlük çekiyorlardı. İşte bu yüzden devrimlerin emanet edildiği kadro ölümünden sonra devrimleri ters yüz etmeye başladı. Yazık ki, Atatürk’ü çok az kişi anladı.
Düşünce Özgürlüğü Ethem Arı

– Bir hemşire hastanede yaşanan bir skandalı açıkladığı için işinden oluyorsa, bir imam siyasal iktidarın güdümünde din dışı fetvalar veren Diyanet İşleri Başkanını eleştiremiyorsa, dinsel kural ve uygulamalardan yanlış gördüklerini söyleyemiyorsa özgür bir imam değildir. Bu yüzden otoriteye bağlı kişilerden özgür ve özgün düşünce çıkmaz. Bu kişi ya otoriteye bazı şeyleri göze alarak başkaldıracak ya da susacaktır. Ama o toplumda düşünce özgürlüğü olursa; töreler yüzünden öldürülen kadınlar, din sömürüsünden rahatsızlık duyan imamlar birebir yaşadıkları olumsuzlukları topluma açıklayarak düzeltilmesi yönünde katkıda bulunabilirler.

– İngiltere’de bir kilisenin başpapazı Adem’e ya da Meryem’in bakire olarak gebe kaldığına ve hatta dünyanın altı günde yaratıldığına inanmadığını söyleyebilir.(*) Çünkü orada özgürlük vardır. İşten atılırım ya da toplumdan tepki alırım endişesi duymaz. Türkiye’de hiç bir zaman böyle bir düşünce özgürlüğü olmadı, dahası hayal bile edilemedi.

Düşünce Özgürlüğü Ethem Arı

– Osmanlı eğitim için Avrupa’ya gönderdiği öğrencileri dönüşlerinde, düşüncelerinden ötürü İstanbul’a sokmayarak Anadolu’nun ıssız köşelerine sürdü. Nazım’ın sosyalist düşünceleri yüzünden neler çektiğini, Sabahattin Ali’nin öldürüldüğünü ve bu aydın cinayetlerinin 70’li yıllardan başlayarak 21.yüzyıl başlarına kadar sürdüğünü düşünürsek, düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engelin din ve vatan millet tabusunu arkasına alan devlet erki olduğunu görürüz.

– Gerçekte ise toplumları ileri noktalara taşıyanlar içinden çıkardığı düşünen, düşündüğünü söylemekten çekinmeyen, durağanlaşmış toplumu uyandırmak için silkeleyen iyi yetişmiş evrensel ölçülerdeki beyinlerdir. Bu beyinleri bir biçimde sosyalist, komünist, dinsiz oldukları ya da öyle damgalandıkları içini öldürerek, süründürerek, yurt dışına kaçırtarak dışladığınızda, durağan, gelişmeye kapalı, sömürüye açık çağdışı bir toplum yaratmış olursunuz ki, ülkemizde olup olan budur.

(*) – RAHİPLER ADEM’E İNANMIYOR
LONDRA (AA) İngiltere’de kilise liderleriyle yapılan bir araştırma, rahiplerin çoğunun Adem ile Havva’nın gerçekten var olduklarına inanmadıklarını ortaya koydu. BBC Radyosu tarafından İngiltere’deki Angilikan, Metodist ve Katolik kiliselerinden 103 rahip arasında yapılan ankette, rahiplerden sadece 13’ü Adem ile Havva’nın gerçekten var olduklarına inandıklarını söyledi. Araştırma, rahiplerden sadece 3’ünün Dünya’nın Allah tarafından 6 gün içinde yaratıldığına inandığı da belirlendi. BBC araştırması rahiplerin sadece dörtte birinin Meryem’in İsa’yı doğurmasında olduğu gibi, bir bakirenin doğurmasına inandığını ortaya çıkardı.
Cumhuriyet 28 Aralık 1999

Ethem Arı

ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)
4

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kadına Yönelik Bit(iril)meyen Şiddet... Müge Kantar Davran

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Anı

5 Yorumlar

  1. Ayşe Yılmaz

    Düşünme ve düşündüğünü özgürce söyleyebilme insan haklarına saygılı,uygar toplumların ortak özelliğidir.Baktigımizda biz bu seviyeye gelemedik.Gelecek gibi de görünmüyor.Ama düşünceye de zincir vurulamiyor. Özgür yarınlara diyorum.

    3
  2. Ethem Arı

    Bu yazı, 2 Haziran 2018 tarihinde Yazı Dükkanı Akademi sayfasında yayımlanmış. 28 Aralık 1999 tarihli Cumhuriyet Gazetesi haberi ise aradan 22 yıl geçmesine karşın düşünce dünyamda yıllarca fırtınalar kopartan unutamadığım bir haberdir. O günden bugüne Türkiye düşünce özgürlüğü açısında ilerlemek şöyle dursun geriye gitmiştir. Hatta düşünce özgürlüğü ne söz, gördüğünü söylemek bile yasada yeri olmasada suçlanmak, göz altına alınmak nedeni. Ümitsiz değilim. Karanlık karanlığı beslerken, ayırdında olmadan şafağıda besliyor. Okuyan, okuyan yorum yapan arkadaşlarıma sağlıklar diliyorum.

    3
  3. Şerif KAYA

    Yüreğinize sağlık, kaleminiz güçlü olsun sevgili dosttum. Yirmi iki yıl önce yazılmış bir yazı olmasına karşın Türkiye’de değişen bir şey yok desem, iyimserlik olur; çünkü her şey yirmi iki yıl öncesinin çok gerisine gitti. Vatan, millet, sakara ve din ülkeyi bu günlere getirdi. Yerinde belirlemeleriniz için teşekkürler.

    5
  4. Hayrullah cırık
    Hayrullah cırık

    Geçenlerde bir Yunan kanalı spikeri Türkiye nin askeri sanayideki başarılarına deyinip kendi devletine sitemde bulunuyordu. Bizim kanalda farkında olmadan Yunanistan’daki özgürlüğü gösteriyordu. Bırak spikeri 104 amirali sorguya cekip tutuklamaya kalkmışız biz. Bizde o spiker cemkirecek başına neler gelir, siz tahmin edin.

    5
  5. Fevzi Keyik

    Düşünme insanın en değerli özelliğidir.Aklı donuklar düşüncenin boşluğunda avuturlar kendini. Aydınlanmanın yolu düşünmekle döşenir.
    Çok teşekkürler.

    6

Bir cevap yazın