Eskidendi

Çocuktuk d(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar
Bir dilim yağlı ekmekle öğlen eder
Kuru fasulyenin kokusuna ekmek bandırıp yerdik
Akşam ezanında koşa koşa eve döner
Tarhana çorbası turşuyla doyardık
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

Başımızın üstünde yıldızlar parlar
İnsanların mutlu yüzleri bulutlara yansırdı
Sokaklarımıza kahkaha kokuları yayılırdı
Düşen bir parça ekmeği öpüp
Alnımıza götürür yüksek bir yere koyar
Ezan sesinde hemen oturur bitmesini beklerdik
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

Ellerimiz  yırtık ceplerimizdeyken
Yenlerimize sümüklerimizi siler gülerdik
Alınan yeni cıslavedi giymeye kıyamaz
Bir dilim salçalı ekmeği bölerdik bölüşürdük
Birbirimizin dondurmasını yalar
Çamurlu tarlalar parkımız futbol sahamızdı
Tulumbada yıkanır su içer
Leğende haftada bir sırayla yıkanır
Hastalık nedir bilmezdik
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

Evlerimizin önünde ninelerimiz iğ ile yünden ip yapardı
Başörtüsü başörtüydü türban daha icat olmamıştı
Annelerimiz kazak çorap eldiven şapka örerlerdi
Yağmurda ıslanırdık kar üstünde maç ederdik
Bisküvi arası lokum yer, gazozumuzu bölüşürdük
Hepimiz üç numara traşlı gezer
Gökyüzü bile bize bakar gülerdi
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

Mevsimler mevsim gibiydi adamlar adamdı
Önce bademler çiçeklerini açar
Nisan yağmurlarında ıslanırdık
Koşardık, coşardık, bademlerin çağlalarına dalardık
Sonra Kırkikindi yağmurları başlardı
Yağmurlar yağar dinmezdi
Ormanlarımız yakılmazdı
Her yıl her kış derelerimiz taşar
İnsanlar insan gibiydi arkadaşlar arkadaştı
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

Karnelerimizi alınca, köye gideceğiz diye uçardık
Dövene binip harmanı eder güneşin alnında pişerdik
Yaba ile savurur, dirgenle samanları toplardık
Saman yutardık coşardık davar güderdik
Karakaçanın üstüne bineceğiz diye sevinirdik
Annelerimiz kilimleri derede yıkarlardı
Siyanür nedir zehir nedir bilmezdik
Yüzmeyi herkes derede öğrenirdi
Denizleri resimlerden bilirdik
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

TV yoktu Radyoyu sadece ajanslarda
Arkası yarın ve akşam radyo tiyatroları saatinde açılırdı
Sonra TV’ler girdi hayatımıza Dr.Kımbılla kaçar
Necefli maşrapaya kızar
İstiklal Marşını dinlemeden yatmazdık
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

Çocuktuk yaramazdık
Tertemiz gezer giysilerimiz yamalıymış umursamazdık
Yeni giysileri bayramdan bayrama görürdük
Tüm komşularımız Amcaydı Teyzeydi ayırmazdık
Sigara içmeyi büyüklük sanırdık içerdik
Hangi bahçede hangi meyve ağacı olduğunu bilir dalardık çalardık
Bizden önce haberi eve giderdi
Eve gidince sopa yiyeceğimizi bilirdik yerdik
Ertesi gün birbirimize nasıl dayak yediğimizi anlatır gülerdik
Büyüklerimizi sayar küçüklerimiz severdik
Beraber güler birlikte üzülür hep beraber ağlardık
Hepimiz abiydik hepimiz ablaydık hepimiz kardeştik
D(ü/i)nden çok önceydi o zamanlar

HÜSEYİN SERT

Hüseyin Sert
Hüseyin Sert son yazıları (Hepsini Gör)
7

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kaçış Yavuz Yorulmaz

Şiir

4 Yorumlar

  1. Ayşe Yılmaz

    Aynen dediginiz gibiydi.Bugunku direnç,özgüven,insan tanıma becerimiz oradan geliyor.Emeginize sağlık.

    2
  2. SERDAR HAKYEMEZOĞLU
    SERDAR HAKYEMEZOĞLU

    Hüseyin bey, kaleminize sağlık. Hepimizin ortak duygularını yansıttınız. Çocukluklarımız hep aynı. Çok kalın çizgiler yoktu aramızda. En zenginle en yoksulun çocuğu aynı sıralarda otururdu. Giydiğimiz aynı, yediğimiz aynı. En fazla bizde bir iki yama fazla olurdu. Şimdiki gibi keskin ayrımlar yoktu sınıflar arasında.

    2
  3. SİBEL KARAGÖZ
    SİBEL KARAGÖZ

    👏👏👏

    3
  4. Avatar

    Çook güzel👏👏,emeğinize sağlık.

    3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir