Hayvan savaşları

BİR HAYVAN AÇLIK DIŞINDA BİR NEDENLE ÖLDÜRÜR MÜ?

Hayvanlar için yaygın olarak söylenegelen yanlış bir değerlendirme vardır. Hiç bir hayvan avlanma güdüsü dışında ve aç değilse öldürmez, denir. Oysa hayvanlar çok çeşitli nedenlerle birbirleriyle dövüşür, yaralar, öldürürler.

Aynı sürü içinde hiyerarşi ve taht kavgaları, cinsel rekabetler en yaygın öldürme nedenlerinden biridir. Vahşi doğada birçok türde erkek hayvan, annesinin koruması olmadan yakaladıkları yavruyu öldürür. Birçok balık türünde anneler doğurdukları yavruları ya da kendi yumurtalarını yerler. Evlerinde akvaryum bulunduranlar bunu sürekli gözlemlerler. Yeni doğan balığın ya da yumurtaların yarıklarından aşağıya düşüp annenin yamyamlığından korunduğu yavruluk tasarımları geliştirilmiştir. Kimi hayvanlar ise aç olmadığı halde, nedensiz öldürdüğü hayvanın cesedini bırakıp yoluna gider. Sokaktaki köpekler kedi yavrularını boğar, ya da boyunlarını kırarak öldürürler.

ETOLOJİ

Hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalına etoloji denir. Bu bilim dalı çok önemlidir çünkü insan evriminin bir çok aşamasını, hayvanlar aleminde gözlemek mümkündür. Birçok hayvan türü, birbiri arasında sosyal açıdan çok güçlü bağlar kurar. Her birey bir gruba üyedir. Grubun yasalarına uymak ve ritüellerini yerine getirmek zorundadır. Hayvanlar aleminin bir çok türünde sınıflar ve kast sistemleri vardır. Toplumsal modeller ve toplumsal kimlikler de geçerlidir. İşçi arılar, asker arılar ayrımı gibi.

Bazen de, hayvan grupları topluca, uzun süren savaşlara girerler. Olasıdır ki, çok yaygın olmasa da bizim bilmediğimiz, gözlemleyemediğimiz birçok savaşlar olmuştur. Ama bu yazıda çok bilinen ve oldukları sırada, tüm dünya tarafından ilgiyle izlenen iki büyük savaştan söz edeceğim.

Bunlardan ilki Afrika’dan, dört yıl süren şempanzeler savaşı; diğeri yurdumuzda olmuş leylekler ile kartallar arasındaki bir savaş.

GOMBE ŞEMPANZE SAVAŞI (DÖRT YIL SAVAŞI)

Tanzanya’daki Gombe ulusal parkında şempanze araştırmaları yapan Jane Goodall adındaki araştırmacı, şempanzelerin her zaman insanlardan daha iyi huylu ve daha barışçıl olduklarını düşünüyordu. Ancak 1974 yılı ile 1978 yılı arasında, dört yıl boyunca süren Kahama ve Kasakela şempanze toplulukları arasında süren acımasızca ve kanlı savaşa tanıklık edince bu düşüncesi değişti.

1974 yılında Kasakela topluluğu adı altında bir arada yaşayan büyük şempanze grubundan ilk kopmalar başlamıştı. Ayrılmalar sekiz ay boyunca devam etti. Sonunda Kasakela’nın güney bölgesinde, gruptan ayrılan yeni bir şempanze topluluğu oluştu. Goodall bu grubu Kahama grubu olarak adlandırdı. İki grup arasındaki gerilimin sonunda kanlı bir savaşa dönüşeceğini ön göremeyen araştırmacı gözlemlerine devam etti. Daha sonraları bilgisayar destekli olarak yapılan çalışmalar, gerilimin ilk belirtilerinin 1971 yılına kadar uzandığını ortaya çıkaracaktı.

Sonunda, 7 Ocak 1974 yılında, Kasakela grubundan (eski grup) 6 yetişkin erkek, bir ağacın üzerinde yemeğini yiyen Kahama grubundan bir erkek şempanzeye saldırarak, vahşice öldürdüler. Daha sonra bu cinayeti kendi aralarında törensel hareketlerle kutladılar. Bu olay bir şempanze grubunun kendi türlerinden bir şempanzeyi kasti olarak öldürdükleri ilk olay olarak kaydedildi.

Jane Godall

Tabii, Jane Godall’ın bölgede araştırma yapıyor olması ve her şeyin çok göz önünde olması nedeniyle bu savaş tam anlamıyla kayıt altına alınabilmiştir. Tarih boyunca ve hatta şu anda, dünyanın bir başka bölgesinde benzer savaşların olmadığına dair bir kesinlik yok. Belki de biz gözlemleyememiş de olabiliriz.

Jane Godall dört yıl süren ve Kasakela grubunun Kahama’yı kesin olarak yenmesiyle sonuçlanan bu savaşta birçok vahşi davranışlara tanıklık etti. Anılarının bir yerinde şöyle anlatıyor;

“Gombe Şempanze Savaşı boyunca gördüklerimi hazmedebilmek için yıllarca çaba sarf etmem gerekti. Birçok gece uykumda korkuyla uyandım ve savaşın korkunç görüntülerini aklımdan çıkarmaya çabalamak zorunda kaldım. Şempanzelerden biri olan Satan’ın, Sniff’in yüzüne aldığı derin yaradan çenesinden akan kanları içmek amacıyla ellerini bir bardak gibi kullanması… Normalde son derece zararsız olan yaşlı Rodolf’un 2 kiloluk bir taşı Godi’nin yere yığılmış vücuduna vuruşu… Jomeo’nun Dé’nin baldırından bir deri parçasını koparıp atışı… Figan’ın durmaksızın, tekrar tekrar, acımasızca Goliath’ın titreyen bedenini yumruklaması… Ki Goliath, Figan’ın küçüklüğündeki kahramanlarından birisiydi!”

Godall’ın savaş hakkındaki anlatımları birçok bilim insanı tarafından kuşku ile karşılandı ve aşırı insansı bir dil kullanmakla suçlandı. Ancak yapılan araştırmalar Gombe’de olan her şeyi doğruladı. Savaşın nedeni Gombe erkekleri arasındaki iktidar mücadelesinden kaynaklanmıştı.

Kahakela savaşçıları Kahama grubunu yeryüzünden silince bölgeleri çok genişlemiş ve Kalande isimli çok kalabalık bir şempanze topluluğuyla komşu olmuşlardı. Bu güçlü grubun saldırılarına dayanamayarak ele geçirdikleri toprakları bırakmak zorunda kalmışlar ve eski bölgelerine çekilmişler.  Savaş bitmiş ve huzur geri gelmiş.

KARTALLAR VE LEYLEKLER SAVAŞI

Bu savaş ta, 1934 yılında iki ayrı kuş türü arasında yaşanmış ve ülkemizde gerçekleşmiştir. Bursa’da başlayan savaş Aydın’a sıçramış ve iki ay sürmüştür. O dönemde halkın ilgiyle izlediği ve leyleklerin tarafını tuttuğu bu savaşı ulusal basın ve yabancı basın da günlük haberleri ile kamuoyuna ulaştırmışlar.

Kartallarla leylekler arasındaki bu savaş yüzlerce internet sitesinde var. Google’a kartal leylek savaşı yazarsanız her biri tümüyle aynı anlatımla, yüzlerce sayfadan izleyebilirsiniz.

Bu savaşta dikkatimi çeken bir kaç nokta üzerinden ben de aktarayım savaşı.

– Kartalların ilk yuva saldırısı Bursa’da gerçekleşiyor. Bunun üzerine kartalların ve leyleklerin sürüler halinde Trakya’ya toplandığına ilişkin gazete haberleri dikkat çekiyor.

– Oysa savaş Aydın Germencik göklerinde oluyor. Niye? Bütün leylek ve kartalların iki ay boyunca Trakya’da toplandığını yazarken bir anda savaş Aydın’da başlıyor.

– Bu arada Balıkesir göklerinden, Çorlu göklerinden savaş haberi, ölü yaralı sayısı veren gazete ve ajans haberleri var. Demek ki birçok yerde savaş olmuş.

– Halkın leyleklerden yana olduğu anlaşılıyor. Birçok haberde, halkın yaralı leylekleri tedavi ettiği, anne babasız kalan yavruları beslediğinden söz ediliyor. Hatta av tüfekleri ile savaşa dahil olup kartallara ateş etmişler.

– Savaşı sayı üstünlüklerinden dolayı leylekler kazanıyor. Ama her iki taraf ta çok kayıp veriyor.

Leyleklerin ya da kartalların kendi aralarında haberleşmeleri, zayıf kaldıkları noktalara ilden ile özellikle leyleklerin takviye kuvvet kaydırmaları, bilgilerin bir merkezde toplandığı, savaşın adeta bir merkez karargâhı bulunduğu, oradan bütün savaşın yönetildiği hissi uyandırıyor. Çünkü haberlere bakacak olursak; 50 leylek şu ile uçtu, şehrimize takviye 60 leylek gelmiştir gibi çok sayıda haberle karşılaşıyoruz. Peki, hangi alana kaç leylek gönderileceğine kim karar veriyor? 50- 60 leylek Bursa’dan Aydın’a uçmak için kimden emir aldılar? Hangi 50-60 leyleğin gideceğine kim karar verdi? Hayvanlar hakkında bildiklerimize ters değil mi bu durum?

Her iki savaş üzerinde düşünerek, sadece “içgüdüleriyle hareket ederler” diye genellediğimiz hayvanların, çok daha karmaşık bir iletişim düzeneği kullandıklarını anlıyoruz. Bundan ötesi ise bilim insanlarının alanı.

  1. Kaynaklar: Wikipedia ve Çağrı Mert Bakırcı(Evrim Ağacı)
SERDAR HAKYEMEZOĞLU
4

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Ona Yüreğimi Bıraktım Şerif Kaya

Öykü

8 Yorumlar

  1. SERDAR HAKYEMEZOĞLU
    SERDAR HAKYEMEZOĞLU

    Tüm dostlara okuma emekleri için teşekkür ederim.

    0
  2. Avatar

    İlginç savaşlar ve ilgi çekici bir yazı .Kaleminize emeğinize sağlık hocam

    3
  3. Bedriye Çakıcı Canbaz
    Bedriye Çakıcı Canbaz

    👍👍

    3
  4. Fatmanur Caner
    Fatmanur Caner

    Bu ilginç konu ile ilgili bir yaşanmışlığım var. Sabahın ilk saatlerinde, henüz insanlar ortaya pek çıkmamışken pencereden köpekleri izledim. Gündüz sanki birlikte hiç zaman geçirmiyormuş gibi gördüğümüz köpekler resmen gözlerimin önünde toplantı yaptılar. Görev dağılımı ile çeşitli kollara ayrıldılar. Bir kısmı geri geldi, lider olana rapor sundu. Bazan da kavga edip birbirlerinin üstüne saldırdılar. İlginç olan, aynı menfaat grubunda olmalarına rağmen saldırdılar birbirlerine. İçimden dedim ki, vay canına, meğerse bu sokakların gerçek sahibi biz değil köpeklermiş. Aslında gündüz biz onların konukları olarak yaşıyormuşuz bu mekanlarda. Başkalarına bu gözlemimi anlattığımda abartıyorsun dediler. İnanmaları için zoolog ya da etolog olmam gerekiyormuş anlaşılan…

    3
  5. SERDAR HAKYEMEZOĞLU
    SERDAR HAKYEMEZOĞLU

    Ben de ilk okuduğumda çok şaşırmıştım. Ayrıca çok ciddi bulmadığım için; Amerikalı bir muhabirin de kartal leylek savaşını izlediği, savaşın Harbiye’de ders olarak okutulduğu, vatandaşların leyleklerin adına savaşa müdahil olması için Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e başvurdukları iddialarını yazıya almadım. Okuma, yorum yazma emeğinize teşekkür ederim.

    4
  6. FEVZİYE ŞİMDİ
    FEVZİYE ŞİMDİ

    Düşündüğümüz zaman aslında çok ilginç ve insana biraz da korku veren bir olay. Daha önce leylekler savaşını internetten okumuştum. Bizler onları sadece hayvan olarak nitelerken bir savaş taktikleri olduğunu görmek bir anlamda korkutucu ve düşündürücü. Güzel yazınız için teşekkürler.

    4
  7. Nihat Yüksel

    İlginç, uysal sandığımız bazı hayvanların doğal korunma mekanizmaları duygularımla tezatlık oluşturdu. Onun için İlginçti. Teşekkürler Serdar bey.

    5
  8. Ayşe Yilmaz

    İlk defa böyle savaştıklarını duydum.Yoksa kırsal alanda uzun süre yaşadığım için köpeklerin bazan birbirini veya kedileri boğduğunu duymuştum.Ilginc bir bilgi.Savası bir merkezden yonettikleride çok şaşırtıcı geldi.

    4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir