Haziran Hazal Kader Barın

Bazen öyle bir şey olur ki, kabuğumuzun içine düşeriz. Sonrasında hayat titreyen bir mum alevine benzer, ne yüzümüz görünür nede etrafımız. Duvarlara vuran gölgeler, ellerimizden kayıp gidenler gibi çaresizliğin boyun büküşüdür.
Haziran meyvelerle dalları süslerken, bir kapıyı çalar ve azabın en koyusunu döker eteklerinden. Berduş olunur, bedevi olunur, firari olunur, bazı anaların yüreği haziranda yanar tutuşur.

Kızımsız kaldığım haziran sabahları
Güneşsiz doğar
Yüreğim ağlar, kalemim ağlar
Kuşlar ağlar, dağlar ağlar.

Çelimsiz bir hayatın ucuna ilişir
Sokaktaki kediler
Annesiz kalmış biçare çocuklar.
Yüreğin zembereği bozulur
Ömür ağlar, zaman ağlar.

Hey gidi uğruma biçilmiş kaftanım
Kolum kanadım kırılmış
Boynuma dolanmış alın yazım
Yakam ağlar, yen ağlar.

Bağlar güzü unuturken
İnsanlar bir birini avuturken
Gece örtünüp uyuturken
Gök ağlar, ay ağlar, yıldızlar ağlar.

Kızımsız geçen ömür yaşanmamış
Yalvarsam da Çalap almamış
Halli görünsem de hal kalmamış
Elimi kalem tutmuş sarmış
Öyküler ağlar, şiirler ağlar.

HAZAL KADER BARIN

Hazal Kader Barın
Hazal Kader Barın son yazıları (Hepsini Gör)
8

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Eskiyen İnsanlıktır Zaman Değil Ayhan Çakmak

Deneme

Bir cevap yazın