Kadına Yönelik Bit(iril)meyen Şiddet... Müge Kantar Davran

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Yıllar önce çalıştığım bir işyerindeki sekreterim sık sık geç kalırdı işe. Çoğu zaman üzgün, sessiz ve durgun halleri dikkatimi çekerdi. Sonraları yüzü gözü mor, berelenmiş gelince, eşinden şiddet gördüğünü anlatmaya başladı. Hem anlatıyor hem yağmur gibi gözyaşı döküyordu.
Eşi eğitimli ve iyi bir işi vardı. Yüzeysel tanıyanlar kendisine saygı duyardı. Aynı işyerinde farklı görevlerde çalışıyorduk.

Sekreter kızımız anlatmaya başladı. Uzun zamandan beri çeşitli şekillerde şiddet görmekteyim. Artık dayanılmaz oldu. Kurtulmak, boşanmak istiyorum ama kabul etmiyor. Ben bırakmadıktan sonra ayrılamazsın diye tehdit ediyor..

Neden seni bu kadar bıktırdı evlilikten diye sordum. Devam etti anlatmaya. Mesela ezeli takıntısı , mutfak tezgahı ıslak olmayacak. hep kuru kalacak, en ufak ayrıntılar büyük suç oluyor. Evden kavga eksik olmuyor. Bu durumdan çocuklar da etkileniyor tabii. Ha bu arada, iki de çocukları var. Çok akıllı sağlıklı çocuklar. Ama çocuklar da babadan nefret ediyorlarmış.
Özel durumları pek fazla anlatmak istemedi ama uyumsuzluk sonucu öfkesini şiddet uygulamakla yatıştırıyor olduğunu anlamak zor olmadı..
Bir defasında beline su bidonu ile vurmuş, zor yürüyerek geldi işe. Ertesi gün gülerek konuştuk bu olayı. Neden mi? Böbrek taşı vardı, son zamanlarda epey sancı yapıyordu. Kabak çekirdeği iyi dediler, sabahları bir avuç yemeye başlamıştı. Bu şiddet uygulaması sonucu taşlar düşmüş ve sancıdan kurtulmuş. Hiç değilse bir işe yaradı su bidonu şiddeti diye ağlanacak duruma gülmüştük.

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

En kötüsü de bir akşam yine kavga sonucu, kızcağızı Tuvalete kitlemiş , sabaha kadar açmamış kapıyı.. Bu nasıl ceza, bu nasıl bir gaddarlık. .
Tabi bu olay bardağı taşıran damla oldu.
Artık ben dert ortağı olmuştum her sorunu anlatıyordu.
Bu adamda mutlaka kurtulmalıyım, bir plan yapmalıyım dedi. Birlikte fikir ürettik ve karar verdik. Ben de yardım edersem kurtulabilirdi. .
Eşi bir süre için geçici görevle başka bir şubeye gönderilecekti, biz de bu arada sekreter kızımızın tayinini, baba evinin bulunduğu başka bir şehre, çıkarıp buradan kaçıp gitmesini sağlayacaktık.
Ben yönetimde olduğumdan, ilgili birimlerle konuştum, olayın dayanılmaz olduğunu onlarda gördü ve yardımcı oldular. Naklen tayin işlemlerini hızlı bir şekilde yaptık. kimseye duyurmadan, kimseye adres ve bilgi vermeden kaçıp gidecekti. Kendi isteği ile İşten ayrıldı, nereye gitti bilmiyoruz diyecektik, biz de.

Plan aynen gerçekleşti, işten ayrılışı ve naklen atama evrakını elden aldı, evden de küçük bir kamyonete sığacak kadar kendine ait özel eşyalarını , çok sevdiği birkaç eşyayı ve çelik tencerelerini alıp evden ayrıldı. Babası kol kanat gerdi. Kızına ev açtı yardımcı oldu. Göreve başladı orada. Yeni işinde çok mutlu oldu.
Eşi geçici görev sonrası döndü. ,evi görünce anladı tabii. Hemen bizlere sordu nerede, nereye gitti diye.. Bilmiyoruz, işten ayrıldı dedik.
Bir süre sonra boşanma talebi geldi kızın Avukatından… Boşandılar.

Tüm aile çok mutlu oldu . Çocuklar da huzurlu bir evde büyüdüler. Okudular meslek sahibi oldular.
Bir hayat böyle kurtuldu. Babanın desteği de çok önemli tabi.

Eşinden şiddet gören kadınların çoğu bu kızımız gibi şanslı değil ne yazık ki. Bir kısmını baba evi kabul etmiyor, kocandır, sever de döver de diyor. Bazıları da baba evine sığınıyor ama şiddet mağduru olmaktan kurtulamıyor. Ben istemeden boşanamazsın, diyen koca, mahkeme kapılarında, evinin sokağında, her hangi bir yerde. bazen çocukların gözü önünde, ayrılmak isteyen karısını dövüyor, tehdit ediyor ve çoğu da öldürülüyor.

Evlilikten de öte sadece arkadaş olmuş veya sevgili olmuş ama anlaşamadığını görünce ayrılmak istemiş diye birçok genç kızımız da ne yazık ki bu cani ruhlu erkekler elinde can veriyor.

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Son zamanlarda Kadın Cinayetleri o kadar çoğaldı ki, günde üç kadın öldürüldüğü tespit edilmiş. Korkunç ve çok acı bir istatistik bilgi.
Kadın bir anne, kadın kardeş, evlat, eş, arkadaş.. Toplumun kanayan yarası ne yazık ki kadına şiddet. Bu konuda annelere büyük iş düşüyor bence. Erkek çocuklarını yetiştiren anneler, küçük yaşlarda yapılan yanlış eğitim, erkeğin egosunu çok fazla şişiriyor. Ben ne dersem olur. Ben ne istersem yaparım duygusu yerleşiyor. Oyuncak diye ellerine tabanca vermek de bence çok sakıncalı. Ayrıca yasalar da daha ağır olmalı, caydırıcı cezalar uygulanmalı.

Kadınların daha özgür olacağı, ayrıldığı eşinden, sevgilisinden korkmadan yolda yürüyebildiği, öldürülürüm, duygusunu yaşamadığı günleri özlemle bekliyoruz. Kadınlarımız daha güzel bir dünyayı hak ediyorlar.

Tüm kadınlarımıza selam ve sevgiler.

Sevil Ağtaş

Sevil Ağtaş son yazıları (Hepsini Gör)

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Babalar Günü Nurettin Şenol

Babalar Günü Nurettin Şenol

Deneme

3 Yorumlar

  1. FEVZİYE ŞİMDİ

    Ülkemizde ne yazık ki hiç gündemden düşmeyen bir konu. Kadına şiddet uygulayanlara ciddi bir ceza verilmediği sürece bunun devam edeceği de ortada. Sizin de belirttiğiniz gibi aile desteği çok önemli. Ülkemizdeki gelinlikle çıkıyorsun kefenle döneceksin sözü yok edilmedikçe, kadınlara gereken değer verilmedikçe bu böyle sürüp gider. Teşekkürler güzel yazınız için.

    1
  2. NURETTİN ŞENOL

    Ruhsal yönden hastalıklı toplumların sorunlarından biri. Kadına şiddet; her türlü baskı altında yetişme, gelenekçi toplum anlayışı, İnsan Hakları Evrensel Bildirisine imza koyup unutan devlet yöneticileri yüzünden günden güne artmaktadır. Gerici düşüncelerin koyu karanlığı kadını insan saymanın dışına çıkarmıştır. Eşitlik yasalarını ve kadını koruma sözleşmelerini yok sayan yönetimler kadına şiddeti ödüllendirmektedirler. Eğitilmiş insan bir toplumun sigortasıdır. İyi eğitilmiş insanımız azaldıkça bu sorunlarımızın derinleşeceği açıktır.

    1
  3. Ülkenin en büyük kanayan yarasını dile getirmişsiniz. Kadına şiddete hayııır !

    0

Bir cevap yazın