Kadına Şiddete Son Refika Doğan

O kadar abuk sabuk nedenlerle örselendi ki kadınlarımız bu ülkede ve özellikle de doğu toplumlarında…

Tanıklıklarım ayrı bir sızı…

Bu nedenle ilk olarak aile içinde başlayacak eğitim ve sonra sağlıklı yasalar ve sağlıklı yöneticilerin -toplumun her kesimini temsil eden STK’nın beklenti ve düşüncelerine de yer vererek -eşit, kapsayıcı, her kesimden yurttaşın erişebileceği bir eğitim sistemini aktifleştirmesiyle bilimsel, sanata ilgili nesillerin, gelecek kaygısı taşımadan özgürce karışıp kaynaşabileceği bir eğitim sistemine hızlıca geçiş…

Coğrafyamızın özellikle doğu ve güneydoğusunda hâlâ etkin olan ağalık-şeyhlik gibi feodal anlayışların ortadan kaldırılıp, (coğrafyanın bölgesel özellikleri gözetilerek) toprak reformu ve gerçekçi tarım politikaları ile köylünün kendi toprağını işlemesine, önündeki engellerin kaldırılmasına öncelik verilmeli…

Var olan fabrikaların korunup yenilerinin açılmasına imkan tanınarak üretimde kendine yeten, dışa bağımlılığı asgariye indirip, doğru politikalarla (hele ki çok özen ve önem isteyen tarım politikaları) hakkaniyetli istihdam alanları yaratarak kendi potansiyelini ortaya koymalı…

Eğitim karma olmalı ve sekiz yıllık zorunlu ilköğretimin ardından ortaöğretimde(Lise) yaşamın gerçekleri ve çocuğun yetenek ve ilgi alanlarıyla örtüşen eğitim anlayışıyla hemen uygulamaya geçilmeli. Meslek liseleri “ kadın-erkek ayırmaksızın” özendirilmeli. Bir ülkenin kalkınması başta eğitim olmak üzere bütün yaşamsal alanların dikkate alınıp formüle edilmesiyle mümkün olur. Sanayii de bu formülün etkin faktörlerinden biridir. Kalifiye işgücünden yoksun bir ülkenin gelişmesi aksak/eksik demektir.

Doğru yapılan planlamalar ( nüfus planlaması da dahil) ve siyaset/partiler üstü “hukuk” ve hukuk anlayışının üstün kılınarak ayrımsız yaşama geçirilmesiyle de bütün bu doğru yapılmış kalkınma planlarının ülkeyi ve toplumu ileriye götürmesine; böylece gelişmiş ve saygın demokratik ülke/toplumlarla koşut bir seviyede anılarak barışık bir yaşamın kapılarını aralamasına engel bir gerekçe de söz konusu olmaz.

Böylece her yurttaş asgari geçimini daha insani ölçeklerde sağlayarak, “ kadın-erkek” ayrımıyla kafasını bulandırmayacak, “yurttaş” tanımı ve sorumluluğuyla özgüvenli bir şekilde sosyal ve ekonomik yaşamın içinde yerini alacak, sağlıklı nesiller yetiştirerek ardından gelecek gençlere de sağlıklı yaşam alanları sağlanmış olacak.
Elbette çok zor değil bütün bu yazılanlar. Sadece kişisel veya belli bir kesimin menfaatine dönük anlayış ve yaklaşımlarla köstek olunmasın yeter!
Kaldı ki kadının da erkeğin de takip edeceği yolu ATATÜRK’ümüz ta o yıllardan tarif edip göstermiş, anlayana…

Anlayanlar anlamayanlara sabırla ve inançla anlatmaya çalıştıkça açılacak o kapalı veya yarı kapalı yollar illaki!

Hayatın akışı gereği yol da bitmez yolcu da…

5

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Sandık Yarası – Şehriban Tuğrul (Sesli Öykü)

Sesli Öykü

Bir cevap yazın