Serdar Özkan – Kayıp Gül

Adını Efes’teki Artemis’in nam-ı diğer adı Diana’dan (Okçu tanrıçası; okunu ansızın gelen tatlı bir ölüm için kullanan) alan kıza, annesi ölmeden bir gün önceden bir mektup bırakmıştır. Mektubunu ölümünden sonra açmasını tembihlerken, ayrıca “Ona ve kendine iyi bak. Eşsiz biridir o” diyerek gizemli bir söz söylemiştir. Diana o kişinin kim olduğunu ısrarla sormasına karşın öğrenememiştir.

 

Önlenemez hastalığını yenemeyen anne uzun vasiyet mektubunda özetle: “Daha önce ölmüş olduğunu söylediği babasının aslında ölmediğini, ayrılırken ikiz kardeşi Mary’i de alıp gittiğini, yıllardan beri haber alamadığını” belirtmiş ancak arkasından “Son zamanlarda hastalığını babasından öğrenen Mary’den mektuplar geldiğini, kendisini görmeye geleceğini söylerken mutlu olduğunu fakat son mektubunu ise endişe verici bulup üzüldüğünü” eklemiştir. Kardeşinin mektuplarını sakladığı kutuyu ve anahtarının nerede olduğunu not düşmüştür.

Olaylar bu mektup sonrası hızla gelişmektedir. Kardeşi Mary’in mektuplarını bulup sırasıyla okuyan Diana ilginç bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Kardeşinin nerede olduğuna ilişkin bir ipucu yoktur.  Güllerle konuşabildiği gibi şaşırtıcı, derinlere gizlenmiş, masalsı, ama bir o kadar da gerçek olan dünyasını en yakınlarıyla paylaşmadığı sanılan kardeşini bulmak Diana’nın sorumluluğuna girmiştir. Yalnızca “Zeynep” ve “Sokrates” isimleriyle sınırlı eldeki kısır bilgi ile bakalım sonuç alabilecek mi?

Mary’nin mektuplarından gizemli bir gülü bulmak için babasını da terk ettiği görülüyor.  Kitap; Diana’nın ikizinin izinden San Francisco’dan İstanbul’a, güllerin ve düşlerin dünyasına uzanan yolculuğu anlatıyor. Maceralı aramalar sonunda İstanbul’da bulduğu Zeynep Hanım: ”İkizi Mary’i tanıdığını, güllerle konuşmayı kendisinin öğrettiğini, yakında ziyaretine geleceğini, o gelinceye dek istediği disiplinden ayrılmazsa ona da ‘Gülleri duyma aritmetiği’ni kendisine öğretebileceği” sözleri ile Diana’yı yeni bir düş dünyasına sürüklüyor.

Eşim Fuat’ın önerisi ile okuduğum Kayıp Gül’den çok keyif aldım. Arka kapakta çoğunluğu yabancı yorumcular da övgü dolu sözlerle beğendiklerini belirtmişler.

Kayıp Gül romanı, 1975 doğumlu Serdar ÖZKAN’ın ilk romanı imiş. Timaş Yayınları tarafından 2011 yılında 19. baskısı yapılmış. Bugüne dek 43 dile çevrilmiş ve 50’yi aşkın ülkede yayınlanmış. Türkiye’de de haftalarca en çok okunan listelerin önlerinde hatta haftalarca 1 numarada kalmış.

Özetini tam verebildiğimi sanmıyorum. “Okunması gereken bir roman diye öneriyorum” diyerek bitiriyorum.

Nevriye KEYİK

24 Şubat 2021

 

NEVRİYE KEYİK
NEVRİYE KEYİK son yazıları (Hepsini Gör)
1

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Cafer Yıldız – Bir ömür Sevgilim Necla – Yazı: Fatmanur Caner

Yazar: Fatmanur Caner

2 Yorumlar

  1. Avatar

    Yüreğinize sağlık hocam.
    Okumadım.
    okumak isterim ama .
    Listeme aldım.

    0
  2. FUAT KEYİK

    Kayıp Gül ilginç bir kitap. “Acaba ne olacak ?” merakı ile kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Okumanızı öneririm
    .

    1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir