Kelebek – Henri Charriere

1972 yılı, il merkezine uzak bir ilçesinde ortaokulu da bünyesinde barındıran yeni açılan Lisede Matematik öğretmeniyim.

Orta birinci sınıflardan Lise ikinci sınıflara kadar ders programım ağzına kadar dolu. Ders hazırlıklarım gecenin geç saatlerine değin sürüyor. İlk ayların zorluklarını aşıp biraz nefes almaya fırsatım oldu. Bir gazetede gördüğüm kitapevinden yüz kadar kitap için istek yaptım. Bu listeye Kelebek de kondu. O yılların de beğenilen, okuru yoğun olan kitaplarındandı. Kapağının açık mavi ve plastik korumalı olduğunu anımsıyorum. Kalınca, kürek mahkûmunun kaçış atılımlarının sıralandığı kalmıştı aklımda. Sonraları armağan ettiğim kitaplar arasında uçtu gitti.

Kitabın e yayınlarından çıkan ilk baskısı

Yıllar yılları kovaladı. Kaygan zemin hızında yuvarlayıverdi zaman. Gelindi 2021’e. Yeniden masamın üzerine konmuştu Kelebek. Kitap kurdu arkadaşımız eşimle ulaştırmıştı okunması için gönderdiği kitaplarla birlikte. Bu kez yeniden daha geniş zamana yayarak anımsanmasını istediğim yerlerini de kayda alarak okudum.

‘Suçluyu kazırsanız altından insan çıkar,’ deniyor. Aynısını Terörist içinde düşünebiliriz. Suça ve teröre bulaşan kişiyi orada terk etmiş bir başka şans tanımamışız demek oluyor bu. Birey toplum devlet olarak kendimize düşen sorumluluklarımızı yerine getirmemişiz sonucu çıkıyor buradan. Savaş araç ve gereçlerine, açık kapalı A B C… tipi cezaevlerinin yapımına ayrılan paralar Eğitime ayrılanı kat kat solluyor ne yazık ki. Yapılan incelemeler insan gelişimi ve karakterinin ana rahmine düşmesinden itibaren başladığını, ananın somut soyut yaşadıklarından etkilendiğini açıklıyor. Su moleküllerinin uygun ortamda daha düzgün ve doğal sıralandığı yapılan deneylerle ortaya çıkartılmıştır. Her canlının da hücre yapı taşlarından oluştuğunu düşünürsek, ortam ve çevrenin etkileşimi çok önem kazanıyor.

10-16 Şubat 2021 zaman aralığında KELEBEK kitabını bir kere daha okuduğum. Bazı satırlarını koyarak ( “ “ içi bölümler ) tanıtıp, düşüncelerimi paylaşmak isterim izninizle.

KELEBEK HENRI CHARRIERE E YAYINLARI

DOKUZUNCU BASIM:2014 569 SAYFA

“Kitabım bir gün okur bulabilirse, duyduğum heyecanı, o akıl almaz kendimize saygı izlenimini gerekli duygusallık ve ustalıkla anlatacak kadar “aydın” bir kişi olmadığımı anlayacaksınız.”

Kendisini böyle tanıtmasına karşın; işlemediği cinayet nedeniyle müebbet kürek cezasına çarptırılmasıdır onu defalarca kaçma girişimine iten neden.

Bunları kanatlanıp uçmakla değil, kaçış planlarını günler aylarca geceli gündüzlü düşünür kurgular, hazırlanır fırsat oluşuncaya kadar süzerek yapar. Yaşadığı her zorluk ve kolaylık yeni deneyimlerine ışık tutar. Yaşadıklarına bizi de tanık eder. Onunla sevinir onunla üzülürüz. Kendine olan güven ve dürüstlüğünü çevresine de kanıtlar.

Her kaçış gücüne, önceleri alacağı intikamı dayanak yaparken; sonraları gözlem ve değerlendirmeleri yaşadığı mutluluklar değer bulma güven ve önemsenmenin özgürlükle gerçekleşeceğine inancıdır.

“Tanrı sana karşı cömert davrandı: “Sen kendine yardım et, ben de senin yardımcın olurum” dedi. Her bakımdan yardımcı olduğun gibi, başka insanları da kurtarıp özgürlüğe kavuşturmana fırsat verdi, işlediğin bütün bu günahların sanıldığı kadar çok ağır olduğuna da inanma. Toplumun üst kademelerinde yer alan seninkilerden çok daha büyük günahlar işleyen nice insan var. Yalnız onlar, insanların adaleti tarafından verilen ceza ile senin gibi, yücelme imkânı bulamadılar.”

“İnsan başkaları hakkında kötü şeyler düşünmüyorsa iyi ve dürüst demektir.”

“-Doğru, haklısın. Özgür olmayı damlalıktan akıtarak öğreneceğiz, böylesi daha iyi.”

Henri Charriere

Toplum tarafından suçlu sayılan bir özgürlük savaşçısının her yenilgiden yeni kazanımlar çıkarıyor kendince. Bir sonrakinde baraj kapağında püsküren su gücünde dirilerek; kaçışının kanatlarıyla taşıyor bizi Kelebek kitaplarının satır aralarına. Okunmaması haksızlık olur böylesi mücadeleleri sürdüren ve can verenlere.

Yürekleri bu yolda bitimsiz çarpan tüm canları saygıyla selamlıyorum.

Fevzi Keyik 26 Şubat 2021

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Atatürk Aydınlığı Ethem Arı

Deneme

9 Yorumlar

  1. FEVZİYE ŞİMDİ

    Rahmetli babamın biz çok küçükken toplu olarak alıp getirdiği kitaplardandı. İsmi dikkatimi çekmiş ve hemen okumak istemiştim, babam engellemişti. Daha sonra ortaokul çağlarında okudum. Hatırlatmanız için teşekkürler.

    0
  2. NEZİHE ŞİRVAN

    Severek okumuştum, uzun yıllar kütüphanemde gözümün önünde durdu, sonrası başkalarının da hakkı olduğunu düşünerek birilerine verdim. Hatırlatmanızdan ötürü teşekkür ederim. Her devirde okunmasını önemli buluyorum.

    2
  3. Mustafa Kucukcakan

    Hayatim boyunca en cok etkilendigim kitaplar listesine girer kelebek. Lise yillarinda okudum ancak bu kadar guzel yazilan nadir yasam oyukusunden biri. Bir bas yapit. Kurek mahkumu olmadan once hakime soyledikleri : Suratinabtukurecegim ancak tukmugum kirlebecek ! Bu dunyadan gecen herkese birkelebek olmali . Tesekkurler

    5
  4. Hüseyin Sert

    Kelebek kitabını okumadan önce filmini seyretmiştim. Sonra kitabını da okumuştum….Emekli olmadan önce işyerimizin yanına pazar günleri kurulan bit pazarını her hafta dolaşır okuyabileceğim 3-5 ilginç kitap mutlaka bulur alırdım. Nasıl almayayım canım kitaplar kurulan sergilerde 1-2 tl ye satılırdı. Okunmuş çöpe atılmış veya okuduğu kitapları getirip satanlarda bulunurdu..5 yıl kadar önce KELEBEK i görünce dayanamadım aldım. Daha sonra kitabın devamı olan BANKO’yu almak istemiş 2.elini bulduğum sahaf 20tl fiyat biçince almamıştım

    2
  5. SERDAR HAKYEMEZOĞLU

    Emeğinize, kaleminize sağlık. Çok erken yaşlarda okumuştum. En çok da Kızılderi’li kız kardeşleri bırakıp gitmesine üzülmüştüm. Orada ölene kadar mutlu, sakin, huzurlu yaşayabilirdi. Ama terk edip, gittiği yerde batakhane açtı. Sonuçta o çevrenin insanıydı. O kadar çile, üzüntü çektikten sonra, cezaevinde insanların her türlü düşüklüğünü gördükten sonra, benim düşünceme göre kavuştuğu yer onun için bir cennetti. Ama Henri’ye yetmedi. Arkasında iki eş birden bırakarak, çekti, gitti.

    2
  6. SİBEL KARAGÖZ

    Orta son ya da lise bir de okumuştum etkisinden bir hayli kurtulamamıştım, büyülenmiştim adeta insan nasıl olur da yılmaz, vazgeçmez artık suç, ya da her ne sebeple oraya atıldıysa da kabul etmiyor ve özgürlüğüne koşuyor bu beni çok etkilemişti sonra filmini de seyretmiştim ve hep aklıma gelir sürüye , sürü zihniyetine katılmayan sorgulayan ve bir müddet sonra da anlatmanın faydası yok deyip kaçmak için yollar araması, ne güzel bir hatırlatma oldu … 🙏🙏

    4
  7. “Suçluyu kazırsanız altında insan çıkar.” Aslında çokça şeyin kısa özeti. Olayları nedenleriyle birlikte incelemeyip sadece yönlendirmelerle işin kolayına kaçarsanız o yanlış algılama hep devam eder demektir. Okuduğumuz kitapta da kahramanımız işlemediği bir suçtan mahkûm ediliyor. Belki o gün herkesin gözünde bir katildi ama gerçek öyle demiyordu. O nedenle ön yargılar çok zor değiştirilebilen düşüncelerdir. Dünya klasikleri arasında hemen akla gelen bir başyapıttır KELEBEK. Teşekkürler.

    3
  8. Fatmanur Caner

    Tanıtım güzeldi öğretmenin. Bu kitabı okuduğumda beni büyüleyen, bir insanın hiç tükenmeyen gerilemeyen azmiydi. Öyleki, roman ilerledikçe kahramanın hapishaneye niçin girdiği suç ve ceza adaleti gibi kavramları da bir tarafa bırakıp sadece bu hayranlığa kilitlenmiştim. Çok önemli bir roman. Sağolun varolun

    4
  9. Okuduğum hayli zaman olmuştur benimde.Bende iz bırakan kitaplardan biridir.Cok severek okumuştum.Tekrar hatırlattığıniz için teşekkürler. Filmi de çevrilmişti.

    4

Bir cevap yazın