Korku Sevgi Ethem Arı

Korku ile eğitilen insanlar, korku öğesi (Tanrı, Başkan, ebeveyn, müdür, öğretmen, günah) bir biçimde ortadan kalkınca her kötülüğü yaparlar. Toplumsal düzenin sağlıklı işlemesi için konulan kuralları-yasakları inatla çiğnerler. Bunu yapmakla çocuklukta korkudan kazanamadıkları özgüvenlerini kazandıklarını, eğitimleri sırasında korkutuldukları otoriteye başkaldırdıklarını sanırlar. Ucuz kahramanlık peşinde koşarlar. Kişiliklerini kazanamazlar. Özbenliklerini (egolarını) denetleyemezler. Ayakları yere sağlam basmaz, hatta hiç değmez bile. Özbenliklerinin peşinde koşarlar. Eleştiriye katlanamaz, onur sorunu yaparlar. 

Korku ile verilen eğitim doğru-yanlışın korku öğesi adına yapıldığı düşüncesini verdiği için eğitim alanlarca benimsenmez. Böyle yetişen insanlardan oluşan toplum, korkuya yönelik çözümler üretir. “Sallandıracaksın üç beş kişiyi, bak o zaman yaparlar mı? İdam geri gelmeli” gibi. Korku ile eğitilen toplumlarda karşı düşüncelere saygı, karşılıklı düşünce alışverişi olmaz. Böyle eğitilen bireyler demokrasi değil baskı yönetimi ister. Güce tapar, güçsüzleri ezerler. Korku ile eğitilen toplumlarda düşünce özgürlüğü olmaz, çevre baskısı yoğun olur. Düşünce özgürlüğü olmayınca felsefe olmaz, bilim gelişmez, bilim gelişmeyince işleyimbilim (teknoloji) gelişmez. Üretim olmaz. Üretimden çok tüketim olacağı İçin dışa bağımlı bir tüketim toplumu ortaya çıkar. Buna örnek İslam coğrafyasıdır.  

Sevgi ile verilen eğitimle öğretilenler yaşam boyu sürer. İnsanlar ortaya konan kural-yasaların toplum düzeni birey yararına olduğunu bilirler. Özsaygıları gelişir. Yaptıklarını başkaları görsün diye, toplum ne der diye yapmazlar. Doğrusu o olduğu İçin yaparlar. Biat etmezler. Sorar, sorgular doğrusunu bulmaya çalışırlar. Kolay yönlendirilmez, duygu, din sömürüsüne kanmazlar. Akılcı düşünürler, kandırılmazlar. Eleştiriyi dostça kabullenir, sorun yapmazlar. Sevgi ile çocuklukta insanların yetenekleri ortaya çıkar. Her çocuk yeteneğine göre eğitilir. Böylece her dalda yetenekli, yeterlilikli (liyakatlı) insanlar yetişmiş olur. Sanat gelişir, toplumun güzelduyusunu (estetik) etkiler. Düşünce gelişir, felsefe ortaya çıkar. Felsefenin ürettiği farklı düşünceler bilimi etkiler. Bilim, işleyimbilimi (teknoloji) üretir. Toplum üretime yönlendirilmiş olur. Bireyler tükettiklerinden çok üretirler. Ülke gelişir. Toplumsal gönenç artar. Buna örnek Batılı ülkelerdir.   

Dipçe: Eleştiriyi hakaret olarak anlayan, öz eleştiri yapmayan hiçbir birey, topluluk, toplum ilerleyemez. İlerleyemediği için değişimin saati geri işlemeye başlar. 

ETHEM ARI

12 Ocak 2021

ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)
1

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Datça Süslü Kadınlar Turu Haber: Esmeri Alev Ekebaş

Haber

Bir cevap yazın