Mustafa Kemal’i Atatürk Yapan Ethem Arı

İnsanlık tarihine şöyle bir göz attığımızda egemenlerin, başka bir deyişle iktidar erkini bir kez elde edenlerin bunu bırakmamak, saltanatlarını sürdürmek için her yola başvurduklarını görürüz.

“Mevlânâ’nın torunu Ulu Arif Çelebi, kendisine niçin Müslümanları (Karamanoğullarını) bırakıp Moğollara destek verdiğini soranlara “Günümüzde Allâh gücü ve kudreti Moğollara vermiştir. Biz Mevleviler onlara itaat etmeyi kendimiz için vacip görürüz” demiştir.”(1) Dedesi “Mevlânâ, Baycu Noyan için, “O Evliyaullâh’dan bir kişidir, fakat kendisi bunu bilmez” diyerek halkı Moğolara ısındırmaya çalıştığı görülmektedir. Moğollar’ın orucun faziletine inandıklarını ve oruç tutuyor olduklarına, hatta  atlarına bile oruç tutturduklarına etrafındakileri inandırmaya çalışmaktadır (1-237)”

“Ayrıca Moğol askerleri kutsal askerler, onlara karşı durmayın, istediklerini yerine getirin” diye fetvalar verdiği biliniyor. “150 yıl gibi çok uzun bir süre devam eden Moğol işgalinin Anadolu’daki zulmüne ve emperyalizmine karşı bir çok ayaklanmalar oldu. Bütün bu ayaklanmalar, Moğollar ve Moğol yanlısı yöneticiler tarafından çok şiddetli ve acımasız bir şekilde bastırıldı (1-236)”

Mustafa Kemal'i Atatürk Yapan     Ethem Arı

“İyi bilinen bir husustur ki, Osmanlı Devleti, Türkmen aşiretlerden olan Kayı boyunun Söğüt, Bilecik yörelerine yerleşip burada siyasi nüfuz ve kudretlerini genişletmeleri ve diğer Türkmenlerin de onlara destek vermeleri neticesinde kurulmuştur (1-260)”

“Osmanlı Devleti, istanbul’un fethini müteakip çok uluslu bir devlet haline gelince Devlet-i aliye, tedricen (aşamalı olarak) Türkmenlerin kontrolünden ve Türkmen zümrelerin (topluluk) hakimiyetinden çıkmış oluyordu. Türk olmayan etnik gruplardan olan kişiler devletin yüksek kademelerinde yer almaya başladılar. Katip Çelebi’nin de “Fezleke”sinde (kısa, özet yapıt) ifade ettiği gibi bir zaman devletin yüksek mevkilerinde hizmet veren bazı Türkmen ileri gelenlerin gaddareleri (silah ve üniformalanrı) ellerinden alınıp devlet hizmetinden uzaklaştırılmaları sonucunda Anadolu’nun çeşitli yörelerinde Devlet-i Aliye’ye karşı “Celali isyanları” denilen halk hareketleri başlamıştır (1-261)”

Cumhuriyet dönemi çok partili siyasal yaşamın ilk iktidarı olan Menderes’in ilk yaptığı Köy Enstitülerinin kapısına kilit vurmak, “siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyerek cehaletin sırtını okşamak oldu. Halktan yana olan iktidarlar halkı aydınlatmaya çalışırken, diğerleri cahil halkın sırtına binerek saltanatını sürdürmek ister. 68 yıldır Menderes’in devamı olduklarını söyleyen partiler, gerçekten de Menderes siyasetini izlediler, okullar, üniversiteler açtılar ana eğitimin içini boşalttılar. Böylece diplomalı cahiller yetiştirdiler. Dinsel duyguları okşayarak ne pahasına olursa olsun iktidarlarını sürdürme yolunu seçtiler. Çıkarları gerektirdikçe aflar çıkardılar. İmar affından bir örnek vermek gerekirse; vatandaş uygun olmayan bir yere uygun olmayan bir bina dikiyor. Bunun en başından engellenmesi, engellenemediğinde yıkılması gerekirken vatandaşın parasını alarak, uygun olmayan yere yapılan uygun olmayan bina kağıt üstünde uygun duruma getiriliyor. Sonuç olarak, o bina en küçük bir deprem, toprak kayması ya da kendiliğinden yıkıldığında altında bütün bir ulus kalıyor.

Mustafa Kemal'i Atatürk Yapan     Ethem Arı

Örneklerde görüldüğü gibi halk ister zulüm görsün isterse ölüm, ülke batarsa batsın egemenlerin biricik  amacı saltanatı sürdürmektir. Demokrasi egemenlerin bu gem almaz hırslarının önüne geçmek için icat edilmişti, 4-5 yılda bir yapılan seçimlerde iktidarları değiştirme olanağı sunuyordu. Türk halkı din sömürüsü ile cehaletini okşayanlara kanarak uygar ülkelerde çöplük olmuş keyfiler egemenliğini 68 yıldır aynı partiye oy vererek geri getirdi.

Yukarıdaki ölçüte (kriter) uymayan bir tek lider var. İktidar  tutkunu olmayan, halkını can kulağı ile dinleyen, bağımsızlık ve özgürlük tutkunu,  halkının aydınlanması, gönenci ve mutluluğuna bütün ömrünü adayan, saltanat, hilafet, saraylar, cariyeler, mal mülk bütün dünya nimetlerini göz ardı eden yalnızca Mustafa Kemal var. Bu yönüyle o, sadece lider değil, önder-liderdir.  Mustafa Kemal’i Türklerin atası anlamında Atatürk yapan işte bu eşsiz özelliğidir.

(1) – Prof. Mikail Bayram / Ahi Evren-Mevlânâ Mücadelesi, Nüve Kültür Merkezi Yayınları s.263-237-236-260-261-

Ethem Arı

 

ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)
3

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kadına Yönelik Bit(iril)meyen Şiddet... Müge Kantar Davran

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Anı

3 Yorumlar

  1. Hüseyin Sert

    Bir tarafta iktidarı belirli bir zümreden alıp halka veren birisi. Diğer taraftan halktan aldığı güç ile iktidara gelip, halkı umursamadan iktidarda kalmak için her yolu deneyenlerin, tarikatlara yeşil ışık yakan yandaşlarına her şeyi serbest bırakan bırakan yöneticiler. Ve okumayan cahil bir halk. Kaleminize emeğinize sağlık

    2
  2. Ethem Arı

    Ayşe Yılmaz Hanım, içtenlikli arkadaşım. Yorumların bana göre ç veriyor. Yazma hevesimi kamçılıyor. Bunun İçin sana minnettarım. Öte yandan böylesine okuyan, okuduğunu yerli yerince yorumlayan hemşehrim, yorumları gibi düzeyli yazılar yazabilir diye düşünmeden edemiyorum. Sağlıkla kal Ayşe Hanım.

    1
  3. Ayşe Yılmaz

    Ethem Arı arkadaşım yine çok güzel bir Atatürk yazısı okudum.Hamasete ve alıştığımız kalıplara değil gerçek Atatürk sevgisine dayalı derli toplu bir yazı.Emeginize sağlık.

    3

Bir cevap yazın