Nasrettin Hoca’lar ve Mevlana Ethem Arı

İki farklı Nasrettin Hoca karakteri mi var? Biri Moğol işbirlikçisi Mevlana ile savaşım veren Ahi Evran, diğeri fıkralarda eşeğe ters binen, göle maya çalan Nasrettin Hoca.

Mevlânâ’nın ölümünden sonra da Mevlevilerin Moğollarla iyi ilişkileri ve Türkmen ve Ahi çevrelere karşı düşmanca tutumları devam etmiştir.(S.240) Bu ahlaki anlayışlarından dolayı yukarıda da temas edildiği üzere Mevlânâ’nın torunu Ulu Arif Çelebi, kendisine niçin Müslümanları (Karaman oğullarını) bırakıp Moğollara destek verdiğini soranlara “Günümüzde Allah gücü ve kudreti Moğollara vermiştir. Biz Mevleviler onlara itaat etmeyi kendimiz için vacip görürüz” demiştir.

Prof. Mikail Bayram, Ahi Evran Mevlânâ Mücadelesi, Nüve Kültür Merkezi (S.262)

Anadolu tarihi boyunca egemen güçler kendilerine biat eden, güce tapan kişi ve örgütleri Mevlânâ ve ardılı Mevleviler gibi korumuş, kollamış, saraylarda ağırlamış, görkemli mezarlar yapmış; Nasreddin Hoca gibi halk önderi kahramanları unutturmaya çalışmışlardır. Bu yüzden halk önderlerinin birçok yerde mezarları, dilden dile aktarılan kahramanlık öyküleri ve fıkraları vardır.

Türk toplumunun en belirgin olumsuz özelliği değişime direnmesidir. Prof. Dr. Ali Demirsoy’un saptaması ile bizi AB’ne almamalarının biricik nedeni de budur. Prof. Dr. Mikail Bayram yukarıda kaynak gösterilen kitabından sonra linç edilmeye çalışılmış, çok güç günler yaşamıştır. Çünkü insanlar yanlış da olsa bir biçimde edindikleri düşüncelerini değiştirmiyorlar. Bu özelliğimiz siyasi parti tutmamızdan da belli değil mi?

Anadolu’da etnik ve dinsel çizgiler keskin değildir. Ebruli bir geçiş vardır. Hangisi nerede başlar, nerede biter belirsizdir. Bakın bu konuda Saygın Yağmur Say, “Seyyid Battal Gazi ve Külliyesi” adlı kitabında ne diyor: “İslam, Hıristiyan, Türk, Arap, Bizans vb. destansı roman ve kahramanların çizdiği kültürel çevre ve karakterler, birbirine son derece benzeşen öğeler taşır. Farklı gibi duran, değişik etnik ve kültür çevresinin ürünü gibi görünen bu kaynaklarda sadece kişi ve yer adlarının değiştiği gözlenir. Özde anlatılan kahraman ve onun çevresinde dönen olaylar hemen hemen aynı olduğu görülür.” Kültürel açıdan aynı coğrafyalarda yaşamanın birbirini etkileyen kültür alışverişlerinin olmasının yanında tarihi açıdan da benzer durumlar ortaya çıkar.

Karac’oğlan’ın Viyana Kuşatması ordugah yerleşmesinde şiirleri bulunduğu gibi Bağdat Seferi konaklamalarında da şiirleri bulunmuştur. Bu demektir ki ozanlar şiirlerini “Karac’oğlan” diye imzalamaktadırlar. Bunun gibi 93 yıl yaşayan, Kayseri’den Denizli’ye kadar birçok ilde Ahi örgütleri kuran, kendisi ve örgütü ile 150 yıl süren Moğol işgaline direnen, bilgin filozof (Hace) Nasreddin farklı ayrı kültürlerde, farklı ayrı fıkra ve adlarla ortaya çıkmıştır.

Egemen sistemin Mevlânâ ve ardılı Mevlevi’leri gücetapar, biatçı oldukları İçin koruyup kollarken, Nasreddin Hoca gibi halk kahramanlarını unutturmaya çalışmıştır. Halk ise gönülden gönüle, dilden dile taşıyarak yaşatmaya çalıştığı kahramanları Nasreddin Hoca örneğinde görüldüğü gibi bir yerde mezar yaparak yaşatmaya çalışmıştır.

Dil ve tarih ulusları var eden, tarih içinde yürüten iki ayak gibidir. Dünü bilmeden bugünü doğru değerlendirmeyiz. Bu açıdan Pertev Naili Boratav‘ın derlemelerini ve Prof. Dr. Mikail Bayram’ın 13. Yüzyıl Anadolu araştırmalarını da önemli görüyorum.  

Ethem Arı

ETHEM ARI
İzlemek için
ETHEM ARI son yazıları (Hepsini Gör)
1

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Datça Süslü Kadınlar Turu Haber: Esmeri Alev Ekebaş

Haber

Bir yorum var

  1. Egemen sistemin Mevlânâ ve ardılı Mevlevi’leri gücetapar, biatçı oldukları İçin koruyup kollarken, Nasreddin Hoca gibi halk kahramanlarını unutturmaya çalışmıştır. Halk ise gönülden gönüle, dilden dile taşıyarak yaşatmaya çalıştığı kahramanları Nasreddin Hoca örneğinde görüldüğü gibi bir yerde mezar yaparak yaşatmaya çalışmıştır.
    Dediğiniz gibi ebruli geçişler..
    Muhteşem ..Emeğinize yüreğinize sağlık arkadaşım.👌👏👏

    1

Bir cevap yazın