Notlar ve Fotoğraflarla Gizemli Çin – 2. BÖLÜM Nurettin Celmeoğlu

ÇİN MEMLEKETİNDEN

MANZARAYA İNTİZAR

 Cenab-ı Kibriya lutfeyledi, ahir ömürün bir yerinde “Çin” mi desek, “Çinistan” mı desek, yoksa “Çini ma çini” mi desek, dünyanın üçüncü en büyük memleketini görüp gezmeyi nasip ve müyesser kıldı… Keremine binlerce şükür!..

9.6 milyon kilometrekarelik bu memleketten daha büyük toprakların biri Rusya, diğeri Kanada. Gene de, dünya karalarının 15’te birine sahip. 22 bin kilometrelik sınırı, 18 bin kilometrelik sahili ile, etrafında 40 bin kilometrelik hat teşkil olunmuş ki, ekvatorun uzunluğa da bu kadar zaten…

Hadi bir bilgicik daha; toplam 6546 adası var…

6 BİN 546 ADASI VE DAHİ

DÜNYA’DA ÇİN MODASI!..

Duymayan okumuştur; okumayan işitmiştir ki, günün her hangi bir salisesinde ve kürre-i mükevvenat’ın, yani evrenin herhangi bir yerinde insanlardan bir bitanesi ya Çinli sayısından yahut ta Çin malı istilasından bahsedicidir… Yani ki, bir süredir dehr-ü-deryada bu memletten, yahut ta müstahsalatından, yani üretimlerinden bahsetmek (İN) oldu. (İn) demek de yaygın moda anlamındaki moda sözcük; bir bakıma, Türk kaşığı ile İngiliz köftesi yemek gibi bir şey ama, bazı bir entel televizyonlarımız ve dantel dergilerimiz ile gazetelerimiz böylesini çağdaşlık görüyor. Alay etmek gibi olmasın, biz de uyduk hazır olan zırvaya…

Bir araba laf ettik te ne dedik?

Hiç!..

Halbuki, diyecektik ki, işbu Çin Memleketinin 6 bin 546 adası var. En büyüğüne Tayvan diyorlar; yıllarına da hayvan diyorlar: “at yılı”, “köpek yılı” falan gibi yani…

PEKİN ÖRDEKLERİ: Dünyanın üçüncü en büyük ülkesinde yüz binlerce dönüm ovalık araziler özellikle ördek yetiştiriciliği için düzenlenmiş. Kentler arası kara yolculuğunda fazlasıyla rastlayabiliyorsunuz.

 

Son senelerde bişey daha diyorlar ki, işte bunu diyenlerin sayısı her saniyede biraz daha artıyor: “Dünya ile entegrasyon içinde çağdaş yaşam” diyorlar…

Demekle kalmıyorlar, bunu ideal tutup gerçekleştirmek için de öyle bir çalışıyor, öyle bir ter döküyorlar ki, siz deyiniz “aşk ile”, biz diyelim “vecd ile..”. Sonunda, daha düne kadar kravatsız, gömleği yakasız, yaşamı küllümin (tamamen) cakasız olan Çinli, bugün gömleği yakalı, üstü-başı fiyakalı olmazsa bırakın sokağa çıkmayı, pencereye bile yaklaşmıyor. Yani, Çinli demek, “çağdaş ve bahtiyar” demek… Bize rehberlik ve ev sahipliği yapanların gösterdiği Çin böyle. Bir de bizim gezip görmeden, hakikate ermeden duyup bellediklerimiz var ki, o cepheden bakıldığında da, Çinli demek, “ilkel ve genç yaşta ihtiyar” demek… “Nasıl oluyor bu iş” diye sorup sual eyleyecek olursanız, bizahmet bundan kelli yazacaklarımızı da lutfedip okuyuverin.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ALANI: Burası daha yeni boşaltılmıştı. Devletten kağıt gelmiş sakinlere: “Mahallenizde kentsel dönüşüm yapılacak. İki ay içinde size tahsis edilen filan adresteki eve gidin. Bitince döneceksiniz” gibi bir yazı. İtiraz yok. Millet kuzu kuzu yeni adrese gidiyor ve iş tıkır tıkır yürüyor. Ben Adana’daki kentsel dönüşüm tabelalarına bakınca içim kan ağlıyor. Daha yeni bitmiş bahçeli evleri bile yıkıp yıkıp apartman yaparak rantsal bölüşüm filan yapılıyor sanki.

 

28 KATLI LÜKS OTELDE

KOMPLEKSE KAPILDIK!

İhtişamda yekdiğerinden dehşet üç büyük kentte, Şencan, Caokin ve Guangcu’da 5 gün geçirip Pekin’e vardığımızda gün akşam olmuştu… Zaman tüneline duhul eyleyip Grek yahut Roma şatafatı ile karşılaşmışçasına sütunlu, kemerli bir antik revaktan içeriye girdik de, öncekilerle yarışacak kadar ihtişamlı bir otelin lobisinde olduğumuz belliydi.

MODERN ÇİN MİMARİSİ: Sağ tandanslı Başkan Durak’a göre, Mao Komünizmi kentleşme ve kent kimarisi adına bir zaferin temeli olmuş. Bolamadı meydan, bereketli caddeler dışında, uyumlu-ahenkli çağdaş binalar zarafete zarafet katıyor. İşte, Avrupa’yı kıskandıracak binlerce yapıdan sadece biri…

 

Asansörün kumanda panosuna göre yer altındakilerden maada yer üstünde de 28 kat vardı. Her şeyin otomatik, düğmelerin dokunmatik olduğu binadan ertesi sabah çıkarken bir de baktık ki sol yanımızda öyle bir heyula yükseliyor ki, şapkayı düşürmeden üst katlarına bakılamaz; mübareğin yüksekliği 300 metre (Yazı ile: YALNIZ ÜÇYÜZ METREDİR).

PEKİNDEKİ OTELİMİZ:  Aslında Çin Belediyeler Birliği’nin misafirhanesiymiş. Gerektiğinde otel hizmeti veriliyor. Çok yıldızlı pek çok otelde kaldım, burası da onlardan hiç de geri değil. Yer altı katlarını sayamadım ama yer üstünde 28 katı var. Sağındaki, solundaki gökdelenlere bakınca, bu muazzam yapı gecekondu gibi kalıyor.

 

Kat hesabına vurursanız, 100 katı aşkın olması gerekir. Neyse ki sağımızdaki böyleydi yalnız. Solumuzdaki mütevazıydı; topu topu 64 kat falandan oluşuyordu… Gene de, bizim otelin 28 katı gözümüzde ufalıverdi tabii!..

ÇEK-ÇEK: Bir görünüşü ile ihtişam ötesi varlık ve teknolojiyi çağrıştıran Çin’de, belli ki halkın yüzde 10’undan aşağısı henüz refah payından yeterince yararlanmamış. En lüks otellerin önünde bile görebildiğimiz ve insan gücü ile çalışan pedallı çek-çekler  bu kontrast gerçeğin ifadesi…

 

Çok değil, 30 yıl kadar önce Pekin’de tek-tük resmi motorlu araç görülebilirmiş. Bundan 20 yıl önce saymışlar ki, tam 1 milyon 600 bin vesait!..  Şimdiki sayı 5,5 milyonu aşmış. Gün başına 5000 yeni araç trafiğe katılıyormuş.

Uğurlu sayıları sekiz.  Örnek mi istiyorsunuz; buyurun size örnek: 2008 yılının 8’inci ayındaki 8’inci gün, saat 8’de olimpiyat meşalesini yakmışlar mesela… 

Uğurlu rakam olur da uğursuzu olmaz mı? Olur helbet!.. Alın size Dört!.. Dört demek dert demek olmalı ki, bazı bina ve otellerde 4’üncü katı bilmezler, 3’ten 5’e zıplayıverirlermiş…

BİR HAFTA KADAR SONRA ÜÇÜNCÜ BÖLÜMDE BULUŞALIM.

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Çanakkale Şehitlikleri ve Şehitler Abidesi Gezisi Şehriban Tuğrul

Gezi

4 Yorumlar

  1. Naciye Aktaş Koçak

    Çin, teknolojinin artık doğuda yükseldiği gerçeğini ortaya koyan büyümesiyle ve pazar alanlarını genişletilmesi açısından dünya ekonomisini elinde tutan diper dengeleri farklı arayışlar içine sokmuş durumda diye düşünüyorum.

    Çok keyifle okumamı sağlayan anlatımınızla bilgilendirici güzel bir gezi yazı dizisi. Emeğinize, yüreğinize sağlık hocam👏👏
    Sağlıkla güzelliklerle

    1
  2. Saygın Nurettin hocam, güzel gezi anısı için teşekkürler. Sanki Çin’i gezmiş oldum sayenizde. Kaleminize sağlık.

    3
  3. Fatmanur Caner

    En büyük adaya Tayvan, yıllarına da hayvan diyorlar . At yılı…..”Türk kaşığı ile İngiliz Köftesi Yemek”. Çin’ in vahşi kapitalizm icabı emek sömürüsünü anlatmak için yoksul çinliyi ” ilkel ve Genç Yaşda İhtiyar ” diye betimlemek. Daha bitmedi!…Pastadan çok mal kaldırmayı, ” Dünya İle Entegrasyon İçinde Çağdaş Yaşam ” diye ironik anlatım. Peki, diğerlerini de başka okuyanlar bulsun. Ama, bu yazım tekniği benim için baştacı. Bayılıyorum böyle anlatı yoluna. Düz anlatımdan daha akılda kalıcı olur bu okuduklarımız. Ben de yazıda seviyorum bu tarzı ama üstadım kadar iyi beceremiyorum o ayrı. Sağolun. Devamında meraktayım.

    3
  4. Nurettin Bey, kendinize özgü anlatım biçimiyle Çin’e gitmiş, sizinle birlikte gezmiş gibi oluyoruz. Uygarlığın kaynağı Doğu mu, Batı mı tartışmalarında Doğu seçeneğinin öne çıkmasında eski Çin’deki buluşların katkısı unutulmaz. Yine, yeniden işleyimbilim (teknoloji) alanındaki ataklarıyla özellikle ABD’de Çinfobisi (sinofobi) doğmasına neden olacak kadar hızlı kalkınmaktadır. Sağlıkla kalın!

    3

Bir cevap yazın