Oblomov Zeynep Kıyak

Rus yazarları seviyorum. Bilmem Rusça’ya olan ilgim midir yoksa Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını, Tolstoy’un Savaş ve Barış’ını, Gorki’nin Ana, Benim üniversitelerim adlı eserlerini okuduktan sonra Rus yazarlara karşı bende gelişen bir sempati midir?

Bilemedim.

Bildiğim Rus yazarlara inceden inceye bir ilgimin olduğu.
Oblomov’u da okudum ve bitti.
Oblomov’u okuduktan sonra şöyle bir kendimi sorguladım:
Bende Oblomovluk var mı ya da ne kadar var diye?
Aslında herkes bu soruyu kendine sormalı.
Bence hepimizde az ya da çok biraz ya da kısmi, birazcık ucundan kıyısından oblomovluk vardır.
Bu kötü müdür, kitaptaki karakter olan İlya ilyiç’te öyle durmamış ama.
Ben sevdim kitaptaki Oblomov’u. Fazla hareketsiz ve amaçsızlığını değil belki ama sade ve duruluğunu sevdim.
Ruhunun gerçekçi yönünü ve naifliğini sevdim.

Oblomov  Zeynep Kıyak

Tabi Oblomovluk kötü bir şey.
Yani tek düze yaşayıp gitmek, hiç bir gayesi amacı hayatta olmaması kötü Oblomovluğun.
İnsanı hayata bağlayan şeyler olmalı ki bir bağlayıcılığı olsun hayatınızın.
Amaçsız bir insan bence hiçbir şeydir. Yaşar ve ne için yaşadığını bilmeden göçüp gider.
Amacı olmalı insanın. Fizyolojik amaçlarının yani sıra insanı mutlu edecek detaylar olmalı hayatınızda.
Mesela bir saksıya çiçek dikmek, hobiler geliştirmek, yeteneklerini keşfedip onun üzerine gitmek.
Bir dağa tırmanmak. Spor yapmak, yürüyüş yapmak, ya da sağlığına dikkat etmek, bunlar; hep bende varım hayatta demenin farkındalığı.
Bu da ancak istemekle ve gereklerini yerine getirmekle olur.
Hayat bir halı, kilim değil ki sadece basıp geçelim; hayat iniş çıkışları olan bir zirve.
Ya zirveye varmak için mücadele edersiniz, ya da tepeye varma yolunda hiçbir şey yapamadan tepetakla olursunuz.
Nasıl ki oturduğunuz yerde kimse size ekmek veremiyorsa,
Oturduğunuz yerde size mutluluk da, huzur da, sağlık da gelmez.

Kitaptaki karakter olan Oblomov ise bana göre biraz fazla saf ve fazla rahat olsa da buna rağmen bir şeyler kendisinde güzellik katmış olmalı ki,
İki asil kadını kendine aşık ettirecek kadar değil en azından Oblomovluğu , ve hatta sağlam bir dostu olan biri için bu biraz sempatiklik katmış Oblomov’a yani kitabın karakterine.
Onların sayesinde biraz daha yaşayabilmiş.
Ancak hayat böyle herkese her zaman bonkör değildir.
Böylelerin ancak kendine zararı olur.
Nitekim kitaptaki karakterde kimseye zararı dokunmamış, deyim yerindeyse bir karıncayı dahi incitmemiştir.
Ve fakat kendi durumu bir tek Oblomovluk olarak kendinde cereyan etmiştir.
Yani bir tek kendisine zararı olmuştur.
Kendisinin keyfini kaçırmıştır, sağlığını tehdit etmiştir.
Şimdi hem bu kadar zeki, ruhi güzelliği olan biri nasıl olurda kendi kendinin kurdu olur, kendini hiç bir amacı olmaksızın hayatın kollarına atar, ve o hayat ona hiç acımadan uçurumdan aşağı atar.
Demek ki insanının tutunduğu bir dal varsa; insan hayatta kalır aksi takdirde tepe takla olur hayat karşısında.
Ki nitekim Oblomov’da hareketsizliği, ümitsizliği, fazla tembelliği sebebiyle bu sadece kendisine kalp krizi olarak değil, sağlığını her geçen gün tehdit ederek, genç yaşında hayatına veda etmesine sebep olmuştur.

Zeynep Kıyak

ZEYNEP KIYAK
İzleyin
ZEYNEP KIYAK son yazıları (Hepsini Gör)
3

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kadına Yönelik Bit(iril)meyen Şiddet... Müge Kantar Davran

Kadına Şiddet Sevil Ağtaş

Anı

6 Yorumlar

  1. Avatar

    Şerif öğretmenim çok doğru.
    Kesinlikle dünya edebiyatında yeri sarsılmaz bir gerçekliğe sahipler.
    Yüreğinize bilincinize sağlık.

    0
  2. Şerif KAYA

    Rus yazarlar Dünya Edebiyatını lokomotifi sayılır. Her biri ayrı bir deha. Bu güzel inceleniz için teşekkürler “Küçük Çoban”

    1
  3. Avatar

    Teşekkür ederim Hüseyin bey ağabeyim.
    Okuma emeginize, bilincinize.

    0
  4. Hüseyin Sert

    Emeğinize sağlık. Kutlarım 👏👏👏

    0
  5. Avatar

    Teşekkür ederim Hatice hanım yorumunuz için.
    Okuma emeğinize ve bilincinize sağlık.

    0
  6. Hatice Altunay

    Kutluyorum emeğinize sağlık.

    0

Bir cevap yazın