Okuma Sevgisi ve Teknoloji Fevziye Şimdi (32. Katkı)

İstediğimiz gibi Türkiye’ye ulaşmanın başka bir yolu da çocuklarımıza kitap okumayı sevdirmekten geçmektedir. Okuyan insandan korkulmaz.

Çocuklarımıza, ne kadar erken okumayı sevdirecek olursak düşünmesini, olaylara tarafsız bakabilmesini sağlamış oluruz. Eğer okul öncesinden itibaren okumayı sevdirmeyi başaramadıysak ilkokul çağındaki çocuklarımıza okuma alışkanlığını sevdirmek zor olabilir.
Özellikle son yıllarda görsel medyanın çocuklar üzerindeki etkisini düşünecek olursak kitap okutmakta zorlanmanın ne kadar yüksek olacağını tahmin etmek zor değil. Filmlerin, dizilerin yeni yetişmekte olan çocuklar üzerindeki en olumsuz yönlerden biri ise oradaki karakterleri çocukların taklit etmeye çalışmalarıdır. Ne yazık ki bu olayı hepimiz gözlemlemekteyiz.

Kabul etmeliyiz ki çocuklar kitap okumayı ne kadar severse sevsin, önlerinde televizyon, bilgisayar ve telefon oyunları gibi alternatifler olduğu sürece, kitap yerine bunları tercih edeceklerdir. Çünkü oyunlar ve televizyon programları çocukların beyinlerinin çalışma mekanizmasını ele geçirip bağımlılık yaratacak şekilde düzenleniyor. Çocukların bu tür programları sürekli seyretmeleriyle kendilerini kontrol etmeleri mümkün olmamaktadır. O yüzden çizgi film, program, dizi seyir süresi velilerin kontrolünde olmalıdır.

Çizgi filmlerdeki cicili bicili, renkli, ve çocukların beynine empoze edilmiş çok güzel görünümlü karakterler her zaman çocukların dikkatini çekmektedir. Kitap seçimlerinde bile içeriğinden çok kapağındaki ve kitabın içindeki resimler ön plana çıkmaktadır. Birkaç yıl önce yayınevimin beni Alanya Çocuk Kitapları Fuarı’na davet etmesiyle yaşadığım olaylardan biri, fuara gelen çocukların kapağına bakarak kitap seçmeleri olmuştu. Televizyondaki popüler karakterler ve diziler ne yazık ki çocuklarımızı kitaplardan daha fazla etkilemektedir. Bununla başa çıkabilmenin yolu ise okumayı sevdirmekle olacaktır. Bu konuda ise özellikle ebeveynler bilinçlenmeli ya da bilinçli olan kişilerden yardım almalıdır. Çocukların, televizyon karakterleriyle kendilerini özdeşleştirmeleri engellenmelidir.
Kitaplarla duygu ve düşünce dünyaları gelişmeli, zenginleşmeli, farklı dünyalara yelken açmaları sağlanmalıdır. Bunu sağlamak için çocuklarımıza farklı konularda çeşitli kitaplar almamız gerekmektedir. Bu konuda etkin yayın yapan yayınevlerinden, çocuk kitapları yazarlarından, hâttâ çocukken kendi okuduğumuz kitaplardan yardım alabiliriz. O kadar yayının arasından mutlaka çocuklarımızın seveceği kitap türlerini bulabiliriz. Okuduğu kitapların onları mutlu etmeleri gerekir.
Çocuğa kitap okumayı sevdirmenin bir yolu da evdeki diğer fertlerin kitap okuması ve bundan keyif aldığını çocuğa hissettirmesidir. Çocukla beraber kitap okumak da etkili bir taktiktir. Çünkü o süreç zarfında çocuk anne, baba veya kardeşlerinden biriyle vakit geçiriyor olacaktır. Bu saatler çocuğun en sevdiği saatler haline getirilebilir. Okul öncesi zamanından itibaren beraber kitap okumak çocukların hafızasına yerleşir ve kitaba karşı da olumlu duygular beslemeye başlar.
Yaşı küçük olan, okul öncesi çağındaki çocuklara kitap okurken vurgulu sesle okumak, seslendirerek okumak, hareketli bazı sahneleri sırası geldiğinde canlandırmak kitap okumayı eğlenceli bir hale getirir. Kitap okuma saatlerinde okumayı aynı yerlerde yapmak, çocuğun sevdiği yiyeceklerden vermek de çocuğa kitap okumayı sevdirebilir.

Kitap okumak boş saatleri değerlendirmek olarak görülmemeli ve kesinlikle ceza olarak verilmemelidir. Teknoloji aletlerini kullanmak, onlarla vakit geçirmek, oyun oynamak, televizyon izlemek kitap okuma etkinliğinin önüne geçmemelidir. Çocukların, ellerine telefon istemeleri, yemeklerini çizgi film veya ellerinde telefon varken yemeleri yanlış davranışlardandır. Vakit geçirmek için telefon verilen ya da televizyondan çizgi film açılan çocukların aileleriyle görüşülüp bu yaptıklarının yanlış olduğu ifade edildiği zaman anne veya diğer ebeveynlerin en fazla söylediği şey ise “Çocuğum istiyor, onu kıramıyorum. Eğer eline telefon vermezsem ya da televizyonu açmazsam yemek yediremiyorum. Eğer çizgi film izleme sözü vermezsem kitap okutamıyorum.” sözleri oluyor.

Çocuklara istediği her şeyi yapmasının onun hakkı olduğu o kadar benimsetilmiş ki, istedikleri yapılmazsa mutlaka aşırı tepki veriyorlar. Elbette haklı oldukları zamanlar da vardır. Ama unutmamamız gereken şey ise, çocuğumuzun iyiliği için bizlerin de inandığımız şeyleri yapmamız en doğal hakkımızdır. Teknolojinin yararlı pek çok yönü olduğunu unutmadan dikkatli ve sınırlı kullanılmasını sağlamamız gerekiyor. Bu arada özellikle okumayı öğrenen çocuklarımızın kitap okumasını sağlamalı ve bunu alışkanlık haline getirtmeliyiz. Teknolojiyle fazla haşır neşir olan çocuklarımız için bunu tersine çevirmemiz gerekiyor. Okuması gereken bir kitabı veya parçayı okuduktan sonra televizyon izlemek veya oyun oynamak isteyen çocuğumuza ödül olarak bunu verebiliriz. Yalnız kitap okuma olayını kesinlikle zorlamadan, onu teşvik ederek yapmamız gerekiyor.

Çocukla beraber kitapçılara giderek, onun beğenisine uygun kitapları seçmesine yardımcı olabiliriz. Ancak bunun ayrı ayrı dezavantajları olabilir. Bunlardan birincisi küçük yaştaki çocuklarımız sadece resimlerine (hatta kapak resmine) bakarak seçim yapmak isteyecektir. İkincisi ise okumayı öğrenmiş olan çocuklarımız kendi yaş gruplarına ve beğenisine uymayacak, ona yararı
dokunmayacak kitaplar seçmek isteyebilirler. O yüzden yapacağımız şey öncelikle yaşına uygun olan ve ona belirli değerler katabilecek kitaplardan alarak onun evde ve odasında ulaşabileceği yerlere bırakmak olmalıdır. Çocuğun beğenisini kazanan kitapları öğrendikten sonra onunla beraber kitapçıya gitmeyi seçebiliriz. Çocuğumuz hâlâ kendisine uygun olmayan bir kitap seçiyorsa bir adet onun istediğini alabilir, diğerini ise yaşına uygun olanlardan seçebiliriz.

Önlerinde teknoloji olmadığı ya da kullanımları sınırlandırıldığı zaman çocuklarımızın öğrenmeye meraklı olduğunu görebiliriz. Bu meraklarını giderebilmek için etrafında kitap okuyan ve seven insanların olması yeterli olacaktır. Çocuklarımızla erken zamanlardan itibaren düzgün bir şekilde konuşur, onun yanlış kelimelerini düzeltirsek ve kitap okuyarak düşüncelerini geliştirmelerini sağlarsak kendilerini daha rahat ifade eden çocuklar yetiştirmiş oluruz. Kendini rahat ifade eden çocuklar ise daha mutlu, çevreleriyle daha uyumlu çocuklar olurlar. Her gün en azından on beş yirmi dakikamızı çocuklarımızla beraber kitap okumaya ayırmalıyız. Okul öncesi çağındaki çocuklarımıza kitapları okurken resimler üzerinden canlandırır ve daha sonra kendisinin masal anlatmasını isteyecek olursak iki üç sefer okumadan sonra çocuklarımızın resimlerle masal anlatabilmeye başladığını görebiliriz. Eminim böyle bir durumla karşılaşmak her anne babayı mutlu edecektir.

Zaman içerisinde çocuklarımızı değişik türdeki kitaplarla tanıştırmalıyız. Bunlara çizgi romanlar, dergiler ve şiir kitapları da dahildir. Kitaplar hepimizin olaylara bakış açımızı değiştirebilir, algımızı genişletebilir.

3

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Kadın Olmak Sevda Akyol Baştımar

Makale

Bir cevap yazın