Suzan Kuyumcu – Satılık Sevda

 

Yazarı, bu romanı gerçek yaşamları birbirine harmanlayarak gerçekleştirmiş gibidir. Çünkü okurken rastladığım üç farklı yaşamın kültürleri bize o kadar tanıdık ki, kurgu olamayacak kadar yaşamın içinden. Anne-babasız olan Sibel, yaşadığı yerin baskısından kaçar. Bayramlarda kurulan panayırlarda, adi otellerde çalışırken tacize, tecavüze uğrar. Bir pavyonda garsonluk yaparken Salman’a âşık olur. Onu zengin, saygın biri sanmaktadır. Uyuşturucu, hırsız, gasp, adam yaralama, cinayet, polislerle sıkça başı belaya giren aşiretin uzantısıdır Salman. Roman’ın bu bölümü Adana’da geçer.

Tuğgel Hanım, Sadık Bey çiftinin Meryem ve Nehir isimli kızları var ve İstanbul’da yaşarlar. Baba tır şoförüdür. Sinik bir yapıya sahipken karısı kültürlü, baskın karakterlidir. Kocasının başka çocuk istemediğini bildiğinden ondan gizli hamile kalır. Uzun süre saklar.

Aşiretin içine giren Sibel, Salman’ın karısı ve anası tarafından istenmez, korkudan kaçıp gitmesine de izin verilmez. Onu yetiştirerek kendileri gibi çalışması istenir. İşleri Tem yollarında şoförleri baştan çıkarıp paralarını çalmaktır. Bu işi yaparlarken çantalarından içi dışkı dolu küçük şişeyi eksik etmezler.

Kitapta ilerlerken; İstanbul’da yaşayan, kültür farklılığı hemen göze çarpan eğitimli bir ailenin içinde buluyoruz kendinizi. Daha sonra Urfa’lı bir aile… Üç kültürün harmanlanarak kurulan örgüsü bizleri hiç tahmin edemeyeceğimiz bir yolculuğa sürüklüyor.

 
 

“Sibel, içindeki zehri kusmak istercesine bildiği şarkıları ardı ardına sıralamaya başladı. Masada çıt çıkmıyordu. Sibel’in dudaklarından dökülen ezgiler, herkesi kendi yaşanmışlıkların içine gömüyor gibiydi. Masada bulunanlar, kendi geçmişlerine doğru akarken, tüm gözler büyülenmişçesine Sibel’deydi. Menekşe ablası bile, bu kadarını beklememişti. Acıyla başını sallıyordu. Sibel bulunduğu yerden, çevresindeki insanlardan o kadar uzaktı ki, farklı bir dünyanın kapısını açmış, içinde kaybolmak ister gibiydi. Yüreğinin feryadı, ezgilerin acısıyla besleniyor, bütünleniyor, bütün kâinat susuyor, pişmanlıklar, isyanlar, ruhundaki doludizgin savaş, gecenin karanlığını paramparça ediyordu. Boynundaki damarlar dışarı fırlamak istercesine hareketli, telaşlı, sabırsız… Kendi içindeki uzun yolculuğunda tökezlediği her an, gün yüzüyle buluşturmak istercesine yüzüne yansıyor, geriliyor, kasılıyor, kimi zaman yanaklarından yaşlar süzülüyordu. Sanki Tanrıyla buluşmuştu. Meditasyon yapan insanlara has kayboluşla, niyazlarını aktarıyordu.”

Aynı zamanda üçlemeler sınıfına giren bu eser, güçlü kurgusu, akıcı dil zenginliği ile oldukça dikkat çekici.

“Bacaklarına kadar inen ağrı onu soluksuz bırakana kadar dişlerini sıkmış, dudaklarını ısırmış kendini sıktıkça sıkmıştı. Sonrası karanlık. Hiçbir şey hatırlamıyordu. Hayır, hayır bir şeyler olmuştu, o her zamanki düşün içinde bulmuştu kendini. Bağırıyordu, ‘Yalvarırım, kesmeyin beni… Bırakın, bırakın diyorum size… Kesmeyin artık, canım yanıyor.’ İçinden kıtır kıtır sesler geliyordu. Biri kendini jiletle sıyırıyor, etini ince dilimler halinde ayırıyordu sanki. ‘İmdat… Kurtarın beni.’ Çatalın önündeki kadın birine işaret ediyor. ‘Tut şunu’ İkinci kadın iki eliyle onu yatağa yapıştırıyor. ‘Bu daha çocukmuş’ diyor. ‘Çantasındaki kimliği gördüm, iri göründüğüne bakma daha on beşinde’ “

Romanın güçlü örgüsü, üç farklı kültürdeki insanların yolunu bir şekilde kesiştirir. En çok yazım dilini zevkle okuduğum, edebi yönünü güçlü bulduğum bir yazar. Duygu-mantık çatışmasıyla geçmişi an/a taşıması, içinde bulunduğu olayla kaynaştırması ve daha birçok edebi özelliği ile son zamanlarda okuduğum en güzel yapıtlardan biridir.

Satılık Sevda… Suzan Kuyumcu tarafından yazılmış, 2019 Mart ayında Elfene Dünya Yayıncılıktan çıkan bir eser.

Satılık Sevda, okurken zevk aldığım, sizin de severek okuyacağınıza inandığım bir roman.

Yazarı sevgili arkadaşım Suzan Kuyumcu’ya sevgilerimle.

Sağlık ve esenlikle kalın.

Fevziye Şimdi

FEVZİYE ŞİMDİ
FEVZİYE ŞİMDİ son yazıları (Hepsini Gör)
0

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Cafer Yıldız – Bir ömür Sevgilim Necla – Yazı: Fatmanur Caner

Yazar: Fatmanur Caner

Bir yorum var

  1. SUZAN KUYUMCU

    Sevgili arkadaşım, teşekkür ederim. Sevgilerimle

    0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir