Sevda ve Özgürlük

Nisan’ın biri, Yılmaz Güney’in doğum günü.

Hani diyor ya; “Esir kaldığın yer, sevdiğinin yüreği ise özgürlüğün canı cehenneme.”

Keşke yüreği ve sevdası hep yan yana olsaydı. Muhtemelen büyük özlemiydi. Sevda ve özgürlük gerçekte ikiz kardeştir. Biri yoksa diğerinin önemi de yoktur.

Yılmaz; özgürlük ve sevda arasında büyük bir ironi yapmıştır. Yoksa sevda gibi özgürlüğün de kıymetini en iyi bilenlerdendir.

Bu iki değer arasındaki ilişkiyi biraz daha derinlemesine incelediğimizde; sevda ve sevgili uğruna ne Ferhat’lar, Şirin’ler, Aslı’lar, Kerem’ler, Memo ve Zin’lerin yıldızlar kadar parlak, zemheri kadar soğuk(!), boran gibi silip süpüren, acıklı, göz yaşlarını dindirmeyen öykülerini  biliriz.

Zor kavuşmaların imkansızlığını yaşayan ama umudu hiç tüketmeyen, derin uçurumlarda yeniden hayat bulan sevdalar da var. Sevda çoğu kez özgürlüğü önemsemez gözükür, oysa özgürlük varsa sevda yüreğin en ulaşılmaz derinliklerinde hep filizlenir. Yaşamak için direnir. Direncini hep canlı tutar. Bu da bir bakıma özgürlüktür.

En büyük şairlerimizden Nazım, Ahmed Arif, H. Hüseyin Korkmazgil’de hep büyük sevdalar yaşamışlardır. Nazım birden fazla yaşamıştır. Ahmed Arif; sevdiğine mektup gönderebilmek için inşaatlarda çalışmıştır.

Ama, hangisi özgürlük mücadelesinden geri durmuştur ki! Hatta özgürlük mücadelelerini hayatlarının merkezine koymuşlardır onlar.

Fİdel, Che Guveara’da özgürlük ve sevdalarını hep diri tutmuşlardır.

Fİdel Castro’nun aşkı;1959 yılında henüz 19 yaşında olan Marita Lorenz’dir. Sevdaları da 1959’un Şubat’ında  başlar. Süreçte çok karmaşık duygular yaşayan Lorenz,  Havana limanına, babasının gemisi ile demir attıklarında, bot ile kendilerine yaklaşanlar içinde en uzun boylu olan Fidel’i fark eder kısa sürede aşık olur ona.  İki ay sonra hamile kalır, sonrasında bebeğini düşürür bunun bir CIA operasyonu olduğunu düşünür.

Ailesi de bebeği Fidel’in istemediğine inanmış ve Lorenz’e hep bunu anlatmaya çalışmışlar.

Yıllar sonra, CIA, Lorenz’i  bebeğini Castro’nun  öldürdüğüne  ikna ederek, Fidel’i suyuna katacağı  ilaç ile zehirlemeyi önerir, uzun uğraşılardan sonra ikna edilir. Lorenz Havana’da yeniden Castro ile buluşur.

Fidel’in suyuna yüz kremi içinde getirdiği hapları katacakken, hapların  eridiğini fark eder. Telaşlanır ve kremi tuvalete atmak ister ancak  Castro tarafından fark edilir.

Castro, onun elinden yüz kremini alır, silahını kınından çıkartır ve Lorenz’e uzatarak, “hadi öldür beni” der. Bunun üzerine LORENZ aldığı silahın mermilerini çıkartır, silahı yere atar ve Castro’nun kollarına atılır. Bir özgürlük savaşçısının, sevdasını ne kadar önemsediğini göstermektedir bu olay…

Nazım mektubunun sonuna; herkese selam, sana “hasret” derken de;

“Biz; ince bel, ela göz, sütün bacak için sevmedik güzelim.

Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda.”

derken de hem sevdasını, hem de özgürlük mücadelesinin önemini ne kadar da güzel ifade etmiş değil mi?

Birde AHMED ARİF anlatır sevdasını…

Terk etmedi sevdan beni,

Aç kaldım, susuz kaldım,

Hayın karanlıktı gece,

Can garip, can suskun,

Can paramparça…

Ve ellerim, kelepçede,

Tütünsüz uykusuz kaldım,

Terk etmedi sevdan beni…

Ve….

Büyük özgürlük mücadelesi veren; Deniz’in, Mahir’in sevdaları ile ilgili çok bilgiye sahip değiliz, ancak Deniz Gezmiş’inde bir sevdiği olduğu söylenir. Fakülteden arkadaştırlar. O Deniz için, “söylenecek en güzel söz, henüz söylenmemiş olandır.” demiştir.

Deniz’de onun için; “ben seni unutmak için sevmedim” der.

Mahir ise tutkulu bir sevdadan sonra evlenir. Özgürlük mücadelelerini bir nebze de olsa biliyoruz.

Eminim ki güzel sevdaları mutlaka vardı.

Halk ve vatan sevgisi dışında, ne çok bilmek isterdik o yönlerini..

Keşke sevenlerin sevdaları ve yürekleri hep bir arada olabilseydi.

Belki Yılmaz Güney durumu farklı ifade ederdi..

Kısaca, sevda ve özgürlük ayrılmaz iki deli sevdadır, diyorum ama siz ne dersiniz bilmiyorum.

Kalın sağlıcakla.

CAFER KESKİN
CAFER KESKİN son yazıları (Hepsini Gör)
8

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Fakir Dedik Sürüldük/ Barış Dedik Öldürüldük… Hatice Altunay

Anı

7 Yorumlar

  1. Ayşe Yilmaz

    Duygu dolu bir yürek ister özgürlük savaşçısı olmak.Bu duygu dolu yürek sevdayı da bilir,kavgayı da.

    1
  2. Hüseyin Sert

    Yüreğinize emeğinize kaleminize sağlık.

    3
  3. Hatice Altunay
    Hatice Altunay

    Yüreğinize kaleminize sağlık.Özgürlük savaşçılarımızın ruhu huzurla uyusun. Kutluyorum.

    3
  4. Cengiz Bircan

    O güzel insanlar güzel sevdaları ile güzelliklere yelken açtılar kaleminize sağlık

    5
  5. Namık Cibaroğlu
    Namık Cibaroğlu

    Mahir’in “Hücresinde yazdığı şiirleri biliyoruz ama 1968’te yazdığı söylenen bir başka şiir daha vardır ki, Mao’nun Çan Kay Şek ihanetinden sonra yazdığı karanlık, yoğun, felsefi dizeleri hatırlatır.
    “Bulamayacaksın aradığını
    Bulamayacaksın aradığını bulanı
    Aradığını tanrı bile bulamadı
    Bulamadı ki insanı yarattı.”
    Maltepe çatışmasından sonra kaldığı hücrede, “ada”sında yazdığı dizelere kadar Mahir’in şiirle nasıl bir ilişkisi olmuş bilmiyorum. Ama hücre şiirlerinde jilet gibi bir militanlıkla, dizginlerini salmış bir hayalgücünün imgelerine tanık oluyoruz. Mesela o meşhur şiirde geçen “Şefkat Kakamço” kimdir, “Paspal Kurbağa Gonzales” nedir bilmiyorum, belki okuduğu bir romandan kalmıştır, belki kafasında yarattığı imgelerdir. Hasan Tahsin’den Che’ye, Sao Paulo’dan Kordonboyu’na, Siyah Orfe filminden Benerci şiirine telmihlerle dopdolu bir şiir. Dize işçiliği yok, çırılçıplak bir yürek var. Ama mesela bugün bile dergilere, kurumlara ve binlerce çocuğa isim olan bir “Ada” metaforu var ki bu yüreğin yalnızca bir kuramcıya, bir öndere ve bir savaşçıya değil, bir şaire de ait olduğunu görüyoruz.” (Barış Yıldırım- Gazeteport/2016/mahir-cayan-hakkinda-cok-sey-72918/)

    3
  6. Namık Cibaroğlu
    Namık Cibaroğlu

    “Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.” (Yılmaz Güney)

    7
  7. Sibel Karagöz
    Sibel Karagöz

    Sevda ve özgürlük ayrılmaz ikili gibi gelir bana sevdada özgür kanatların eksik sese…

    4

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir