Sünnileştirme-Araplaştırma Ethem Arı

Emevi Hanedanlığı sadece 89 yıl sürmüş. Arap dilini İslam’ın resmî dili ilan edip uygulayarak Arap ulusçuluğuna en büyük hizmeti yapmıştır. Bilindiği gibi dil en etkili özümleme (asimilasyon) aracıdır. Bunun yanına kutsallık gerekçesiyle dini de katarsanız özümleme yoluyla yayılmacılık zaman içinde kendiliğinden olmuş oluyor. Tarihte sadece Arabistan’da yaşayan Araplar böylelikle 23 devlete ulaştılar.
*
Türk ulusu Araplaşmadı ama İslam’ın kılıçdarı, koruyucusu olmuştur. Yüzyıllarca Avrupa’da “Türk” deyince “Müslüman” anlaşılmıştır. Bugüne değin öğrendiklerimden anladığım, Selçuklu’da Farslaşmaya, Osmanlı’da Araplaşmaya direnen, hatta Osmanlı’nın altyapısını hazırlayarak Fatih’e kadar getiren düşünce akımları Horasaniler diye anılan Türkler eliyle olmuştur. Horasaniler, kültürel etkinlikle Müslüman olmuşlar. Önceleri Mutezile-Akliyeci İslam, sonra Kızılbaş-Alevi İslam olarak Türklüğü bugünlere taşımışlardır. Dikkat edilirse bugün gizli-açık Alevilik sakıncalı bir şeymiş gibi küçümsenmeye çalışıyor. Oysa 18. Yüzyıla kadar Anadolu Türkü’nün Müslümanlığı yüzeyseldir. Altta Şaman inancını yaşamaktadır. Benim köyüm 1850’lerde Alevi köyü imiş. Bugün Sünni köyü. Sünnileştirme-Araplaştırma bugünde sürüyor. Sünnilik Arap İslam’ıdır ve Araplaşmanın bir önceki basamağıdır. Çünkü dinler büyük ölçüde içinden çıktıkları toplumun gelenek ve görenekleri olan kültürlerini içerirler.
*
Osmanlı’da “Türk” demek aşağılanma nedeniydi. “Milliyetçi” olduğunu söyleyenlerin bile Arapça din dilini savunmaları Arap milliyetçisi olduklarını gösteriyor. Din dilimiz Türkçe olmazsa zaman içinde Araplaşmamız kaçınılmaz olarak önümüzde duruyor. Sümer çivi yazılarından Orhun yazıtlarına kadar bütün eski yazıların çevrildiği zaman diliminde Kuran dilinin çevrilemeyeceğine küçük yaşlarda inandırılmış insanlar ikna olmuyor. Din dilimiz Türkçe olsa insanlar dinini anlatılan masallar yerine kaynağından kendisi öğrenecek, Kuran kurslarına, İmam Hatiplere gerek kalmayacak, en önemlisi de din çıkar amaçlı kullanılamayacaktır.


Anadolu Türklüğü coğrafi açıdan olduğu kadar kültürel-inançsal açıdan da dünya tahterevallisinin ortasında duruyor. 1960’lı yıllarda Avrupa’ya çalışmaya giden Türkler Anadolu’ya uygarlık değilse bile aklın yolunu getiriyorlardı. Bunu önlemek için yurtdışında bulunan din görevlilerini Suudi Rabıta örgütüne teslim ettiler. Camilere giden Türkler büyük oranda Atatürkiye Cumhuriyeti düşmanı oldu. Anadolu Türklerini Araplaştırmak için bulabildikleri her kanalı kullanıyorlar. Türkiye’nin aydınlanması, 1.5 milyar İslam coğrafyasını etkileyeceği için İslam ve Dünya sömürgenlerinin uykularını kaçırıyor. Bilge önder Atatürk’e duyulan ve içerde de eşlik edilen öfke bundandır.

Ethem Arı

ETHEM ARI
İzlemek için
5

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Sandık Yarası – Şehriban Tuğrul (Sesli Öykü)

Sesli Öykü

Bir yorum var

  1. Kaleminize emeğinize sağlık. Bu gün şayet Anadolu Alevileri olmasaydı, Türk kültür ve geleneği günümüze kadar ulaşamazdı. Çünkü müzik, resim, türkü Osmanlı’da bile yasaktı. Çağdaş bir devleti altın tepside sunan M. Kemal Atatürk’ün kıymetini bilmeyen veya işine gelmeyenler, Emevi kültürünü savunan gericilerdir.

    2

Bir cevap yazın