Yaşamsal Kırılma – Yazı: Harika Ören

Aylardan Nisan, yağmurlu bir bahar günü. Salgın hapsi sürüyor.

Bu bahar yalnızlığın hüznünü taşıyor. Nergisler, sümbüller bizsiz açıyor.

Penceremden yere düşen damlaları seyrederken yüreğimin içinde muazzam bir şükür dalgası yükseliyor. Sağlıklıyım. Evimdeyim, karnım tok. Avucumda çay fincanım, kucağıma kıvrılmış, mırıldayarak keyif yapan Çiko’m.

Bugün günlerden yine bir Pazar. Beni gülümseten ve dağıttığım sevgilerden payına düşeni alan bende değer bulmuş insanlarımı sevgiyle andığım bir an.

Ve aklımda birazdan şovale üstünde bekleyen beyaz tuvale dökeceğim suretlerini; Semiha Berksoy öykünmesi gibisinden.

Kırmızıdan mı girişsem yoksa mavilere mi bulansam? Camlarını yenilediğim yakın gözlüğümün ardından tüm renkler daha parlak şimdilerde. Dünya’ya daha bir umutla bakıyorum gibi.

Estetik hep çekmiştir beni. Her ne kadar Marcel  Duhamp eserlerinde estetik içerik yerine hayal edişinin biçimini koymuş; kendini çekici kılmanın yolunu böyle bulmuşsa da; sanatçı figürünün romantizmi terk edişi beni acıtır.

Aylardır, bir yerlere gitme, sosyalleşme etkinliklerinden o kadar uzak kaldık ki estetik ince belli çay bardakları bile avuçlarımızda kalın kenarlı kupalara, kavanozdan bozma kulplu cam şeylere( -adı ne ki onların?) dönüştü.

Uzay’a gidiyoruz tantanaları arasında gerçekten uzay hızıyla içinde debelendiğimiz bir süreç yaşıyoruz. 9 Mart 2020’den 9 Mart 2021 arasında turladığımızda, yaşantımızın altının üstüne geldiğini, birçok alışkanlıklarımızın değişmek zorunda kaldığını-değiştirmek zorunda kaldığımızı gözlemliyorum.

İnsanlık içine düştüğü kaosta akıl ve beden sürüklenmesi yaşıyor. Naçiz beden zamansız ölümün nefesini ensesinde hissediyor. Kuşatılmışlığında boğuluyor.

Korkuyoruz. Korkuyorsunuz. Korkuyorlar. Bilinmezler yumağı birbirine dolanıp düğüm olurken, açmazlara cevap bulamamanın sıkıntısıyla kıvranıyoruz.

Yaşamın anlamı? Keyifli yaşam? Gülümseyen bedenler?  Neredeler?

Yaşamsal bir kırılma yaşıyoruz.

Üzgünüm! Çünkü çocuklarımız ve gençlerimiz yaşadığımız kaosla kodlanıyorlar. Oyunun dışında kalmaları mümkün değil? Biz bunu hiç bilmiyoruz. Bilmiyoruz çünkü ‘’Siz çocukken salgın zamanında ne yapardınız?’’ diye merakla soran torunuma verecek bir cevabım yok!

Bizim sorunumuz Matematik, Fizik, Kimya iken çocuklarımızın sorunu eğitim, arkadaşlık, oyun, sosyalleşme haklarının göze görünmeyen bir virüs tarafından kısıtlanması. Bir sağlık savaşı. Anlamsız gibi ama acımasız.

İnsan yavrusu önce anaya muhtaçtır. At, geyik, maymun, aslan vs yavrular doğar ve ayağa kalkar. İnsan yavrusunu iki ayak üstüne basması için en az bir sene beslemeniz gerekir.

National Geographic kanalında izlemiştim. Ana maymun yavrusuna her davranışı bir kere gösterir. Yavru maymun hemen öğrenir. Taklitçidir. İnsan yavrusu zor öğrenir çünkü ego devreye girer. Hayvanlarla aynı doğal seksiyona sahip olduğu üç aydan sonra insanlaşır. Binlerce yıldır biriken bilgi öğretisine karşı çıkma gücü kazanır. İnsan sorgusal ve sorunsaldır. 2020’den sonrası daha bir kaotiktir.

Sosyal medyada bir yığın korku senaryosu, akıl dışı, dayanağı olmadan yayın yapan çakma bilginler türedi ya… Umulmadık insanların inandığını, bu bilgi kirliliğinde boğulduğunu izliyorum.

Bilim, karşı çıkma falan tanımıyor. Dayanağı oldu mu, yürüyüp gidiyor.

İnsanoğlu, zaman içinde yanılgılarını, nasıl tekrar tekrar fütursuzca yapabiliyor? Hayretler içinde kalıyorum. Tarih kendini tekrarlıyor çünkü tarih sadece kendini yazıyor.

Yaşamsal bir kırılma yaşıyoruz. Hayatta, ekonomik ve siyasal alanda ve sanatta ve edebiyatta.

Artışlar ve yok olmalarla, yok sayılmalarla; biçimler, itibarsızlaştırmalar, görüşler, gerçeklikler yer değiştiriyor. Yetişirken üstlendiğimiz kodlar, hükümsüz kılınıyor.

Sanat’ta evriliyor. Sanat ve estetik arasında ki paylaşım gösteriyor ki sanatçının varoluşu sadece bir isme indirgeniyor. Sanatçının imzası, eser içeriğinin üstünde yer alarak, göstericinin sergilemesinin sebebi oluyor.

Yaşamsal bir kırılma yaşıyoruz.

Aylardan Nisan. Ilık bir gün. Birazdan yerini Gökkuşağı’na bırakacak olan yağmur hafifliyor.

Günlerden Pazar.  Salgın hapsi sürüyor.

Beni gülümseten ve dağıttığım sevgilerden payına düşeni alan bende değer bulmuş insanlarımı sevgiyle andığım bir an.

 

HARİKA ÖREN

Nisan 2021

Bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Atatürk Aydınlığı Ethem Arı

Deneme

3 Yorumlar

  1. Naciye Aktaş Koçak

    Çok güzel bir değerlendirme. Emeğinize, yüreğğnize sağlık 👏👏

    0
  2. Hüseyin Sert

    Aya gidiyoruz salgında dünya birincisi olduk.Emeğinize yüreğinize sağlık. Kutlarım 👏👏👏

    0
  3. Adınız gibi harika yazınız için sizi kutlarım.Evet bir kırılma yaşıyoruz.Bu salgın bittiğinde yaşam nasıl devam edecek merak ediyorum.

    0

Bir cevap yazın